banner39

banner35

Evet İsyan'dan sonra Yaşasın İsyan!

Mühür, 57. sayısında Tuğrul Keskin’in yeni şiir kitabı Zito i Epanastasis (Yaşasın İsyan) kitabını dosya konusu olarak ele almış. Fakat kitap üzerine yazılanlar bildik sol ezberleri tekrarlamaktan öteye gidemiyor. Elbette bunda şairin de payı var!

Kültür Sanat 21.04.2015, 15:23 21.04.2015, 15:23
Evet İsyan'dan sonra Yaşasın İsyan!

Ali Koçak/ Dünya Bülteni - Kültür Servisi

1985’ten bu yana 13 şiir kitabı yayınlayan ve 1980 kuşağı içerisinde toplumcu şiirin temsilcileri arasında sayılan Tuğrul Keskin’in Everest Yayınları’nca basılan son kitabı, Anadolu’nun İşgali yıllarında geçen bir hikâyeyi şiirleştiriyor. Savaşa karşı çıkan 200 Yunan Komünist Partisi üyesinin İzmir Balçova’da kurşuna dizilme olayı şöyle gelişiyor:

KİTABIN ARKA PLANI

Sovyet Devrimi’nin de etkisiyle tüm dünyada kendisini hissettiren sosyalizm, Yunanistan’da da önemli bir taraftar kitlesine sahiptir. Yunan Komünist Partisi, 1919’da başlayan Anadolu işgaline karşı Yunanistan’da büyük bir direnç gösterir. Bu eylemler sonucunda vatana ihanetten yargılanan yüzlerce Komünist Parti üyesinden 117’si ‘Kardeşime Kurşun Sıkmam’ ve ‘Anadolu’nun işgali emperyal bir oyundur’ dedikleri için Atina’da kurşuna dizilerek katledilirler. Fakat işgal kuvvetlerinin Anadolu’yu işgalinin engelleyemezler. İngiliz/Yunan Ordusu ile İzmir’e çıkan 200’ü aşkın Komünist Parti üyesi, o dönemde işgal kuvvetleri komutanlığının merkezi olan İnciraltı sahilinde aynı direnişi gösterirler ve yayınladıkları ‘Zito i Epanastasis’ (Yaşasın İsyan) adlı manifestoyla işgale karşı çıkışlarını sürdürürler. Vatana ihanet suçu ile açılan davalarda yargılanan 200 sosyalist asker, görüşlerinde ısrar ettikleri için, 1921 yılının ilk gününde İzmir’de İnciraltı sahilinde kurşuna dizilerek katledilirler.

Tuğrul Keskin daha evvel, “Geçtiğimiz bu karanlık süreçte de dünyanın ihtiyacı olan tek şey barıştır. Bundan 93 yıl önce ‘Kardeşime kurşun sıkmam’ diyen insanlar bu uğurda hayatlarını verdiler. Bir başka halkı öldürmemek için, kendi hayatlarını veren bu güzel insanlar, bizim topraklarımızda ölerek, İzmirlilerin kalplerine gömüldüler. Ben tarihçi değilim, bu kitap bir tarih kitabı gibi okunmamalı. Bu kitap, vicdanın her zaman ne kadar vazgeçilmez olduğunun bir göstergesidir. Onların anısını yaşatmak ve mücadelelerini sürdürmek başta İzmirliler olma üzere, bütün insanlığın ortak borcudur” demişti.

YARATICI ÖFKEDEN YANA OLUNSAYDI!

Mühür dergisinin kitap odaklı dosyasında Tuğrul Kesin’le yapılan söyleşinin yanında yazılar da yer alıyor.Dosyada Ahmet Günbaş, Aydın Şimşek, M. Sadık Kırımlı, İlker İşgören, M. Mazhar Alphan ve Şerif Fatih’in yazıları var. Fakat kitap üzerine yazılanlar bildik sol ezberleri tekrarlamaktan öteye gidemiyor. Elbette bunda şairin de payı var! Mesela gericilikten bahsediyor şair, “anlayın ki artık çapulcuyum” diyor sokakta olduğunu anlatmak için. Ayrıca Behçet Aysan’a yaktığı ağıtta hatırlanabilir.Bu yazılar çok dar kapsamlı tutulmuş. Arkadaş yazıları olmasından kaynaklanıyor bu sınırlılık. Öyle ki yazarlardan bir kısmı kendilerinin yaptıkları söyleşilerden sütün sütun alıntı yaparak oluşturmuşlar yazılarını. Yazıların hiçbirinde sadece ad düzleminde dahi İsmet Özel’in 1969 tarihli ikinci şiir kitabı Evet İsyan anılmamış. Üstelik “ Türkiye’de yazılan şiiri önemli buluyorsa” şair bir de. Bu unutkanlığın hiçbir şekilde izahı yok. Okuyup anlayabildiğim kadarıyla yurtsuz anti-emperyalizmden beslenen yurtseverliğin de bir rolü olmalı bunda. Elbet, yaratıcı öfkeden yana olunsaydı ya da öfkenin şiirini haykırmak olsaydı maksat bir biçimde anılırdı bu kitap.   Hâsılı kelam; Evet İsyan’dan sonra Yaşasın İsyan hiç cazip değil. Çünkü okunaksız!

Yorumlar (0)
23
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?