banner39

Cihan Aktaş'tan Son Büyülü Günler

Bir dönemin aynı zamanda zihniyet dünyalarının ve arayışlarının nabzını tutan Son Büyülü Günler’in yeni basımı İz Yayıncılık tarafından yapıldı.

Kültür Sanat 19.04.2011, 11:10 30.04.2011, 10:48
Cihan Aktaş'tan Son Büyülü Günler

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Gerçekçi ve gerçekli hikâye dünyasının öne çıkan isimlerinden Cihan Aktaş Son Büyülü Günler'de topladığı hikâyelerinde "kaybolmuş ışığı" arayanların dünyasına davet ediyor okurlarını.  Aylık Dergi'den Dergâh'a, Fayrap'tan Tasfiye'ye uzanan hikâye dünyasında tanıklık, aktarmacılıktan daha fazla şey ifade ediyor gerçekçilik için. Onun için tanıklık, aynı zamanda müdahale anlamına geliyor. Bu, Cihan Aktaş'ın sanat anlayışı ile ilgili iyi bir ipucudur. "Hikâye yazarız çünkü dünyayı değiştirmenin, hayallerimizdeki dünyaya benzetmenin, hayatı yeniden üretmenin bir yoludur hikâye. Dolayısıyla hikâye faniliğin derinden duyumuyla da ilgilidir (...) Yazmak hayata bir müdahale olduğu gibi, ölüme de ölümsüzlüğe de kendi adına bir müdahale isteğidir. Yazarız, çünkü ölümlülüğe inanmak istemeyiz; insanlık tarihinin nihai anlamına kendi kayıtlarımızla katkıda bulunmayı deneriz."

Bireysellikle toplumsallığı harmanlıyor. Kadın erkek ilişkilerinden evlilik sorunlarına; ev yaşamındaki ince ayrıntılardan toplumsal ilişkilere varan geniş bir yelpazede kadının konumunu hikâyeleştirmekte Son Büyülü Günler. Daha  çok kadın bakış açısının ve teminin hâkim olduğu hikâyelerde kadın dünyasının kendine özgü dünyası; büyüme, sanat aşkı,  hamilelik, menopoz, dulluk, başörtüsü yüzünden okuldan atılma, "geleneksel" değerlerin baskıcılığı, kocası tarafından aldatılma, evlenememe, yitimler, yıkımlar, umutsuzluklar, romantik yanılsamalar, tüketim kültürü, gibi belli başlı zorluklar farklı insanlık durumları içerisinde dillendiriliyor. Henüz geleneksel dokusundan fazlaca uzaklaşmamış kasaba ve kasaba halkının yaşam tarzı, 1970'li yıllar, Körfez Savaşının soğuk yüzü, Halepçe, Komünist Sovyetler'in dağılmasıyla birlikte bağımsızlık ilan edip komünist sistemi terk eden Azerbaycan'da yaşananlar gibi toplumsal değişimler Son Büyülü Günler'de alabildiğince yalın ama eleştirel bir dille hikâye dünyasına dâhil oluyor. Yazarın, kişisel olan şeyin özünde toplumsal olduğunu düşündüğünü kanıtlayan bu iç içe anlatım tekniği aynı zamanda anlatım zenginliği de sağlıyor.

Cihan Aktaş'in hikâye dünyasına daha yakından bakmak için Atlılar'ın ve Fayrap'ın yazarın yazı dünyasına odaklanan armağan sayılarına bakılabilir.

Cihan Aktaş, Son Büyülü Günler, İz Yayıncılık,2011,160 sayfa

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye İsveç'in NATO üyeliğine onay vermeli mi?