Kocaeli, tarih kokan minyatürlerle dile geldi

Tezhip, ebru ve minyatür sanatçısı Gülheser Kahraman ile Minyatürlerle Kocaeli sergisi özelinde sanat yaşamını ve sergi etkinliğini müzakere ettik.

Kocaeli, tarih kokan minyatürlerle dile geldi

İbrahim Ethem Gören / Dünya Bülteni

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Kocaeli’nin tarihi zenginliği, uluslararası sempozyumlarla gün ışığına çıkartılıyor. 2014 yılında “Uluslararası Gazi Akçakoca ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu”nu, bir yıl sonra “Uluslararası Karamürsel Alp ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu” takip etmişti. 2017 yılında Uluslararası Çoban Mustafa Paşa ve Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumu’nun sanat etkinliklerine Telif Hakları Derneği yönetim kurulu üyeleriyle birlikte iştirak edip Başkan İbrahim Karaosmanoğlu ile tanışma imkânı bulmuştuk.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2018 yılı sempozyumunun odağında Osmanlı Devleti’nin ikinci beyi Orhan Gazi vardı. Orhan Gazi ve Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumu’nda sunulan bildiriler kadar yazımızın konusu olan Minyatürlerle Kocaeli sergisi de dikkatleri üzerine topladı.

Minyatür sanatçısı Gülseher Kahraman ve talebelerinin hazırladığı sergide birbirinden âlâ 30 minyatürle Orhan Gazi döneminin mimari eserleri sergilendi.

Ebru ve minyatür ustası Gülseher Kahraman ile “Minyatürlerle Kocaeli Sergisi” özelinde hasbihal ettik.

Gülseher Hanım, sizi tanıyabilir miyiz?

İlk, orta ve lise eğitimimi İzmit’te tamamladım. Gazi Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldum. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nde “Kaçar Devri Lake Cilt Tezyinatı” tezimle yüksek lisansımı yaptım (2013). Eğitim süremi sanatımızın uç beyleri olan hocalarımla geçirdim. Bu sadece benim hakikatim değil pek çok sanatkâr arkadaşımın macerası olmuştur. Fuat Başar hocam Üniversiteyi bitirdiğim sene (2000) beni Kocaeli İl Kültür Müdürlüğü’nde ebru dersi vermem konusunda yönlendirdi.

Böylelikle İzmit’te geleneksel sanatlarımızın ilklerinden ebru sanatını icra etmek nasib oldu. Benim İzmit’te çalışma düşüncem yoktu. Sanatıma İstanbul’da devam etmek istiyordum. Desen tasarımcısı olarak çalışacak, kalan zamanımda öğrenip üretecektim. Okul yıllarımda desen yarışmalarına katılarak tecrübe kazanmaya çalıştım. “AKER Desen Yarışması”ndan teşvik ödülü alınca hayalimin gerçekleşeceğine olan inancım arttı. O tarihlerde başvurduğum firmalardan olumlu dönüşler alamadım.

2001 yılında Kültür Bakanlığı bünyesinde ebru dersi vermeye başladım. Bazı ilçe belediyelerinde ders teklif edildi. Bu sırada Fuat Başar hocamla çalışmaya devam ettim. Ebruyla kalmadım, bir yandan tezhip ve minyatür dersleri de aldım. Ebru ve hat sanatında Fuat Başar; tezhipte Cahide Keskiner, Semih İrteş, Mamure Öz, Münevver Üçer; minyatürde ise Nusret Çolpan ve Gülbün Mesera üstadlarım oldu.

2011 yılında yüksek lisans eğitimi için İslam Seçen ile Küçük Ayasofya İSMEK Atölyesi’nde klasik cilt eğitimi aldım. Kocaeli’ndeki eğitim faaliyetlerim devam ederken Cizre Kaymakamlığı'nın desteğiyle meslektaşlarımla birlikte Cizre’de sanat atölyeleri projesine başladık.

Bu projede ben ebru ve minyatür verdim, hattat-müzehhip Abdullah Aydemir tezhip ve hat; Yasemin Eryiğit ise çini dersleri verdi. Bir yıllık projemizi sergi ile tamamladık.

SANAT, EVİMİZDE HER ZAMAN GÜNDEMDE OLAN BİR KONUYDU

Öz sanatlarımızla nasıl tanıştınız?

Sanat, evimizde her zaman gündemde olan bir konu olmuştur. Küçüklüğümden beri dikkatimi çeken konular hakkında araştırır ve okurum. İlköğretim yıllarımda resim en sevdiğim dersti. Araştırınca minyatür, hat, ebru ve tezhiple ilgilenmek istedim. Biraz derine inince bu alanlarda iş imkânlarının çok sınırlı olduğunu öğrendim. Ama kendimi zorladım.

AİLEM, SANATA YÖNELİK HAYALLERİMİ DESTEKLEDİ

Ailem, sanat alanında kaynaklara ulaşmamı sağlayarak hayalimi destekledi. Düzgünman Hoca'nın ebru sanatı belgeseli, ilgili ustalarla çalışma hayalimin gerçekleşeceği ümidini arttırdı. Yıllar sonra hayalimdeki gibi İstanbul ve ustalarımla geçen bu çıraklık yılları en mutlu zamanlarım. Şu anda sanatımızı öğrenmedeki imkân bolluğuna rağmen; ben bu yılları her zaman özlemle anıyorum.

Üniversite eğitiminde de çok kıymetli hocalarım oldu, haklarını ödeyemem. Kimi zaman hocalarımın atölyelerinde, kimi zaman da bazı kurumların çatısı altında geçen mezkur eğitim süreçleri çok verimli ve zengindi.

Şu anda neler yapıyorsunuz?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Güzel Sanatlar Eğitim Merkezi’nde 2004’ten beri ebru dersleri veriyorum. Kocaeli İl Kültür ve Turizm Md.’de minyatür dersi verdiğim bir grup öğrencimle çalışmalarımız devam ediyor. Başiskele Çocuk Üniversitesi Bünyesi'nde ebru derslerini öğrencilerim Burçin İnan ve Yasemin Coşkun ile devam ediyor.

15 Temmuz Senaryo Yarışması sonucu birinci olan senaryonun, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenmesi sürecinde ebru sanatı katkısında bulunduk. Oyun, 9 Martta sahnelenmeye başladı.

SANATKÂRIN ÖĞRENME SÜRECİ MÜTEMADİYEN DEVAM EDER

Sanatkâr için öğrenme süreci hangi alanda olursa olsun dünyadan ayrılana kadar devam eder. Öğrenmeyi bırakmak, ürettiğiniz ve yaşadığınız müddetçe mümkün değildir.

Bir yandan yeni eserler ortaya koyarken bir yandan da talebe yetiştiriyorsunuz. Minyatür ve ebru öğrenmek isteyenler sizi nasıl bulabilir?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Eğitim Merkezi’nde verdiğimiz ebru ve minyatür derslerimiz dışında her gün atölyemiz aktif. Bunun dışında kalan zamanımı atölyemde geçirmekteyim… İsteyen herkes atölyelerimizden bize ulaşabilir.

ŞEHRİMİZİN TARİHİNi MİNYATÜRLERE AKTARMAK KOCAELİLERE BİR NEVİ YÜKÜMLÜLÜLÜKTÜR

“Minyatürlerle Kocaeli” sergi fikri nasıl ortaya çıktı?

Minyatür çalışmalarına başladığımız ilk derslerde gurubumuzdaki arkadaşlarımıza şehrimiz ile ilgili araştırmalara başlamalarını, öğreneceğimiz her konuyu bu çerçevede ele alacağımızı özellikle belirttik. Kocaeli Büyükşehir Bld. Yayınları ve şehir tarihçiliği konusunda önemli bir isim olan Ahmet Nezih Galitekin de her zaman çalışmalarımızda yardımları ile bize destek oldu. Büyükşehir Belediyemiz, şehrimizde düzenlenen sempozyumlara çok ciddi kaynaklık etmiştir. Minyatürlere bu konuları aktarmanın Kocaelililer olarak bir borcumuz olduğunu düşünüyorum.

Sergiye nasıl hazırlandınız? Kaç eser yer aldı?

Sergiye, yetişen otuz eserimiz yer aldı. Şehrimizin özellikle tarihi, kültürü ve önemli olayları, şehre önemli hizmetleri geçen şahıslar, mimari eserler ve şehrin değerleri vb. konu başlıklarımız oldu. Hangi konuların nasıl anlatılacağı üzerine araştırmalarımızı yaptıktan sonra belirlediğimiz konuları çalışmaya başladık. Çalışmalarımız halen devam ediyor.

Minyatürlerinizde hangi tarihi eserleri ele aldınız?

Sultan Orhan Tuğrası ve Minyatürü, Fatih Sultan Mehmed Han'ın Gebze’de Vefatı, Sultan Abdülaziz ve Kasr-ı Hümayun, Yavuz Zırhlısı ve İzmit Şehrine Etkileri, İzmit Saat Kulesi Bir Günün Döngüsü Perspektifinden , Gebze İbrahimağa Çeşmesi, Osman Hamdi Beyin Gebze Eskihisardaki Evi, Hereke Kaiser Wilhelm Köşkü ve Erguvan Ağaçları, İzmit Saat Kulesi ve Kasr-ı Hümayun, Bozoklu Salih Bey’in Hereke Hanı İzmit Minyatürü, Orhan Mahallesi ve Kilezdere Köprüsü, Rus Minyatürleri Kopyaları: 1-Orhan büyük oğlu Süleyman’ı Batı topraklarına gönderiyor, I.Murad’ın Anlatısı- Yıldırım Bayezid’in Tahta Çıkışı , I.Murad’ın Şehit Oluşu- Türklerin Gelibolu’ya Gelişi.

Lala Mustafa Paşa’nın İzmit Ayanına ve Askeri Erkânına Yemek Vermesi, İpekyolu-Kilez Deresi Köprüsü, Yeni Cuma Camii, Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn Matrakçı Nasuh İznigümid Cisrisitare Köprüsü, Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn Matrakçı Nasuh Hereke Minyatürü, Ballıkayalar Tabiat Parkı, İzmit Saat Kulesi Gece Görüntüsü ile İzmit Tarihi Tren Garı ve Demiryolu Caddesi (1970 yılları).

Şu anda sergimize yetişmeyen bazıları araştırma, bazıları eskiz, bazıları ise uygulama aşamasında olan çok sayıda çalışmamız bulunmakta.

Bu sene beşincisi düzenlenen “Uluslararası Orhan Gazi ve Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumu”nda çalışmalarımızın sadece bir kısmını ilgililere sunduk. İnşaAllah bundan sonra da sergiler çalışmalarımızı paylaşmaya devam edeceğiz.

İnşaallah. Minyatürlerin naif dünyasına taşıdığınız söz konusu mekânları halk ne kadar tanıyor?

İzmit, İstanbul’dan sonra en çok göç alan şehirlerden olması sebebiyle, insanlarda yaşadığı beldeye sahip çıkma bilinci az. Bu tahribatı şehirde gezdiğinizde sizler de görebilirsiniz. Dolayısıyla sergimiz ve minyatürler çok kısa bir süreliğine insanların dikkatini çekti.

Kocaeli, Büyükşehir olduktan sonra kente ait kültürel değerler ile alakalı yayın ve faaliyetler artmaya başladı. Şehrimizin tarihi, kültürü ve mimarisi ile ilgili pek çok yayın hazırlandı. Pek çok eser restore edildi, halkın bu mekânları tanıması için kültür turları düzenlendi. Şu anda sempozyumlarla halkı bilinçlendirme çabası devam etmektedir.

ESERLERİN ZİHNİMİZDE TAMAMLANMASI ZAMAN ALIYOR

Tarihi eserleri minyatürlerle işlediniz. Fırçanızın ucunda beliren bir çalışmanın hikâyesini anlatır mısınız?

Önce minyatürümüzü hayal edip mekânlar ile özel bağ kurmamıza yardım edecek kadar bilgi ve fotoğraflar, seyahatnamelerden notlar ve dokümanları bir araya getirdik. Konuyu ve çizimi aramızda tartışarak son şeklini verdik. Son şeklini alana kadar yeni elde ettiğimiz bilgilerle sentezledik. Bir eser bitmiş gözükse bile kafamızda bitmesi zaman alıyor. Bir sonraki serüvene başlamak için mecburen sonlandırıyoruz.

Sanatseverlerin serginize rağbeti hakkında neler söylemek istersiniz?

Sempozyum şehir merkezinden uzakta olduğu için halkın ulaşması zor oldu ama ilgili insanlar bir yolunu bulup geldi. Bu ilgiyi onların gözlerinde görmek güzeldi. Sergimizi tekrar, daha merkezi noktalarda tekrarlamayı düşünüyoruz.

Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Toplumumuzun nezdinde tarih ve geleneksel sanatlar bir süredir güncel konular arasında. Zannediyorum ki bu ilgiye hitap eden bir çerçevedeyiz. Minyatür, beldemizde çok yeni sayılabilir, bilinmeyene olan merak duygusunun da katkısı olduğunu düşünüyorum. Ama genel olarak sanat çalışmalarının yaygın olması ve yerel yönetimlerce desteklenmesi önemli bir sebep olarak görülmektedir.

Bundan sonraki sergi çalışmalarınız neler olacak?

Atölye olarak şu anda ele aldığımız bir konu var. Bir yıla kadar bitirmeyi planlıyoruz İnşaAllah yarı yola geldiğimizde duyuracağız. Tezime konu olan Kaçar tezyînatı hakkında sergi çalışmalarım devam etmekte, İnşaAllah en kısa sürede tamamlayıp paylaşmayı düşünüyorum.

GELECEK ÜMİT VERİCİ...

İnşallah kısa sürede tamamlamaya muvaffak kılınırsınız. Sizin ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?

Sanatlarımızda geldiğimiz seviye mutluluk verici. İnşaAllah güzel eserler verecek pek çok sanatkâr yetişiyor. Pek çok eğitim kurumunda dersler verilerek herkesime ulaşması sağlanmakta. Yakın geçmişimizi okuduğumuzda tarihin tekerrür ettiğini görüyoruz ama gelecek ümit verici. Sanatkârların sanatlarındaki maharetin yanı sıra Türk-İslâm sanatlarının yüksek ahlâk ve felsefesine ulaşmamız, üretilen her esere de aksedecektir. Heratlı Behzad, Karamemi, Muhammed Siyahkalem ve Ali Üsküdarilerin eserlerindeki kimlik ve ruh, İnşaAllah günümüze bizim fırçalarımızla aksedecek.

Son olarak okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

İlk sorunuzda düsturum olan ölçüyü söylemiştim: Öğrenmeyi asla terk etmemek ve asıl en önemli olan ise Düzgünman Hoca'nın TRT için hazırlanan belgeselinde zikrettiği şu cümlede geçen “…Bizim sanatlarımız edep ile yapılır, bu da utanmak değil yaptığı işi en güzel şekilde yapmak ve bu düsturu hiç terk etmemek.” Benim için “daha yolun başında olma ruh halini hiç kaybetmemek.”

İlginiz için teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim İbrahim Ethem Bey.

 

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2018, 13:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner10