banner39

Edebiyat eğitimi Divan Edebiyatından çıkamıyor mu?

Cemil Kavukçu, Türk Dili dergisinin 742. Sayısında yayımlanan söyleşisinin bir yerinde ortaöğretimdeki edebiyat eğitiminin Divan Edebiyatına takılıp kaldığını söylüyor. Fakat edebiyat eğitimindeki gerçeklik onun tasvir ettiği gibi değil

Kültür Sanat 22.10.2013, 13:12 22.10.2013, 13:12
Edebiyat eğitimi Divan Edebiyatından çıkamıyor mu?

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Türk Dili dergisinden Mehmet Öztunç'un sorularını cevaplayan Cemil Kavukçu yazı serüveni hakkında oldukça önemli bilgiler aktarıyor. Fethi Naci'nin önerisiyle Dönüş romanının sonunu değiştirmesinden duyduğu pişmanlık, çocuk edebiyatına yönelişi, ödüllerin etkisi bunlardan birkaçı. Öztunç'un Orhan Pamuk'un, yakın bir zamanda verdiği bir söyleşide: "Okulda altı yıl edebiyat okudum. Şimdi dünyaca ünlü bir yazarım. Bu kitaplar bana ne öğretti? Edebiyatçı olmama nasıl yardımcı oldu? Neye yaradı?' Hiçbir şeye!.. Bir tek Sait Faik diye bir yazarın olduğunu lisede öğrendim, o kadar..." deyişini hatırlatarak Kavukçu'ya yönelttiği soru şöyle: "Liseyi altı yılda bitiren bir yazar olarak Cemil Kavukçu'nun okuldan çok daha fazlasını aldığını söyleye bilimiyiz? Pamuk'un okula ilişkin kötümser yargısına katılır mısınız?"

Kavukçu'nun bu soruya verdiği cevap, günümüz edebiyatçılarının edebiyat eğitimi hakkındaki malumatlarının düzeyini gözler önüne serer mahiyette. Kavukçu'nun cevabını okuyalım: " Orhan Pamuk bana göre çok şanslıymış, en azından Sait Faik diye bir yazarın olduğunu öğrenmiş lisede. Benim kadar sürüklendiğini sanmıyorum ama altı yıl süren lise öğrenciliğim sırasında ben Sait Faik'i bile öğrenemedim. Ortaokulda "Karanfiller ve Domates Suyu" öyküsünü okumuşuz. Onun Sait Faik'in öyküsü olduğunu yıllar sonra anlamıştım. Üstelik küçük birkaç ipucu anımsatmıştı öyküyü bana. Bir türlü sevemediğim divan edebiyatından çıkamıyorduk ki. Durum bugün de aynı."

Edebiyat eğitiminin birçok sorununun olduğu doğru. Bu sorunlara dair son derece önemli yazılar da yayımlanıyor. Kavukçu'nun Divan Edebiyatından hazzetmeyişine dair dünya dolusu şey söylenebilir. Fakat edebiyat eğitiminin Divan Edebiyatıyla sınırlı olduğu şeklindeki bir ifade tümüyle yanlış. Zira mevcut eğitim müfredatında sadece lise ikinci sınıfta bir ünitede işleniyor Divan Edebiyatı. Edebiyat eğitiminin niteliğinin belli isimlerin varlığı ya da yokluğu ile izah edilemez oluşu bir yana, öğrenciler daha lise eğitiminin ilk yılında Sait Faik'ten Orhan Veli'ye kadar pek çok yazar ve şairi tanıma imkânına sahipler. Liselerde okutulan Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım kitaplarına göz ucuyla bile bakılsa Kavukçu'nun "Durum bugün de aynı" düşüncesinin yanlışlığı hemen fark edilecektir.

banner53
Yorumlar (0)
23
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?