banner15

Kem aletle kemâlat olmaz!

Hattat İsmet Gülnihal ile hat sanatı malzemelerinden makta ve kalemtıraş üzerine sohbet ettik...

Kem aletle kemâlat olmaz!

 

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

Klasik İslâm Türk sanatları namıdiğer Osmanlı Kitap Sanatları hamiyetperver sanatkârların gayretleriyle hayatiyetini sürdürüyor. Hat, tezhip, minyatür, ebru, kalemişi, kaat'ı ve naht sanatçıları sanatkâr dedelerimizin izinde giderek gücünü maziden, sanat ve estetikten alan yeni eserler ortaya çıkartıyor... Her bir sanatın icrasında günümüz insanının isimlerini ancak sanat lügatlerinde bulabileceği yardımcı aletler kullanılıyor. Eskiler kem âletle kemâlat olmaz demiş... Bu mülakatın amacı gelenekli sanatlardan hat sanatında kullanılan aletlerden ikisini; makta ve kalemtıraşı kısaca tanıtmaktır.

Güngören'deki atöylesinde görüştüğümüz Hattat İsmet Gülnihal bir yandan kamış kalemini is mürekkebine daldırarak yeni istifler ortaya çıkarkırken, diğer yandan da meslektaşlarının hizmetine sunulmak üzere makta ve kalemtıraş imal ediyor. İsmet Gülnihal'in derde devadan başka hemen her şeyin bulunabileceği dükkan-ı hikeminde birbirinden âlâ makta ve kalemtraşları elime alınca bu mülakat ortaya çıktı.

(Makta)

Makta nedir? Tarif eder misiniz?

Makta hat sanatında kullanılan kamış kalemlerin ucunu düzgün ve iyi bir şekilde kesebilmek için kullanılan bir hat sanatı malzemesidir. Makta, 2-3 santim eninde, 15-20 santim boyunda, 2-3 milimetre kalınlığında ağaç, kemik veya fildişi bir plakadır.

Makta hangi malzemelerden yapılır?

Makta, fildişi, kemik ve boynuz gibi sert ve değerli malzemelerin yanında abanoz, padok, maun, pelesenk ve wenge ağacı gibi sert ağaçlardan da yapılmaktadır.

Bu malzemeleri nasıl işliyorsunuz?

Makta yapımında çakı, mil, kıl testeresi, zımpara ve diğer yardımcı malzemeler kullanılmaktadır.

Kamış kalem maktanın kalem yuvası görüyorum...

Evet, maktanın üzerinde kalem yatağı veya kalem yuvası tabir edilen ve kamış kalemi koyacak kadar yivli bir çıkıntı bulunur. Hattat kamış kalemini açacağı zaman bu yatağı kullanır.

Maktaların üzerinde kıymetli mateller de var...

Maktalar hattatın talebine göre altın, gümüş ve bakır gibi değerli madenlerle de süslenebilir. Bu madenler maktanın üzerine "kakma" tekniği ile işlenir. Daha sonra keçe ile zımparalanarak kullanıma hazır hale getirilir.

Maktada imza da yer alıyor...

Maktaların üzerinde makta ustasının imzası bulunur. İmzalı maktalar yapan ustanın sanatının izlerini taşır.

(Kalemtraş)

Sözü kalemtıraşa getirelim...

Kalemtıraşlar hat sanatında kullanılan kamış kalemleri açmak ve bunların ucunu düzgün kesmek için kullanılan bir hat sanatı malzemesidir.

Kalemtraşları hangi malzemelerden imal ediyorsunuz?

Kalemtıraş fildişi, balık dişi, gergadan boynuzu, gümüş, bronz, oltu taşı, kemik ve boynuz gibi sert ve değerli malzemelerin yanında gül, abanoz, padok, maun, wenge ağacı gibi ağaç malzemelerden de yapılmaktadır. Makta yapımında kullanılan malzemelerin tamamı kalemtıraş yapımında da kullanılabilir.

Bir de tashih bıçakları var herhalde...

Evet hattatların yazılarını tashih etmeleri için özel tashih kalemtraşları da yapıyoruz. Bir de yarma (şakk) kalemtraşlarımız da mevcut...

(Fildişi maktalar)

Kalemtraşların saplarını da tezyinat mevcut...

Hemen her kalemtıraşın 10-15 santim uzunluğunda sap bölümü vardır. Bu bölüm kalemtıraşın tutulacak kısmıdır. Sapın içi boşaltılarak buraya çeşitli değerli boncuklar konularak tezyinat yapılır. Kalemtıraşları altın, gümüş, bakır gibi değerli madenlerle süslüyoruz. Bu madenleri kalemtıraşın sap bölümü üzerine "kakma" tekniği ile işleyip keçe ile zımparalayarak kullanıma hazır hale getiriyoruz.

Kalemtraşlarda da imza var...

Her usta tezgahından çıkan kalemtıraşın üzerine imzasını işler. Hattat kamış kaleminin ucunu açtıkça ismimizi görür ve böylece bizi duadan eksik etmez. İmzalı kalemtıraşlar yapan ustanın zanaat zevkinin izlerini taşır. İmza, aletin tiğ bölümüne; 5-6 santim uzunluğunda, 1-2 milim kalınlığındaki kesici bölüme atılır.

Tiğ mi dediniz?

Evet tiğ! Yani kesici alet. Tiğin söğüt yaprağı, selvi, küt, sivri, değirmi, saçaklı ve oltalı gibi çeşitleri de mevcut... Siz sormadan ben söyleyeyim. Tiği kalemin sapına bağlamak 1-2 santim uzunluğunda çoğu sert metal malzeme kullandığımız bir yüzük kullanıyoruz. Buna bilezik de denir...

Ne diyelim! Elinize sağlık. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim.

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2010, 13:58
YORUM EKLE
YORUMLAR
Celaleddin Gökçek
Celaleddin Gökçek - 10 yıl Önce

Bir sanat eseri ortaya çıkana ne çok emek ve ne çok göz nuru veriliyor, bilmediğimiz ne derinlikleri ve incelikleri varmış meğer.. Kalemtraşı ve maktası bu ise acaba kağıdı, mürekkebi, tazhibi nicedir.. Ellerinize sağlık...

ali
ali - 10 yıl Önce

"kem âlâtla kemâlât olmaz" dense daha güzel olurmuş sanki :)

ismail b.
ismail b. - 10 yıl Önce

ne kadar ilginç ve güzel sanatlar varmış. haberdar ettiğiniz için teşekkürler

Halit Pas
Halit Pas - 10 yıl Önce

Sanata ve sanatın büyüklüğüne bakarmısınız ki;sanatı icra ettiğiniz kalemi açan kalemtraşınızın bile çevresi sanat şaheseri.Sanata duyulan saygı ve bağlılık göstergesi bu olsa gerek.Sanatı kamil hale getirecek aletlerde böyle olmalı herhalde.Bu detaylardan bizi haberdar eden İbrahim Beye ve kıymetli hocamıza şükranlarımı sunuyorum.Bu güzel sözü ve sahibini hatırlattığınız için ayrıca müteşekkirim.

Satı Yelen
Satı Yelen - 10 yıl Önce

Kem âletle kemâlat olmaz.

banner39

banner50

banner47

banner48