banner39

banner35

CRR'den Sebîlürreşad geçti!

Gazeteci Yazar Fatih Bayhan, Sebîlürreşad dergisinin kapanmasının üzerinden tam 50 yıl geçtikten Yeniden Sebîlürreşad ismiyle 14 Ağustos 2016 tarihinde yayınlamaya başladı

Kültür Sanat 19.01.2017, 15:52 20.01.2017, 16:33
CRR'den Sebîlürreşad geçti!

İbrahim Ethem Gören | Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

-Bu yazıyı dün Adana’da ebediyet âlemine sırlanan hattat Mesut Dikel’in Muhterem babası Ertuğrul Dikel’in aziz hatırasına ithaf ediyorum. Ruhu için Fatihalar okuyalım.-

Sebîlürreşâd, yakın tarihimizde hamle çapında yayıncılık anlayışı ortaya koymuş nev’i şahsına münhasır bir mevkute. Milli Şairimiz Mehmed Âkif Ersoy’un destekleriyle Eşref Edip’in başyazarlığında yayınlanan mecmua dergicilik alanında hamle yapında işler ortaya koymuş.

183 sayı Sırat-ı Müstakim ismiyle yayınlandıktan sonra, manevi terakki ile arası açık olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskılarıyla kapanmak durumunda kalan dergi bir müddet sonra 184’üncü sayısıyla yayınlanırken ismini de Sebilürreşad olarak güncellemiş. İlgilisine not: Sırat-ı Müstakim doğru yol; Sebîlürreşad ise dosdoğru yol manalarını havidir. 

Ebül‘ulâ Mardin’in ve H. Eşref Edip’in kurucuları arasında yer aldığı mevkute haftalık gazete şeklinde yayınlanmış; serlevhanın hemen altında derginin misyon beyanı “Din, felsefe, edebiyat, hukuk ve ulûmdan bâhis haftalık gazetedir” ibaresiyle ilan edilmiş.

Mevkutenin ilk sayısı Hicrî takvimin yaprakları 14 Ağustos 1324’ü gösterirken (27 Ağustos 1908) Sırât-ı Müstakîm adıyla Osmanlı ihvan ve ahavatına “Selamün aleyküm” demiş.

DERGİDE MEHMED AKİF’TEN AHMET HAMDİ AKSEKELİ’YE; BABANZADE’DEN TÂHİRÜLMEVLEVİ’LE KADAR PEK ÇOK ULEMA YAZILAR KALEME ALMIŞ

Mehmed Âkif (Ersoy), Ebül‘ulâ (Mardinîzâde), İsmâil Hakkı (Bereketzâde), İsmâil Hakkı (Manastırlı), İsmail Hakkı (İzmirli), Ahmed Naim (Babanzâde), Halim Sabit (Şibay), Mûsâ Kâzım, Mithat Cemal (Kuntay), Mehmed Tâhir (Bursalı), Ahmet Agayef (Ağaoğlu), Akçuraoğlu Yusuf, Ispartalı Hakkı, Ömer Ferit (Kam), Abdürreşid İbrahim, Tâhirülmevlevî (Olgun), Halil Hâlid (Çerkeşşeyhizâde), Mehmet Şemsettin (Günaltay), Edhem Nejat, Gıyaseddin Hüsnü (Nuralizâde), Şeyhülarap, Mehmed Fahreddin, Ahmed Hilmi (Hocazâde), Ömer Fevzi (Bursa mebusu), Ömer Lutfi (Ankara İstînaf reisi), Şerefettin (Yaltkaya), Ahmet Hamdi (Aksekili), Osman Fahri, İbrahim Alâeddin (Gövsa), Kazanlı Ayaz (Muhammed Ayaz İshakî İdilli), Kâmil (Tepedelenlioğlu) derginin müellif kadrosunda kendilerine yer bulmuş.

Baskılar sadece İttihat ve Terakki mahreçli değil. Aynı zihniyeti devam ettiren “elitler” eliyle gerçekleştirilen siyasi baskılar nedeniyle uzun yıllar yayın hayatına ara veren mecmua “Çok Partili” döneme geçildiğinde bulduğu ilk fırsatta tekrar okuyucularına merhaba demiş. Mezkûr dönemi kapsayan 1948-1966 yılları arasında Eşref Edip mecmuayı 362 sayı daha yayınlamaya muvaffak kılınmış. O dönemde Sebîlürreşad’a yazılarıyla Ahmet Hamdi Akseki, Cevat Rifat Atilhan, Ali Fuat Başgil, Ömer Nasuhi Bilmen, Yusuf Ziya Çağlı, Kâmil Miras, Ömer Rıza Doğrul, Hasan Basri Çantay, Tahir Harimi Balcıoğlu, Mehmet Râif Ogan, Kemal Kuşçu, Peyami Safa, Fethi Tevetoğlu, Mümtaz Turhan, Ali Nihad Tarlan, Nihad Sâmi Banarlı, Yusuf Ziya Yörükân ve Nurettin Topçu can suyu taşımış.

Hemen hepsi birbirinden âlâ azar, müellif, akademisyen, devlet adamı, mütefekkir ve ulemaya hoş kokulu satır aralıklarında yazma imkânı tanıyan mecmua 1007 sayı; 40 cilt yayınlandıktan sonra 1966 yılında kütüphanelerin tozlu rafları arasındaki yerini almış.

YENİDEN SEBÎLÜRREŞAD

Gazeteci Yazar Fatih Bayhan, Sebîlürreşad dergisinin kapanmasının üzerinden Tam 50 yıl geçtikten sonra tarihi; bir adım öte efsanevi dergiyi Yeniden Sebîlürreşad ismiyle 14 Ağustos 2016 tarihinde yayınlamaya başladı.

Siyasi, Dini, İlmi, edebi ve Ahlaki Aylık Mecmua evsafıyla yeniden yayınlanmaya başlayan dergi 6 aydır meraklılarına Sebîlürreşad’ın rayihasını taşıma gayretindebulunuyor.

Dergi, Sebilürreşad’ı yayınlayan selefleri gibi her ayın 14’ünde yayınlanmaya devam ediyor. Ankara’da yayınlanmakta olan derginin imtiyaz sahibi ve yazıişleri müdürlüğünü Fatih Bayhan üstlenmiş. Bayhan’ın derginin hemen her şeyi olduğunu ise jenerikte isminin üzerinde italik yazıyla derc edilen “Neşre Bilfiil Hazırlayan” ibaresinden anlıyoruz.

Kendinden kapaklı 40 sayfalık dergide Fatih Bayhan’a yazılarıyla Mehmed Akif Ersoy’un torunu Selma Ersoy Argon, Mehmet Şevket Eygi, Abdurrahman Dilipak, Fatıma Zehra, Ahmet Belada, Osman Atalay, Şükrü Altın, Hattat-Ressam Mesut Dikel, Servey Aydemir, Mustafa Yazgan, Yusuf Turan Günaydın, Mehmet Aysoy, Mehmet Kurtoğlu, Serkan Yorgancılar, Recep Garip, Mehmet Akif Işık, Hayrettin Karaman, Mustafa Özçelik ve Aydın Yıldırım katkıda bulunuyor. Derginin içinde Sebîlürreşad’ın eski sayılarına müstakil bir forma basımıyla yer verilmekte.

CRR’DEN SEBÎLÜRREŞAD GEÇTİ

Hat sanatının başkenti İstanbul’da yayınlanan Sebîlürreşad dergisi yayın hayatı boyunca pek çok hat eserine kapağında yer vermiş. Hat sanatının usta isimlerinin kalemlerinden neş’et eden ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler, kibar-ı kelamlar,  özlü sözler, şiirler oukuyucuların sanat irfanına arz edilmiş.

50 yıllık fasılanın ardından tekrar okuyucularıyla buluşan dergi, hat sanatı alanında da aynı çizgiyi devam ettirme gayretinde... Mezkur gayrete mebni olarak geçtiğimiz ay, Cemal Reşit Rey Sergi Salonu’nda Sebilürreşad’ın 58 yıllık yayın hayatında kapak sayfasında yer verilen İslam yazılarından müteşekkil bir sergi hazırlandı.

Hat sanatkârı Mesut Dikel, 1908-1966 yılları arasında yayınlanmış olan Sebilürreşad Mecmuası’nın kapak sayfalarında yer bulan hatları tekrar kaleme aldı. 

3 aylık yoğun bir çalışmanın ardından Sebilürreşad dergilerinin kapaklarında eskimez zamanların hattatları Hamid Efendi’nin, Sami Bey’in, Necmeddin Efendi’nin, Mehmet Şefik Bey’in, Ali Haydar Efendi’nin, Rakım Efendi’nin, Hacı Kamil Akdik’in âsârı, günümüzün usta bir sanatkârının kamış kaleminden neş’et ederek insanının irfanına sunuldu. Hezarfen Mesut Dikel’in göz nurundan neş’et eden hatlar, İstanbullu sanatseverlerle buluştu.

16-19 Aralık tarihlerinde Cemal Reşit Rey Sergi Salonu’nda düzenlenen özel sergi etkinliğinde Sebilürreşad Mecmuası’nın hat kapakları, birkaç günlüğüne de olsa ceddimizin “Cismani aletlerle icra edilen ruhani hendese” dedikleri ‘Rakım Mesleği’nin güzelliklerini, hat sanatının başkenti İstanbul’un orta yerine taşıdı. Böylelikle Adanalı bir usta, İstanbullu sanatkârlara ve sanatseverlere Çukurova’nın sanat birikimine dair ipuçları vermiş oldu.

Sergi açılışında görüştüğümüz Hattat Mesut Dikel, üstadlarının yazılarını teberrüken ve tekallüden yazmanın kendisine heyecan,  önemli bir mesuliyet ve bir o kadar da onur yüklediğini belirterek, yazıları hiçbir kalıp kullanmadan, üstadların yazılarına bakmak suretiyle kaleme aldığını belirtti.

MESUT DİKEL, HAT SANATININ BÜYÜK ÜSTADLARINI HAYIR VE RAHMETLE YÂD EDİYOR

Hattat Mesut Dikel, takliden yazdığı hatları bilahare aynı ölçüde büyüterek yazıların orijinal görseliyle üst üste çakıştırdığında çok küçük sapmalar hariç yazdıklarının, hat üstadlarının yazılarıyla hüvesi hüvesine milimi milimine aynı olduğunu fark edince Allah’a hamd ve senâ makamında olmuş.

Hattat Mahmut Şahin’den talik; Hattat Davut Bektaş’tan da sülüs ve nesih yazı nevilerini meşk eden Mesut Dikel, Sebîlürreşad dergisinin tarihi kapaklarında yer bulan hat yazılarının kaleme alınması teklif edildiğinde memnuniyetle kabul etmiş. Mesut Dikel, bu hizmetin Çukurova bölgesinde hizmet eden bir sanatkâra nasip olmasının, yazılarını takliden yazdığı hattatların kültür karakışının yaşandığı devirlerde yaptıkları fisebilillah hizmetlere ve gece-gündüz talebe yetiştirerek bugünün geleneksel sanatlar ortamında yaşanan bahar mevsiminin gelmesine vesile olmalarına bağlıyor.

Hat, ebru, resim, minyatür ve naht sanatkârı Mesut Dikel, Sebîlürreşad Mecmuası’nın hat kapaklarında yer alan hattatların yazı sanatımıza yaptığı katkılara şu cümlelerle değindi:

“Sebîlürreşad dergisinin yayın yönetmeni Yazar Fatih Bayhan Bey ile görüşmelerimizde derginin yeni bir soluk ile yayın hayatına başladığını ve geçmişi çok uzun bir dergi olduğunu söyledi. Yanın hayatında bulunduğu dönemde Sebîlürreşad’ın İslâm hattının en güzel, nadide örneklerini zaman zaman kapaklarında kullanıldığını belirtti. Bayhan, mezkur görüşmemizde bu tarihi keyfiyeti tekrar canlandırmak istediğini; hatta imkanı varsa yeniden kaleme alınabileceğini belirtti.

Bayhan ile Ankara’da yüz yüze görüştük, ivedi olarak bu güzel projeye Bismillah diyerek adım attık. Sergi tarihi belirlenmişti, zaman çok kısıtlıydı. Takriben 90 gün vardı. Öncelikle tarihi mecmuanın kapak sayfalarında neşredilen hatların tesbitini yaptık. Akabinde çalıymaya koyulduk. Rabbimin inayetiyle üç ay  gibi bir zaman içinde tüm yazıları naklederek yazmak nasip oldu....Yetmedi, murakka işlemini de  gerçekleştirdik ve İstanbul sergisine bir hafta kala tüm eserleri teslim ettik, şükürler olsun.”!

Mahir sanatkâr Dikel, Sebilürreşad dergisinin hat yazılarını kaleme alırken içinde bulunduğu hissiyata da değindi: “Benim için işin en heyecanlı kısmı şu oldu. Aynı üstad, 30 yıllık zaman zarfında Sebîlürreşad’a pek çok yazılar yazmış. Dolayısıyla hattatların yazılarındaki tekâmülü görme imkanına sahip oldum.  Yazıları kalıp kullanmadan yazdım. Yazıları kaleme alırken üstadlarımızın ruhaniyetlerine gönderdiğim Fatihaları ve duaları Rabbim nezdinde inşallah kabul eder...

TAKLİDEN YAZMAK MEŞAKKATLİ

Şunu içtenlikle söyleyebilirim ki bana sadece metinler verilmiş olsaydı kendi yazı tavrımla daha rahat yazardım.. Ama taklid yazı başlı başına zor ve zahmetli... Farklı farklı üstadların yazılarını Sülüs, Celi Sülüs, Nesih, Kufi, Celi Talik gibi yazı nevilerinde kaleme almak bittabi çok zor bir keyfiyet. Her lhattatın üslup ve tavırlarının farklılıklar arz etmesi de ister istemez çok ciddi bir uğraş gerektirdi. Bir üstadın yazısında elifin zülfesi biraz farklı, başka bir üstadın yazısında mim gözü farklı… Bu farklılıkları görmek benim için çok ayrı bir tecrübe oldu diyebilirim. Bir daha böyle bir yazı projesini yazmak nasip olur mu bilemiyorum... Bizlere düşen her daim sabırla zikrederek üretmek. Rabbim izin verdiği sürece yazmak ve öğreterek paylaşmak istiyorum.”

SEBÎLÜRREŞAD ŞEREFLİ BİR GEÇMİŞE SAHİP

16 Aralık Cuma günü düzenlenen serginin açılışına katılmıştım. Vakt-i merhunu gelmiş olmalı ki bir aylık aranın ardından yazmak nasip oldu.

Sergiye derginin kurucularından Eşref Edib ve Mehmet Akif Ersoy'un ailelerinin yanı sıra, yazar, sanatçı ve sanatseverler de iştirak etmişti.

Açılışta görüştüğüm, Seîlürreşad dergisinin yayın yönetmeni Fatih Bayhan, hat sergisiyle Sebîlürreşad’ı ve sanatı, Sebilürreşad’la beraber İslâm sanatını yeniden bir arada, aynı cümlede, aynı sahnede, aynı etkinlikte anarak bir nevi yeniden hayat vermeye çalıştıklarını ifade etmişti.

SEBÎLÜRREŞAD NAİF LİSANIYLA HAT SANATINA HİZMET ETTİ

Filhakika Sebîlürreşad kapaklarında yer verilen hatlar, İslâm Hat Sanatı unutulması için geleceğe yapılan naif bir çağrıydı.  Bu çağrıya, derginin kütüphanelerin tozlu raflarına kaldırılmasının üzerinden 50 yıl geçtikten sonra Fatih Bayhan ittiba etti.

Bayhan, CRR’deki görüşmemizde Sebilürreşad’ın şerefli geçmişi olduğunu ve bu şerefli geçmişin yeniden basımına karar verdiklerini dile getirmişti.

BAYHAN: SEBİLÜRREŞAD’I AYNI ŞUURLA NEŞRETMEYE MEMUR KILINDIK

Bu cümleler, mevkutenin imtiyaz sahibi Fatih Bayhan’a ait: “Sebîlürreşad, adeta karanlığa gömmek isteyenlerin 50 yıl boyunca adını dahi andırmamak için çaba sarf edenlere inat Mehmet Akif Ersoy’un ve Eşref Edib Bey’in büyük gayreti ve sahipliğinde İzmirli İsmail Hakkı, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hasan Basri Çantay gibi Türk modernleşme hayatının önemli isimlerinin bir araya geldiği bir kadro dergisi olarak yayına başlamıştı.

İslâm coğrafyası, savaşlarla, göçlerle, acılarla paramparça edilmek istendiği bir dönemde Sebîlürreşad yeniden kardeşlik türküsünü söyleyen bir mecmua olarak ortaya çıktı. Bu derginin şerefli bir geçmişi var ve bu şerefli geçmiş bizi 2016’nın Ağustos ayında, kapatılmasından 50 yıl sonra yeniden yakaladı. Ve aynı duyarlılıkla, aynı milli şuurla, aynı memleket sevdasıyla yeniden neşri için bizleri kendine memur etti.” Mezkûr memuriyette Bayhan’a ve ekibine Dünya Bülteni camiası olarak kolaylıklar diliyoruz.

SEBÎLÜRREŞAD HAT KAPAKLARI KOLEKSİYONU TEK ELDE TOPLANMALI

50 yıl önce tesbihin ipi koptu, Sebilürreşad’ın dergi kapaklarında yer alan üstad hattatların yazılarının hepsi ayrı bir köşeye dağılarak sırra kadem bastı. Şimdi o ipin yeni versiyonunun ucundan tutuldu.

Hâsılı, Sebîlürreşad’ın hat yazılarının tekrar meşk edilmesi fikri güzel, Mesut Hoca’nın yazıları güzel, daha güzel olanı da,  bin bir emekle ortaya çıkan yazıların satılmayarak tek bir elde ve koleksiyonda toplanması olacaktır.

Yorumlar (1)
Halit Pas 5 yıl önce
Sebilürreşad dergimize yayın hayatında başarılar diliyorum.Yayın hayatında dergiciliğin yeri çok önemlidir.Zira geçenlerde duayen bir gazeteciden dinlemiştim gazeteciliğe; dergicilikten başlayanlar gazeteciliğin detaylarına vakıf olurlar.Yanılmıyorsam bu köşenin yazarıda dergicilikten yetişmeydi....
23
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?