Hem edebiyat hem sinema

Edebiyat Ortamı dergisinin Temmuz-Ağustos sayısı raflardaki yerini aldı. İki aylık olarak yayınlanan derginin yeni sayısında edebiyat kadar sinema da ağırlıklı bir yer tutuyor.

Hem edebiyat hem sinema

Dünya Bülteni/Kültür Servisi

Kültürün, edebiyatın nabız atışları olan dergiler, sanatın taze yüzü, zamanedeki görünümü ve salınımıdır. Bu yüzden öteden beri dergiler kültür hayatının vazgeçilmezleri arasında yer almıştır.

Alternatif medya kanalı işlevinin yanında haberdar edici boyutu da bulunan dergiler günümüzde asli okurlarıyla yüz yüze kalmış durumdadır artık. Bununla birlikte bir okuldur dergiler. Edebiyat Ortamı sunu yazısında dergilere ilişkin en manidar ve etkileyici tespitleri Cemil Meriç’in yaptığını belirtiyor ve Bu Ülke kitabından şunları iktibas ediyor: “Genç düşünce, dergilerde kanat çırpar.

Yasak bölge tanımayan bir tecessüs; tanımayan, daha doğrusu tanımak istemeyen. En çatık kaşlılarında bile insanı gülümseten bir ‘itimâd-ı nefs’, dünyanın kendisiyle başladığını vehmeden bir safvet var. Tomurcukla­rın vaitkâr gururu. Bir şehrin iç sokakları gibi mahrem ve samimidirler. Devrin çehresini makyajsız olarak onlarda bulursunuz. (...)

Dergi hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekalar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar. Bizde hazin bir ka­deri var dergilerin; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi. En talihlileri bir nesle seslenir. Eski dergiler, ziyaretçisi kalmayan bir mezarlık. Anahtarı kaybolmuş bir çekmece. Sayfalarına hangi hatıralar sinmiş, hangi ümitler, hangi heyecanlar gizlenmiş, merak eden yok.”

Edebiyat Ortamı dergisinin genel yayın yönetmeni Mustafa Aydoğan ve yayın danışmanları bu sayıdan itibaren kenara çekilerek dergiyi başka bir ekibe, daha genç ve dinç bir kadroya emanet ediyorlar. Bu sayıda şiirler, öyküler ve denemeler yanında Hüseyin Pala’nın dikkate değer bir incelemesi beğeniyle okunacak nitelikte.

Macar sinemasını inceleyen küçük bir dosyaya yer veriyor dergi bu sayısında, hem edebiyat hem sinema dercesine. Mücahit Gündoğdu “Yücel Çakmaklı için Portre Denemesi”yle dosyaya farklı bir katkı sunuyor. Dergide şiir odaklı dikkat çeken bir tercüme yanında Mustafa Aydoğan’la yapılmış bir söyleşi de yer alıyor. Bu sayıdan itibaren dergi sayfalarında Ayşe Karagöz, bundan böyle dergiye gelen şiirleri kısa kısa değerlendirmeye başlamış.

 

 

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2015, 14:26
banner53
YORUM EKLE

banner39