Koytak şiiri Birnokta'da

Birnokta Dergisi, yüz yirmi altıncı sayısının tamamını, Cahit Koytak’a ayırdı

Koytak şiiri Birnokta'da

Ali Koçak/ Kültür Servisi

Derginin bu sayısı sunuşunda da belirtildiği üzere  "doğaçlama bir dosya" niteliğinde. "Geldiği gibi, olabildiği kadar " yapılabilen bu sayı Resul Tamgüç ve Mahmut Feyzi'nin çabalarının sonucunda hazırlanmış.

Dosyada Resul Tamgüç, Mehmet Kurtoğlu, Nurettin Durman, Metin Önal Mengüşoğlu, Cevat Akkanat,  Mustafa Celep, Murat Soyak, Abdurrahman Adıyan, Mehmet Aycı, Mehmet Çağan Azizoğlu, Emrah Tahiroğlu ve Zeki Bulduk'un yazıl ve şiirleri yer alıyor. Söyleşilere mesafeli duran Cahit Koytak'la hayali olarak şiirleri üzerinden yapılan söyleşi bir yenilik gibi görünüyorsa da çok başarılı değil.

Resul Tamgüç, yazısının girişinde Koytak şiiri üzerine konuşmanın, yazmanın zorluklarına değinirken edebiyat dünyasının bahanelerinin geçersizleşmesine de temas ediyor. Nurettin Durman hatıralardan yola çıkarak kurmuş yazısının omurgasını.

Ca­hit Koy­tak'ın şi­ir­le­ri­ni yıl­lar ön­ce ilk kez Der­gâh'ta okuyan Süreyya Berfe'nin  üç cümle ile dosyaya katkıda bulunduğunu "düşünmesi" ise  içler acısı bir durum. Şöyle diyor Berfe: "Cahit Koytak, istikrarlı velut okunmayı hak eden bir şairdir. Cahit Koytak'ın şiirlerini okumamış, bu şiirler üzerine kafa yormamış bir şairin şiir bilgisi görgüsü eksiktir. Son yayımladığı şiirleri okuyanlar Cahit Koytak şiirinin ne olduğunu anlar." Şair düzyazı yazmak zorunda değil ama görüş veya yazı vermeyi kabul ettiği bir dosyaya üç cümle gönderip altına Taraf'ta 25 Haziran 2012'de yayımlanan bir şiiri ataçlaması anlaşılır gibi değil.  İnsanın, madem o şiiri beğendiniz, hiç olmazsa şiir bilginiz, görgünüz ışığında şiiri biraz çözümleseydiniz diyesi geliyor.   Allah'tan bu dosyada Haydar Ergülen yazmamış. İstenildi mi bilmiyorum ama Şavkar Altınel'in yazmaması dosya için büyük bir eksiklik.

Dosyada daha önce yayımlanmış pek çok Koytak şiirinin yer alması dosyanın derginin tümüne yayılmasını sağlamış. Fakat yayınlanan şiirlerin dergi sayfalarında bu kadar yer tutması ciddi bir kusur.

Bilindiği üzere Koytak'ı iki binli yıllarda öne çıkaran şiirlerden biri Hepimiz Hrant'ız diğeri de Gazze Risalesi'dir. Biri kitap olarak da yayımlanan bu şiirlerden ilki Koytak'ın ve şiirinin hem itibar kazanmasını hem de itibar kaybetmesini sağlamıştır. Koytak bu şiiri ile sol edebi çevreler tarafından daha çok dikkate alınmaya başlanmıştır.  Muhtemelen daha önceden şiirlerine yer veren İslamcı ve muhafazakâr dergilerin Koytak ve onun şiirine kapılarını kapatmalarına da  aynı şiir sebep olmuştur.  Metin Önal Mengüşoğlu'nun  kesin yargıları içeren yazısı bahsettiğimiz bu siyasi bağlamı biraz daha genişleterek esaslı sorular sorması bakımından dikkate değer. Ona göre edebiyat dünyasında de­ğer­bi­lir in­san­lardan ziyade  suskunluk tarafından kollanan çıkarcılar egemen.

Abdurrahman Adıyan'ın yazısında söz konusu ettiği 26 0cak 2007 tarihli  Hrant Dink'e adanan  şiir ileriki yıllarda bahsettiğim bu  yönüyle de dikkate alınacaktır. Seksen küsur şairin yazdığı Hrant şiiriyle de karşılaştırılabilir bu şiir.

Cevat Akkanat'ın yazısı sanırım bugüne değin Koytak şiiri hakkında yapılan en ayrıntılı çözümleme. Akkanat, Koytak'ın Yoksulların ve Şairlerin Kitabı'nda yer alan "Şairlerin Tanrısı" şiirlerini Kuran'ı merkeze alarak okuyor. Bil­gili ve bi­linç­li bir kav­ra­yışın neticesi  olan bu yazı  Mu­ham­med Esed'in Kuran Mesaji  çevirisinden  de bes­le­niyor.

Dosyada yazısı yer almayan Mürsel Sönmez sunuş yazısında şöyle diyor: Cahit Koytak şiiri çok daha geniş, yetkin ve oylumlu çalışmaları hak ediyor bizce. Türk şiirinin günümüzdeki bu gümrah sesinin evrensel niteliği, şiir için umut olma mevcudiyeti ve şair haysiyetini koruyucu duruşu, ülkemizin variyeti kaleminden önemli bir değerdir."

Buna Mehmet Aycı'nın yazısının sondan ikinci paragrafta söylediklerinden hareketle şunu da ekleyebiliriz sanırım: İki binli yıllarda hem şiir yazma biçimleri, şiirlerin güncellikleri, yayın aralıkları, sözcük seçimleri, muhalif oldukları noktalar, düzenli yazmaları, aşırı derece anlaşılırlık veya aşırı derecede kapalılık vs. bakımından İsmet Özel ve Cahit Koytak şiirlerinin karşılaştırılması bu yılların çatışmalı kültür siyasetlerini anlamayı sağlayabilir.

Çünkü her iki şairin iki binli yıllarda yayımladıkları şiirleri "çağ­la­rı­nın ör­tük ta­rih ya­zım­la­rı­dır."

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2012, 16:45
banner53
YORUM EKLE

banner39