banner15

Hece yazarları ve şairleri Dergâh'ta

Dergâh’ın 258. sayısı çıktı. Bu sayıda dikkat teken bir nokta genelde Hece’de yazan isimlerin yoğun olması... Ayrıca Nurettin Topçu konusunda eleştirel yanları olan bir yazının da yer alması dikkat çekiyor.

Hece yazarları ve şairleri Dergâh'ta

Ali Koçak/ Kültür Servisi

Mustafa Kutlu yönetiminde yayın hayatına istikrarlı bir şekilde devam eden Dergâh dergisi, 258. sayısında da nitelikli çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Dergâh, kapak şairlerini daha çok genç şairlerden seçiyor. Geçen sayıda arka kapakta şiiri olan Tuğba Çelik’in “Bir Demet Işık İçin” adlı şiiri bu sayının kapak şiiri. Fatih Bedir Köker, dergide çokça yer alan şairlerden biri. Uzun bir şiirle yer alıyor Köker derginin bu sayısında. İyi yerler yakalamış şiirde. “Mevsimlerin kartonlarda değiştiğini görüyoruz” gibi.

Ali Emre tam İstanbul’a taşındığı zamanlarda nostalji  kokan dizelerle kurulan bir şiirle yer alıyor. Nostaljinin Geleceği’nden hareketle nostaljinin örnek alınan, hayat veren kurucu anlamını dikkate alarak bu tanımlamayı yaptım. Yoksa geçmişçilik olsun diye, geçmişe takılıp kalan şiirlerin sahibi değildir Ali Emre.“Dikkatim dağılıyordu ikide bir yoksulluktan Beyazıtt’ta,/ Utangaçtım, kızlarla konuşurken yüzüm kızarırdı/ Edip cansever gitti dediler zarifoğlu aramızdan ayrıldı/ Eylemden geliyordum cop hiç işlemiyordu yaralarıma…” Doğrusu onun bu şiirini Haksöz’de okumak isterdim. Ne yapalım buradan okuduk artık.

İbrahim Gökburun da Dergâh’ta sıkça yer alan şairlerden. Şöyle diyor şiirinde:“açlıktan başı dönen çocuklara/Türkiye’nin başkenti nasıl sorulur?”Ali K. Metin, Hakan Arslanbenzer’in Fayrap’taki şiirini kritize etmiş Derkenar sütunlarında. Işık Yanar da Derkenar’ın diğer bir yazarı. Işık Yanar, Mehmet Harmancı’nın Muhtemel Menkıbeler kitabına değinmiş.

Yukarıda adı geçen Ali Emre, Işık Yanar ve Ali K.Metin ürünlerini genel olarak Hece’de yayımlayan isimlerdi. Dergâh’ın bu sayısında bu isimlere ait dört ürününün yer alması Hece Dergâh’a mı taşındı, sorusunu ister istemez akla getiriyor.

Araştırdığı alanın hal bilgisine de sahip olan Mustafa Kara, “Son Yüzyılda Tasavvufun Sosyal Hayattaki Yeri” adlı geniş bir makale kaleme almış. Makalenin sonuç bölümü meseleyi çok güzel özetlemiş. Ben en çok ikinci ve üçüncü maddelere dikkat kesildim. Mesela ikinci madde şöyle: “Mistik hareketler gönül/his merkezli olduğu için titiz davranılmadığı zaman süratle “çizgi dışı”na kayabilme, “çizmeden yukarı” çıkabilme özelli vardır”

İdris Demirel Nurettin Topçu üzerine yazmış. Eleştirel yanları dikkat çekiyor yazının. Topçu’nun Çerkes, Arnavut ve Araplara yönettiği eleştirilerin kendisiyle tutarlı olmadığını belirten Demirel, Topçu ile İsmet Özel arasında da bağ kurarak Anadoluculuğun farklı boyutlarına ışık tutuyor.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı H. Kâmil Yılmaz’la yapılan orta sayfa konuşması Hz. Peygamber(sav), merhamet ve paylaşma konularına yoğunlaşmakta. Çok önemli tespitleri olan bu söyleşi mutlaka amel etmek niyetiyle okunmalı.

Ali Emre’nin şairleri anlattığı yazısı gerçekten güzel bir yazı olmuş. Şairlerin ruh halini tespit eden bu yazı daha önce Hece’de yayımlanmıştı. Dergi editörlerinin kendilerine gelen yazıları bir iki ay içinde yayımlamadıklarında yazarına sormaları bu tarz tekrarların önüne set çekecektir kanımca. Ayşe Aldemir ile Reyhane Gümüş’ün hikâyeleri yanında İsmail Süphandağı’nın  dil ve hakikat ilişkisi üzerine odaklanan bir yazısı var ayrıca.

Mine Söğüt’ün  modern dünyanın ortaya çıkardığı sorunları fantastik bir dille anlatan Beş Sevim Apartmanı romanındaki cinlere yaklaşmayı deneyen kısa eleştiri yazısı da önemli. Emel Çoşar’ın özellikle yükselen tür olarak fantastiği kavramak bakımından da kayda değer  aktarımları var Mine Söğüt’ten.

Derginin arka kapak şiirleri Mehmet Baş ile Bülent Parlak’a ait. “Dağlar hangi yasın kabuğuna çekilmiş ey kır gülü” diye soran Mehmet Baş’ın şiirinin adı  “Yer Denizinden Gök Irmağına.”  “Yaşamak çok vaktini alır” diyen Parlak’ın şiirinin adı “İnşirah”

 

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2011, 09:35
YORUM EKLE
YORUMLAR
baran
baran - 8 yıl Önce

Ali Koçak ilgi çekici bir tanıtım yazmış ama yazıda birçok yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu var. Yazar, yazıyı bir kez daha okuyup gerekli düzeltmeleri yapmalı.

serdar
serdar - 8 yıl Önce

Abartılı bir yorum yapılmış bence. Şair ve yazarların çoğu birçok dergide yazabiliyolar. Bunun göze sokulacak neyi var?

banner39

banner36

banner37

banner35