banner39

banner35

Kısıklı'da bir sanat merkezi

Kısıklı'da kurulan İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi, geleneksel sanatların merkezi olacak....

Kültür Sanat 15.11.2012, 13:47 15.11.2012, 13:47
Kısıklı'da bir sanat merkezi

İbrahim Ethem Gören/ Dünya Bülteni

İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi'nin İstanbullu sanatkârlara ve sanat sevdalılarına Ahmet Zeki Yavaş'ın ifadeleriyle vaat ettiği hizmetlerin ne kadarını sunabileceğini zaman içerisinde göreceğiz...

Ahmet Zeki Yavaş'ın ilk hat levhalarını 1997 yılında Osmanbey Art Galeri'de görmüştüm. Eşimin tezhip levhalarını çerçeve yaptırdığım galerinin sahibi (merhum) Hasan Bakkal sanat ve estetikten nasibi olan bir esnaftı. Yazıhanesinin duvarlarını boydan boya hat levhalarıyla doldurmuştu. Bu şekilde, Osmanbey'deki mezkûr galerinin duvarlarında ağaç yaprakları üzerine yazdığı zerendud yazılar dolayısıyla Ahmet Zeki Yavaş'ı fark etmiştim...

Aradan 16 sene geçti. Bu arada birkaç vesileyle kendisiyle görüşmelerimiz oldu... Yakın zaman önce Ahmet Zeki Yavaş telefonla aradı. Kısıklı'da yeni bir merkez açtığını belirterek ziyarete gelmemden memnun olacağını söyledi.

Hattat Ahmet Zeki Yavaş'ın talebine, çini seramik üreticisi Hasan Köylü arkadaşımızın nice zamandır, "Abi Kısıklı'da yeni bir yer açılmış, çok güzel bir yer burası, müsait vaktinde bir gitsek" ricası ilave olunca bize de davete icabet etmek düştü. Davete icabet sünnettir. Böyle bir davete her zaman icabet ederim.

"EVLAT, YAZACAKSAN MEHMED'İ YAZ"

15 yıl kadar önce hat sanatının bilirkişisi Prof. Dr. Uğur Derman, "Evlat, Yeni Şafak'taki yazılarını takip ediyorum, falanca vakitte Türk Petrol Vakfı'na gel de hele bir tanışalım" demişti. "Emir, demiri keser", ilk fırsatta, Uğur Beyi Ortaköy'deki vakıf merkezinde ziyarete gittim. Üstad'la yalnız görüşeceğimi düşünürken odanın içerisinde Mehmet ve Osman Özçay'la birlikte 4-5 kadar hattatı görünce "ne oluyor?" dedim. Konumuz, yazılarımdı. "Evlat" diye söze başladı Uğur Hoca ve devam etti: "Yazılarını takip ediyorum. Falancayı hattat zannediyorsun. Onu yazmasan iyi olur! Yazacaksan Osman'ı da yaz, Mehmet'i de yaz..." Doğruya Hayrabolu, eğriye İğnebolu diyen biri olduğum için yazılarıma aynı minval üzere devam ettim... Hocamızın ricasını da kırmadım, tabii ki... Çok geçmeden, Mehmet Özçay'ı Ümraniye'deki evinde ziyaret ederek Yeni Şafak'ta yayınlanan mülakatı yaptık.

Ez-cümle, davete icabet eden biriyim... Sanat ve estetik güzelliklerle uğraşan sanatkârlar davet ettiğinde ilk müsait vakitte, gece yarısı da olsa, mutlaka ziyaretlerine giderim.

Ahmet Zeki Yavaş'in hat sanatına ilgisi babasının baskılı hat yazı koleksiyoneri olmasıyla başlamış. Bir zamanlar, Hayat Tarih ve 7 Gün gibi mecmularının eklerinde eskimez üstadların yazıları yer alırdı... Ahmet Zeki Yavaş'ın babası bu yazıları toplayarak bu alanda önemli bir koleksiyon oluşturmuş. Ve oğul Yavaş'ın hat sevdası işte böyle başlamış.

HAMİD AYTAÇ MERHUM'DAN MEŞK ETMİŞ

Ahmet Zeki Yavaş, daha sonra Hamid Aytaç Merhum'un nâmını işiterek, son devrin en büyük hat hocasından ders almasıyla başlamış. Birkaç yıl, Hamid Beye meşklere devam ettikten sonra Hocası garîk-i rahmet olunca hat tahsili yarım kalmış. Kendi çabalarıyla hat meşklerine devam eden Yavaş, sonraki yıllarda Osman Özçay'dan sülüs-nesih yazı nevilerini meşk etmiş...

Hamid Hoca'nın öz sanatlarımıza gönülden bağlı olduğunu belirten Hattat Yavaş, hocasının günümüz sanatkârlarına bıraktığı en büyük mirasın, işini doğru ve dürüst yapma vasfı olduğunu belirterek ekliyor: "Hocamız seksen küsur yaşındayken bile ayın başını titiz bir şekilde yapma gayreti içerisinde olurdu."

Çok sayıda kişisel ve karma sergiye katılan Ahmet Zeki Yavaş, bugüne kadar sayıları yüzlerle ifade edilen hat yazısının altına ketebe koymuş... Beylikdüzü'ndeki Sacit Ateş Camii'nin ve Bakü'deki Haydar Aliyev Camii'nin kubbe, kuşak ve duvar yazıları, Yavaş'ın kaleme aldığı Esma-i Hüsna istifleriyle tezyin edilmiş.

Konumuz, Yavaş'ın İslam-Türk sanatı eserleriyle tezyin ettiği Kısıklı'daki İstanbul Klasik Türk Sanatlar Merkezi... Ülkemizde bu tür merkezlere ihtiyaç var... Özellikle son 15-20 yılda STK bünyelerinde, başta İSMEK olmak üzere yerel yönetimlerin meslek edindirme kurslarında, Üniversitelerin Geleneksel Sanatlar bölümlerinde ve müstakil kurs/atölye merkezlerinde yüzlerce sanat sevdalısı eğitimlerini tamamlayarak sanatlarında belirli olgunluğa eriştiler ve eserlerinin altına imza koymaya başladılar. Hâl böyle olunca sanatkârlarımızın ürettiği binlerce eserin, taliplilerine bir şekilde ulaşması gerekiyor. Çünkü "Marifet iltifata tabidir/Müşterisiz meta zayidir." İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi'nin işte böylece sanatkârla sanata yatırım yapanlar arasında köprü vazifesi olma gibi bir misyonu var...

ECDAD YADİGÂRI ESERLERİ YAŞATMA GAYRETİNDE OLACAĞIZ

Ahmet Zeki Yavaş, Kısıklı'da açtığı merkezin kuruluş amaçlarını aşağıdaki cümlelerle özetliyor:

"Sanatlarımız; ibâdethâneleri ve farklı mekânları daha güzel göstermek amacıyla çinilerde uygulanmış, duvarlarda "kalemişi", ahşap kesimde "naht" olmuş, ahşap süslenerek "kündekâri", "sedef kakma", "Edirnekâri" sanatları hâline gelmiş ve sanat yolundaki serüven devam ederek, kitaplardan ayrı, levhalara lâyık olmuş, yükseklerde, göz önlerine asılmış, yıllar yılı süren bu serüven, kitap sanatları, Türk-İslâm sanatları, gelenekli sanatlar olarak sağlam temelleriyle, klasik sanatlar envanterini meydana getirmiştir.

İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi olarak; bize atalarımızdan intikal eden Hat, Tezhip, Ebru, Minyatür, Katı', Cilt, Çini, Naht, Kalemişi, Kakma, Edirnekâri ve Kündekâri  gibi sanatlarımızı aslına uygun bir şekilde muhafaza edip  korumaya ve yaşatmaya çalışacağız.

Sanatıyla gönüllerimizde iz bırakan sanatkârlarımızın değerli birikimleri ve katkılarıyla oluşturduğumuz birliktelikle, eğitim, proje, kültür - sanat faaliyetlerini yapacağız.

İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi bünyesinde; tarafsız, seviyeli, nitelikli bir sanat bilinci ve ortamı oluşturulduğu gibi, sanatkâr ve sanatseverlerin kurumumuzda buluşmaları da sağlanarak, tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde, sanatkârlarımızın ve sanatlarımızın gerçek manadaki amacına, değerine hizmet edeceğiz...

Arz ettiğimiz  mirasımızı gelecek nesillere aktarabilme gayesiyle de İstanbul Küçük Çamlıca'daki binamızda  sanatlarımızın eğitimini lisansüstü seviyede yaparak muhtelif  faaliyetlerle sanatkârlarımızı destekleyeceğiz.

Ahmet Zeki Yavaş'a Merkez'in hizmet gayesine dair şu hususları zikrediyor: "Yaklaşık 600 levhanın sergilendiği geniş sergi salonlarımızda, klasik sanatlarımıza ait olan ürünlerin sertifikalı satışları yapılacaktır.

Prof. Dr. F. Çiçek Derman hocamızın başkanlığında, ülkemizin önde gelen hocalarından oluşan bir eğitim kadrosuyla, klasik sanatlarımızla ilgili lisansüstü seviyede eğitimler verilecektir.

Merkez binamızda, ulusal ve uluslararası alanda, Klasik sanatlarımızla ilgili her türlü sempozyum, konferans, seminer ve sergi faaliyetleri düzenlenecektir.

Sanat seminerleri faaliyetlerimiz Prof. M. Uğur Derman hocamızın denetiminde yapılacaktır. Ülkemizin önde gelen kültür, sanat ve bilim insanları ile yapılan bu programımız için kayıt yaptırıp takip edenlere sertifika imkânı sağlanacaktır.

Ülkemizin önde gelen sanatkarlarından oluşan bir komisyonla, eski ve yeni klasik sanat eserlerinin, levha, kitap, belge, ve el yazmalarının sertifika ve ekspertiz işlemleri yapılacaktır.

Eski ve yeni klasik sanat eserleri konulu müzayede yapılacaktır.

Klasik sanatlarımızla ilgili sanatkârlarımızın her birine, merkez binamızda, özel bir gün tertip edilerek, onların çevresiyle, sevenleriyle, talebeleriyle ve bu sanata gönül verenlerle bir arada; sergi, sohbet programı dâhilinde gönül birliği içerisinde olmaları sağlanan programlar yapılacaktır.

Kalite sertifikalı  sanat malzemelerinin satışı yapılacaktır. Sanat eserleriyle ilgili her türlü  çerçeve  yapılacaktır.

SANATKÂRLARIN ESERLERİNDEN FOTOĞRAF ÜCRETİ ALINMAYACAK

Fotoğraf sanatkârı Mustafa Yılmaz, Murat Gür ve Recep Erdoğan hocalarımızın yönetiminde; yüksek çözünürlük özelliğinde olan fotoğraf ve tarama makinemizle, sanatkârlarımızın üretmiş olduğu eserlerin dijital çekimleri yapılarak üretilen eserler kayıt altına alınacaktır. Sanatkârlarımıza sunulacak bu hizmetler için hiçbir bir ücret talep edilmemektedir.

Tıpkıbasım ve yayın faaliyetleri yapılacaktır.

Hattat Aydın Kızılyar öncülüğünde kurulan bir ekiple; sanatkârlarımızın ürettiği eserlerin murakkaa işleri, kağıt ve aharlı kağıt yapımı, malzeme üretimi, eski ve yeni eserlerin restorasyon işlemleri yapılacaktır.

Merkez binamızdaki dershanelerde  profesyonel olarak fotoğrafçı yetiştirmek amacıyla fotoğrafçılık eğitimi verilecektir.

Yurt içi ve dışı olmak üzere kültür ve sanat gezileri de tertip edilerek bu gezilerde çekilen fotoğraflardan oluşan sergiler, yarışmalar ve projeler düzenlenecektir.

MÜBAREK-BÂD

Her yıl hazırlanmak üzere; muhteviyatında o yıl üretilen 300 adet klasik sanat eserinin fotoğrafının bulunduğu, üstadlarımızın hayat hikâyeleri ile sanatkârlarımızla yapılan sohbetlerin ve makalelerin de yer aldığı toplam 500 sayfadan oluşan bir yıllık hazırlanacaktır."

Ahmet Zeki Yavaş'ın hedefleri ve vaatleri oldukça iddialı, hamle çapında işler... İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi'nin İstanbullu sanatkârlara ve sanat sevdalılarına Ahmet Zeki Yavaş'ın ifadeleriyle vaad ettiği hizmetlerin ne kadarını sunabileceğini zaman içerisinde göreceğiz...

Şu an için bize, oldukça yoğun bir sermaye ve emekle kamuoyunun gözü önüne konulmuş olan İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi'ne dair, Necmeddin Efendi Merhum'un tabiriyle "Mübarek-bâd/Hayırlı mübarek olsun" demek düşüyor...

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?