banner39

Kubbedeki sanat

Cami kubbe ve kuşak yazıları, sülüs ustası Hattat Mahmut Şahin'le konuştuk…

Kültür Sanat 21.06.2010, 13:30 23.01.2019, 15:05
Kubbedeki sanat



İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

Cami kubbelerini, her biri, diğerini hassas ruhani bir hendeseyle takip eden harfler mekân tutar. Çoğu kez sülüs, celi sülüs, nadiren de talik olan bu harflerde Kelam-ı İlahi yer alır. Kubbenin çapının büyüklüğüne göre kimi zaman Fetih Suresi, kimi zaman Rahman Suresi, kimi zaman da Fatiha Suresi mekân tutar kubbeleri… Cami kubbe yazılarıyla kuşak yazıları bir araya gelerek ibadet yurtlarının manevi havasına ince bir sanat zevki katar… Sanatkâr dedelerimizin ukba özlemiyle dolu sanat zevkini…
 

image001.20100621132759.jpg

Cuma ve Bayram namazlarında hutbe uzayınca; yürekler, ilahi sevgiyle yufka gibi incelince gözler cami kubbesine çevrilir… Kubbe yazıları her zaman aynı şekilde, aynı yerde durur! Gözler sadece bakar; hoş istifler, uyumlu renkler hayranlıkla izlenir… Pek çok kimse kubbe yazılarının; bir adım öte cami yazılarının nasıl hazırlandığına, hangi aşamalardan geçerek kutlu ibadethaneyi tezyin ettiğine pek kafa yormaz. Bu yazılar, malum olduğu üzere boyacı küpünden fırçayla sürülerek meydana gelmez. Her bir satırda hattatın göz nuru; kalemişi ustasının emeği vardır…

Bu mülakatın öznesinde cami kubbe ve kuşak yazıları ile, Cihar Yar-i Güzin ya da diğer ismiyle cami takım yazıları yer almaktadır. Meseleyi bir süredir Bilecik Kayıboyu ve Eskişehir Kalabak Camii’lerinin yazılarını hazırlayan Hattat Mahmut Şahin’e danıştık ve bizatihi sanat ve estetik olan kubbe yazılarının nasıl vücuda geldiğini sorduk….

Mahmut Hocam… Öncelikle şunu sorayım… Bir camide kaç sanatkârın emeği bulunur?

Bunu yazı açısından soruyorsanız üç sanatkârın imzası bulunur. Hattat, Nakkaş ve Müzehhip. Son zamanlarda Naht ustaları da Cami süslemelerinde önemli bir yere sahip oldu.

image003.20100621132815.jpg


Cami yazısı denilince ne anlamamız gerekir?

Cami, cem olunan; yani toplanılan ibadethanedir. Dinimizce Allah’ın (c.c.) evi olarak kabul edildiği için onun ayetleriyle süslenir. Fakat her ayet her yerde kullanılmaz. Mesela mihrab bölümüne mihrap ayetleri, kubbeye nur suresi, Ayet-e’l-Kürsi, Fatihâ ve İhlâs sureleri yazılır. Giriş kapısında selamlamayla ilgili ayet bulunur ve arz ettiğim gibi yerine göre ayetler seçilerek yerleştirilir.

Bir camide hangi yazılar bulunmalıdır?
 

Camiinin yerine ve konumuna göre muhtelif yazılar yazılır. İbadethanelerimizin olmazsa olmazı her zaman Cihar Yar-i Güzin takımı, mihrap ayetleri, Aşere-i Mübeşşere isimleriyle kubbe ve kuşak yazılarıdır. Bunlara ilave olarak camilerimizin gasilhâne, medrese gibi müştemilat bölümleri varsa buralara da ölüm, hayatın hakikati ve ilimle ilgili ayetler ya da hadisler yazılır.


Kubbe ve kuşak yazılarına gelecek olursak… Kubbe ve kuşaklarda hangi yazıların/surelerin yazılması usul haline gelmiştir?

Buralara Esma’ül- Hüsnâ, Ayet-e’l-Kürsi, Amme Suresi, Mülk Suresi, İnsan Suresi ve Fetih Suresi yazılması adet haline gelmiştir. Fakat az önce de söylediğimiz gibi camiinin konumuna göre yazılacak ayet-i kerimler farklılıklar gösterebilir. Söz gelimi hali hazırda fisebilillah hizmetine hadim olduğumuz Bilecik Kayı Boyu Camii’nde bizler, Osmanlı Cihan Devleti’nin kuruluşuna hazırlık yapılan şehir olması hasebiyle Fetih Suresi’ni yazmayı uygun gördük.


40-50 metre uzunluğunu bulan bir kubbe yazısı yazılacağını düşünecek olursak, hizmete nasıl başlanır; yazı ne kadar zamanda tamamladır?

Öncelikle yazılacak olan yazının daha önce herhangi bir camide uygulanıp uygulanmadığı araştırılır. Uygulandıysa istifinden faydalanılır. Daha önce örneği olmayan bir yazıyı uygulayacak isek, tatbik edilecek alanın metrajına göre istifi kurşun kalem ile yapılır. Daha sonra küçük ebatta çalışılır. Eğer ölçüler tutuyorsa itina ile tekrardan asıl ebadına göre yazılır.

image004.20100621132848.jpg


Tamamlanma süresi, istifi hazır bir yazı ise 15- 45 gün arası; istifi hazır olmayan bir yazı ise bu süre istifin yoğunluğuna bağlı olarak 3-4 ay sürebilir.

Yazıları kubbelere hangi tekniklerle, hangi aşamalardan geçerek, hangi malzemelerle nasıl bir zemin üzerine tatbik ediyorsunuz?

Yazı tamamlandıktan sonra iğneli kalıp hazırlamak suretiyle, zemini düzeltilmiş alan üzerine, kömür tozu vasıtası ile silkelenir. Nakkaş kömür tozu izlerinin üzerinden takip ederek itina ile yazıyı vücuda getirir. Nakkaş pigment, toz ya da akrelik boyalar yardımıyla sanatını tatbik eder.

Süleymaniye Camii’nin kubbesinde Fatır Suresi’nin 41’inci ayeti yer alıyor. Devasa kubbedeki hemen her bir harfin büyüklüğü yaklaşık 2 metre… Bu kadar büyük yazıların asılları ne üzerine yazılmış olabilir?

Osmanlı döneminde de parşömen türevi kâğıtların bulunduğunu biliyoruz. Bu kâğıtlar birbirine eklenerek kalıplar çıkarılıyordu.

Takriben orta büyüklükteki bir camiinin yazıları ne kadar zamanda kubbeye işlenebilir?
Yaklaşık 3-5 ay arası bir zaman alır. Yalnız yazı değil, bunun etrafını süsleyen kalemişleri de bu sürenin içindedir.

İstanbul’daki bazı kadim camiler hat sanatı sergisi gibi… Kubbe ve kuşak yazılarıyla öne çıkan camiler hangileridir?

Süleymaniye, Sultanahmet, Nuruosmaniye, Cihangir, Nusretiye ve son dönem olarak da Şişli Merkez Camii’ni bu sorunuza cevap sadedinden söyleyebilirim.

image006.20100621132922.jpg



Cihar Yar-i Güzin levhalarından bahsettiniz. Ayasofya Camii’nde de devasa büyüklükte yazılar var. Bunların Cumhuriyetin ilk dönemlerinde camiden çıkarılmak istendiğini, fakat levhaların kapıdan çıkarılamayınca depolara kaldırıldığını ve bilahare tekrar yerine asıldığını biliyoruz. Konuyu bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Ayasofya Camii müzeye çevrildiği dönemde levhaların indirilmesi ve Topkapı Sarayı’na kaldırılması gündeme gelmiş fakat levhalar 7.5 m. çapında olduğu için kapılardan çıkarılamayınca bir kenarda muhafaza edilmiştir. Bu yazılar daha sonra Ekrem Hakkı Ayverdi ve İbn’ül Emin Mahmut Kemal İnal Beylerin maddi ve manevi gayretleriyle tekrar ait olduğu yere; Ayasofya’ya asılmıştır. Allah onlardan razı olsun… Yoksa hat sanatı tarihimizin en büyük ve nadide hat levhaları mahvolup gidecekti…


Son olarak neler söylemek istersiniz?

Son söz olarak günümüzde yozlaşan ve geleneğinden tamamen uzaklaştırılarak bina edilen camilerimizin mimarisi olduğu kadar iç mekân tezyinat ve yazıları da ne yazık ki içler acısıdır.

image008.20100621132952.jpg


Hattat Hüseyin Kutlu Hoca’mın “İstanbul’da cami yapan kişilerin ya da dernek sorumlularının öncelikle Süleymaniye’yi ve Sultanahmet’i görmeden bu işe yeltenmemeleri gerekmektedir” sözleri, ne kadar yerli yerinde bir tesbittir. Bir de eski eser restorasyonları var. Özellikle Vakıflar, işleri, ehil ustalara, sanatkârlara vermek yerine müteahhitlere ya da taşeron firmalara vermektedir. Taşeron firmalar eski eserleri adeta tahrip ederek geleneğinden uzaklaştırmaktadır. Son olarak Süleymaniye Camii örneği karşımızda... İhtilal dönemi ustaları ihtilalci mantığıyla hareket ederek orijinal çinilerin üzerini betonla sıvamış. El insaf yahu! Edeb ya hu! Böyle gidersek torunlarımıza bırakacağımız mirasımız ne olacak? Bu mühim konunun yetkili mercilerce ele alınıp değerlendirilmesi bizim en büyük dileğimizdir.

banner53
Yorumlar (4)
Resul Korkut 11 yıl önce
Elinize, gönlünüze sağlık......
Allah hizmetlerinizi daim ve bereketli eylesin......
Şefika Ülker 11 yıl önce
maşallah subhanallah
GÜLNİHAL HAT MALZEMELERİNDEN 11 yıl önce
büyük ustaların yazıları yüksekte olur.HATTAT HOCALARIN yazılarıda yüksekte olur.Yazılarını yükseklerde görmek üzere hepsine başarılar dileriz.
Kadir Üsküdari 11 yıl önce
kubbeyi bir sema gibi süsleyen, bizi biz yapan hat sanatçılarımıza müteşekkiriz.
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?