banner15

El yazması kitap, özel bakım ister

Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, "El yazması kitap, özel ortam ve bakım ister" dedi.

El yazması kitap, özel bakım ister

 
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, el yazması eserlerin insanlığın ortak kültürel değeri haline geldiğini belirterek, bu kitapların özel ortam ve bakım istediğini, naylon poşetlerin içine konulmaması, havasız ortamlarda bırakılmaması, uzun süre rafta tutulmaması ve iklimlendirmeye azami dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hava kirliliğinin insan sağlığına verdiği zarar kadar, kitaplara da zarar verebildiğini belirtti.

Bu nedenle insanlığın ortak kültürel değeri haline gelen el yazması eserlerin titizlikle korunması gerektiğini ifade eden Şahin, "Yazma eserler uzun süre rafta tutulmamalı. Çünkü uzun süre aynı rafta tutulan eserlerin minyatür, tezhip veya yazıları hava almadığı için bozulabiliyor" dedi.

Şahin, el yazması kitapların yıpranmasının önlenebilmesi için belirli aralıklarla tek tek elden geçirilerek, tozlarının alınması ve eserlerin havalandırılması gerektiğini bildirdi.

El yazması eserlerin her rafa, her odaya da konulamayacağına vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:
"El yazması eserlerin bulunduğu yerin ısısının kışın 16 derece, yazın ise 24 derece olması gerekir. Ani ısı değişimlerinden kaçınılması ve nem oranının yüzde 50, ışık şiddetinin de 50 lux olmasına dikkat edilmelidir. Konya bu anlamda bu gibi eserlerin tam yaşayacağı yerdir. Örneğin, Kurtuluş Savaşı sırası nda bir takım önemli belgelerin İstanbul'dan Konya'ya binamızın karşısındaki Anber Reis Camii'ne getirilerek saklandığını gösteren bir belgeye rastladık. Yani Konya nem, ısı ve deprem konusunda oldukça şanslı bir bölgemiz."

Kitapların değerinden insanları haberdar etmenin önemine de değinen Şahin, "Evlerdeki bazı el yazması kitaplar, ya bodrum katlarında ya da tavan aralarında, rutubetli, tozlu, topraklı yerlerde muhafaza ediliyor. Bunlar ancak eğitimle önlenebilir" diye konuştu.

BATIL İNANÇLAR

Kitapların dostu olduğu kadar düşmanlarının da olduğunu, hatta d üşmanları kadar dostların da kitaplara zaman zaman zarar verdiğini dile getiren Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir insan art niyeti olmadan nasıl kitaba zarar verir? Bunlar bizim batıl inanç diyebileceğimiz geleneklerdir. Kitabın içindeki muhteva hiç önemli değildir. Bakıyor kitaba, 'Ha bu Arap harfli demek ki kutsaldır' diyor. Bizdeki kutsallık kavramı da çok yanlış yorumlanıyor. Arap harfleriyle yazılmış kitaplara el değmenin bile zor olduğu düşünülüyor. 'Madem biz okumuyoruz. Okumamak da günah. Bunları ocakta yakalım. Küllerini de ayak değmedik bir yere koyalım' gibi yanlış düşüncelere sahip insanlar var. Bunlara hala rastlıyoruz. Bizde kağıt da kutsaldır, kalem de kutsaldır. Bunlar ayak altında durmasın, bunlara ayak basılmasın düşüncesiyle, götürülüp mezara gömülmüştür. Mesela bundan 3-4 yıl önce Hoca Cihan Mezarlığı'ndan bize bir ihbar geldi. Gittiğimizde gördük ki küreği nereye saplasak, sanki kitap tarlası. Kitaplar oraya gömülmüş. Kim tarafından gömüldüğü bilinmiyor. Kitaplar çürümüş vaziyette bulundu. Bizde bununla ilgili yaşanmış birçok örnek var. Neden? Ayak basılmasın diye. Mezarlık da kutsal atfediliyor, orada çok gezilmiyor, mezara ayak basılmıyor. Yine suya kitap atma batıl bir gelenek."
 
Kaynak: AA

 

 

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2010, 03:14
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48