Her Boydan: Kültürel çevirinin imkânları

Uluslararası Öğrenciler Akademisi’nce çıkarlan Her Boydan dergisinin 2. Sayısı çıktı. İlk sayısını ‘İzmir Uluslararası Öğrenciler Akademisi’nin hazırladığı derginin 2. sayısı Uluslararası Öğrenciler Akademisi programının yürütüldüğü tüm illerdeki öğrencilerden alınan çalışmalarla daha kapsamlı hale getirilmiş

Her Boydan: Kültürel çevirinin imkânları

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Her Boydan dergisinin 2. sayısı Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nca desteklenen ve Anadolu Yazarlar Birliği’nce yürütülen Çeviri Atölyesi bünyesinde yayımlandı.

Anadolu Yazarlar Birliği’nin öncüsü olduğu “Çeviri Atölyesi”nde dünyanın farklı yerlerinden Türkiye’ye gelerek öğrenim gören öğrencilerin kendi dillerinde önemli olan ve Türkçe tercümesi bulunmayan eserler öncelenmekte. 54 farklı ülkeden öğrencinin yer aldığı çeviri atölyesinde alanında uzman olan Cem Yavuz, Bünyamin Kasap, İlyas Aslan, Kadir Turgut, Çisil Edinç gibi çevirmenler ders veriyor. Çeviri Atölyesi’nde ders gören öğrencilerin çevirileri ise uzun süreli yabancılığı azaltmak gayesiyle Her Boydan’ın ikinci sayısında yer alıyor.

Her Boydan dergisinin genel yayın yönetmenliğini Celâl Fedai yapıyor. Fedai “Duvarı Olmayan Bir Dilde Yaşamak” başlıklı sunuş yazısında sorunların içinde insanlara anlamalı bir ömür sürecekleri dünyalar oluşturmanın zaruri oluşuna vurgu yaparak şuna dikkat çekiyor: “ Her Boydan, farklı dillerin ikliminden getirilen havalarla farklı bir dünya oluşturmaya çalışıyor. Bu bakımdan Çeviri Atölyesi ve Uluslararası Öğrenciler Akademisi öğrencilerimizin kendi dillerinden yaptıkları şiir, öykü, deneme çevirilerini önemsiyoruz. Türk edebiyatının bugününe onların gayretlerinin katkı sunacağını düşünüyoruz.” Ayrıca bu sunuş yazısı Nizar Kabbani’nin dergide çevirisi sunulan “Vatanın Ölüleri Nereye Gitsin” şiirinden dizeler paylaşıyor.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kudret Bülbül ise edebiyatın ve düşüncenin coğrafyasındaki hayırlı çabalar üzerinde duruyor. Derginin bu sayısında Bosnalı Ensara Tufek (Enver Kazaz’dan “Annem”), Ukraynalı Anna Sukhodolova( Taras Şevçenko’dan “Vasiyetim”), Suriyeli Kemal Davud, (Nizar Kabbani’den “Vatanın Ölüleri Nereye Gitsin” ve “Mahmud Derviş’ten “Anneme”), Karadağlı Semra Çatoviç, (Musa Cazim Catic’ten “Tevbe-i Nasuh”), Türkmenistanlı Batry Berdiyev, (“Ben Bir Minibüsüm”),Arnavutlu Flora Hajdarmataj,(İsmail Kadare’den “Çok Üzgün Olduğum Zaman”, Dritero Agolli’den “Yabancıyız”) Endonezyalı Era Febrina Harludi,( Chairil Anwar’den “Ben”, Tevfik İsmail’den “1946: Gece Yarısında Kamyonun Sesi”) Yunan Maria Ntsili,( Yannis Ritsos’tan “Barış”) Rusyalı Alina Minsafina, Azerbeycanlı Selviye Svanidze,( Abdullayev Bahadur Fermanoğlu’ndan “Çanakkale” Uygur Türkü Ayixianguli Yimier,(Ahmatjan Osman’dan “Kefen ve Kundak”, Kazakistanlı Marzhan Kaliyeva( Ardak Nırgazi’den “Çiçek”), İranlı Saeed Pourabbasi,( Muhammed Hüseyin Şehryar’dan “Şimdi Neden!”) Tunuslu Zeineb Cherni,(Abu Al Kasım El Chebbi’den “Hayat Uğruna Kalk ve Yürü” Afgan Haşmetullah Sultani( Halilullah Halili’den “Sazlığın Yolu”) Khatera Sadat (Mehdi Ehevan Salis’ten “Buluşma Anı”) ile Abdul Qadır Bekzada( Nima Yuşiç’ten “ Seni Özlüyorum”  ) ve Sırbistanlı Zuale Rexhepi’nin ( Naim Frasheri’den “Arzu”)şiir çevirileri ve şiirleri var.

Öykü bölümündeyse Afganlı Jamshid Yolchi’nin “Erkin’in Bahçesi” isimli öyküsüyle, Kırgızistanlı Darkan Mamazhanova’nın “Meleğin Geri Dönmesi” isimli öyküsü ve Ukraynalı Diana Kerimova’nın “Siyah Kova” isimli öyküsü yer alıyor. Dergide yer alan şiir ve öykülerin orijinal hallerinin de bulunduğunu belirtilmeli.

Derginin söyleşileri de öğrencilerin hissiyatlarını yansıtmasından dolayı oldukça dikkat çekici. Yüksek lisans öğretimine kadar Kenya’da bulunan Süleyman’la yapılan röportaj ise Afrika gerçeklerini görme açısından önemli. “Sömürgeler sebebiyle Hıristiyanlık dini ve geleneklerine göre eğitim aldım.” diyen Kenyalı Süleyman “İngilizce köylere kadar gelmişti, halk da konuşuyordu.” sözleriyle topraklarında yapılan sömürüyü başka bir boyutuyla dile getiriyor.

Resul Mane, Juan Esteban, Abela Rizvanska ve Kemal Davut ile gerçekleştirilen bir diğer röportajda ise öğrenciler, Uluslararası Öğrencilerin ortak çağırısını dile getiriyor. Kemal Davut’un altını çizerek vurguladığı şu durum oldukça çarpıcı: “Buradan gelen öğrencilere Türkiye’nin kollarını açması çok önemli. Bunu Suriyeli olmayan kimse anlayamaz. Dışarıdan bakanlar bunu anlamazlar. Yaşayan anlar, o derdi, o sıkıntıyı çekenler bilir ve anlar. Şöyle söyleyeyim, dünyanın tek ülkesi, Suriyelilere kollarını açtı.”

Her Boydan, ağıt ve ağıt arasında tüm şehirleri Kerbela olan coğrafyamızı daha yakından tanımak ve kültürel ilişkileri daha ileri bir noktaya taşımak açısından önemli bir girişim.

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2015, 10:26
banner53
YORUM EKLE

banner39