Darbe karşıtı eylemlerde şiir ön saftaydı

27 gündür meydanlarda tutulan nöbette şiirler hiç eksik olmadı. Birçok şiir de halkın zihnine 15 Temmuz anısı olarak kazındı

Darbe karşıtı eylemlerde şiir ön saftaydı

15 Temmuz’da yaşadığımız darbe girişiminin ardından meydanları boş bırakmayan, vatanına, bayrağına, iradesine sahip çıkan milletimiz üzerine düşeni hakkıyla yerine getirdi. 15 Temmuz’da İstanbul ve Ankara’da canını ortaya koyarak mücadele edenler, vatanı için şehit olanlar, gazi olanlar elbette tarihin şanlı sayfalarındaki yerlerini aldılar. Bunların yanında neyle karşılaşacağını bilmeden, her türlü haince girişime karşı tek yürek olarak meydanlarda nöbet tutanlar da onurlu bekleyişlerini bir an tereddüt etmeden devam ettirdiler.

Milletimizin tarihteki kahramanlıklarının sadece bir efsaneden ibaret olmadığına şimdi bütün dünya şahit oldu. Şehitlik gibi bir mertebeden bîhaber olanların anlayamayacağı bir yüreklilikle nöbet tutan her fert, aslında göğsünü tanklara, namlulara siper ettiğini de tüm dünyaya haykırmış oldu.

Meydanlarda dualar, Kuran’ın davet eden sesi, ezgiler, marşlar hiç eksik olmadı. Elbette bir de şiirler vardı ki milletimizin şiire olan aşinalığının en net göstergesi olarak şiirler de meydanlardaki yerini almış oldu.

ARİF NİHAT ASYA’YI TANIMAK

Şiire olan ilgi, insanlarımızın şiirle olan irtibatı her vakit canlıdır. Bunu söylerken dergilerin durumlarını, şiir kitaplarının hal ü pür melalini göz ardı etmiş değilim. Şiire karşı halkımızın ilgisi çoktur ama bu ilgi edebi mahfillerde pek karşılık bulmamış olabilir. Bu çok ayrı bir mesele. İnsanlarımız şiire karşı son derece duyarlıdır ve şiirin sesi birçok sesi bastırmaya yetmektedir.

Şiirin günümüzde de artarak devam eden bu canlılığında elbette Cumhurbaşkanımızın etkisi çok büyük. Söz kendisine her verildiğinde şiirin sesini meydanlarda yankılatan bir Cumhurbaşkanımızın olması şiirin varlığını da her mekânda hissettirmeye devam ediyor. En son Yenikapı’daki mitingte de gördüğümüz gibi liderler artık sözü şiirle besleyerek halka hitap etmeyi tercih ediyorlar.

Demokrasi nöbetlerinde ülkenin dört bir yanında tek yürek olmuş şekilde yankılanan bazı şiirler vardı ve bunlar hep bir adım önde oldu. Arif Nihat Asya ismini artık bilmeyenler de bu nöbetler sayesinde öğrenmiş oldu. Benim şahit olduğum birçok olay da Arif Nihat Asya’nın artık millet nazarında da yıkılmaz bir yeri olduğunu gösterdi.

Meydanlarda hem Cumhurbaşkanımızdan dinlediğimiz hem de yediden yetmişe herkesin seslendirdiği “Dua” şiiri nöbetlerin en çok tercih edilen şiirlerinin başında geldi diyebilirim. Bu şiir meydanlarda ne zaman okunsa meydanlar bir anda derin bir sessizliğe büründü ve her dizeden sonra yürekten bir amin’le okundu şiir.

“Bu şiir hangi şairin?” sorusu ile o kadar çok karşılaştım ki 27 günlük nöbetlerden sonra artık Arif Nihat Asya ismi zihinlere kazındı diyebilirim. Küçücük bir kızın binlerce insanın karşısına çıkıp “Dua” şiirini okurken, bir dedenin yanındaki arkadaşına “Arif Nihat Asya’nın şiiri” demesi nöbetlerimizin birçok kazanımı olduğunu da gösterdi bize.

Sadece “Dua” şiiri değil elbette. “Bayrak” ve “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor” şiirleri de meydanlardan hiç eksik olmadı.

MEHMET AKİF, NECİP FAZIL VE ABDURRAHİM KARAKOÇ DA VARDI

Sadece Arif Nihat değildi meydanlarda şiiri göklere ulaşan şairimiz. Mehmet Akif ve Necip Fazıl da şiirleriyle meydanların heyecanına tercüman oldu. Mehmet Akif’in “Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak”, “Tükürün”, “Çanakkale Şehitlerine” şiirleri; Necip Fazıl’ın “Sakarya Türküsü”, “Şarkımız” şiirleri de defalarca okundu meydanlarda.

Bazen okunan şiirlere baktığımızda şairlerin bugünleri görerek şiirlerini kaleme aldığını düşünüyoruz ister istemez. Abdurrahim Karakoç’un meydanlarda en çok okunan “Vasiyet” şiiri de her dizesiyle 15 Temmuz gibi bir hainliği anlatan şiirler arasındaydı:

“İmansız askerin, korkak paşanın

Bir boyuna bir de enine tükür.

Kaçarken vurulup yere düşenin

Bir leşine bir de kanına tükür.

Bırak hesabını ölüm kalımın

İnanmışa zulmü ne ki zalimin

Manayı reddeden sözde alimin

Bir ilmine bir de fenine tükür.”

15 TEMMUZ ŞİİRLERİ DE GELDİ

Darbe girişimi sonrası tutulan nöbetlerde 3-4 günden sonra meydanlarda yeni darbe şiirleri de okunmaya başladı. Milletimizin tarihe geçen mücadelesini şiirlere döken her kesimden şairler şiirlerini meydanları dolduran insanlarımız ile paylaştı. Zaten şiire karşı hassasiyetimiz en üst seviyedeyken yazılan ve okunan 15 Temmuz şiirleri de nöbetleri taçlandırmış oldu.

Sultanbeyli Belediyesi de “Darbeye Direnen Şiirler” adıyla bir antoloji hazırlayacağını duyurdu. Cevat Akkanat’ın editörlüğünde hazırlanacak antoloji için şiirler bekleniyor.

Söz uçar yazı kalır sözünden hareketle 15 Temmuz ile ilgili yaşanan, şahit olunan her şeyi yazmakta fayda var. Belki modern çağın bir artısı olarak yaşanan her şey kayıtlara geçti ama sözün yerini hiçbir şey tutamaz. Gelecek nesiller bizlerin nasıl bir tehlikeye maruz kaldığımızı, ülkenin ne kadar büyük bir tehlike atlattığını şiirlerden, öykülerden, günlüklerden de okusun. Okusun ki düşmanın tek olmadığını unutmasın.

Kaynak: DünyaBizim | Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2016, 16:33
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35