banner39

Küçükköy'de bir zırh ustası

Kadir Kaçar, Küçükköy’deki evinin bir odasına kurduğu tezgâhında yıllardır geleneksel sanatlarla ilgileniyor...

Kültür Sanat 10.12.2012, 16:55 10.12.2012, 16:55
Küçükköy'de bir zırh ustası

İbrahim Ethem Gören/ Dünya Bülteni

Kadir Kaçar usta bir şahsiyet. Aslen kuyumcu ustası olan Kadir Kaçar, Kapalıçarşı'da kuyum ustası olarak 20 yıl çalışmış. Kuyumculuğun inceliklerini Kapalıçarşı'da Süryani bir ustadan öğrenen Kaçar, yıllarca altın ve gümüş mücevherat tasarımı yapmış... Altını, gümüşü keserek, işlemiş... Bazen kolye, bazen bilezik, bazen yüzük, bazen de bileklik yapmış... Altın, gümüş kesme işi onu naht sanatına yönlendirmiş...

Beş yıldan bugüne kadar Küçükköy'deki evinin bir odasına kurduğu tezgâhında, gönlünü öz sanatlarımıza kaptıran sanatkârlar ve öğrencileri için makta, kalemtıraş, hat bıçağı, mühre yapan, ahşap, metal, sedef vb. malzemelerle naht sanatına yeni eserler kazandıran Kaçar'la sanatı ve zanaatı üzerine hasbıhal ettik...

Kadir Kaçar'la yaptığımız sohbette konu konuyu açtı... Mahza sünnet olduğu için zırh yaptığını söyledi Kadir Usta: "Sevgili Peygamberimizin de (sav) bir zırhları vardı. Bizim, niye olmasın? Sizin zırhınız niye yok! Zırh yapmaya işte böylece başladım... Emek, sabır ve kabiliyet birleşince iyi bir zırh ortaya çıkar. Sağlam bir zırhı, sıkı bir çalışmayla üç haftada örebilirsiniz... Zırhları teberrüken örüyorum...

ZIRHI SÜNNET OLDUĞU İÇİN ÖRÜYOR

Zırhı niçin örüyorum biliyor musunuz? Sadece ve sadece sünnet olduğu için... Efendimizin (sav) zırhları vardı... Savaşlarda zırhlarını giyerek ordusunun önüne geçerlerdi... Peygamberimizin (sav) yayları, kalkanları ve miğferi vardı... Yay ve kalkan yapmak da hedeflerim arasında... Yakın zamanda inşaallah bir de miğfer yapacağım... Miğfer giymek sünnettir. Sevgili Peygamberimizin (sav) Mekke'nin fethi esnasında başında miğferi bulunuyordu...

"Efendimizin zırhı vardır" dedim... Evet, Kâinatın Efendisi'nin (sav) tam 7 adet zırh gömleği vardı. Efendimizin zırhları Uhud'da, Bedir'de üzerindeydi... Peygamberimizin (sav) zırh gömleğinin göğsünde ve arkasında gümüşten iki halka bulunuyordu. Keyfiyete bakın İbrahim Bey, Peygamberimiz (sav) vefat ettiği sırada, zırh gömleklerinden birini ev halkının mutfak ihtiyaçlarını temin etmek için Ebüşşahm adındaki Yahudi'ye otuz sa' arpa karşılığı rehin bırakmış bulunuyordu...

"TİRKEŞ NEDİR BİLİR MİSİNİZ?"

İşte bunun için zırh yapıyorum... Sünnet olduğu için; çocuklarıma miras bırakmak için... Miras demişken, Osmanlı Cihan Devleti'nin kurucusu Osman Gazi de vefatında zırhını miras bıraktı... Osman Dede'mizin miras terekesinde zırhın yanına sarık bezini, at için zırh takımını, bir çift çizmeyi, birkaç sancağı, bir iki kılıcı, mızrakları, birkaç at ile koyunu ve tirkeşi de eklemeliyiz. Tirkeşin ne olduğunu da cemiyetimiz maalesef bilmiyor... Okların konduğu yer, sadak... Bir zaman, Üstad NFK "Oklar tirkeşe oylar Türkeş'e" diyerek bir seçim propaganda cümlesinde tirkeşten bahsetmiş de 40 sene önce tirkeş, milletin lügatine girmişti. Fırsat buldukça tirkeş de yapıyorum."

"HER TÜRLÜ METALİ KESİYOR!"

Kadir Usta her türlü metali kesiyor... Bakır, bronz, altın, gümüş... Küçükköy'deki evinin bir odasında kıl testeresiyle harflerin peşinden koşuyor... Vav'ın ve "nun"un peşinden... Sedef, abanoz, gül, kuka da işlem yaptığı ağaç nevilerinden bazıları... Dubai'de naht eserleri bulunan Kadir Usta, Hindistan'da kuyumcu kalfalarına kuyumculuk sanatının inceliklerini öğretmiş.  Kaçar, kısa bir süre sonra Malezya'da gidecek...

Cumhuriyet döneminde yapılan kimi cami tezyinatının kendisini üzüntüye sevk ettiğini söyleyen Kadir Usta, Mahmut Şahin Hoca'nın riyasetinde Bursa başta olmak üzere Marmara bölgesindeki camilere tezyinat Desteği sunan Şabaniye Dergâhı ustaları gibi cami tezyinat hizmetlerini fisebilillah yapıyor...

Kadir Kaçar'ı İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi'nin açılışında Prof. Zeki Kuşoğlu Hocamızla tanıştırdığımda, Zeki Hoca, Kaçar'ın kestiği bir hat eserini incelerken şöyle demişti: "Elin güzel. İyi iş çıkarmışsın. Lakin daha iyi eserler verebilmen için iyi bir hattat bul ve çalışmalarını o hattatın nezaretinde sürdür. Ahşap ve metal kesmede hat sanatının anatomisine vâkıf olmanız lazım. Yazıyı iyi bilmeden sanatınızı devam ettiremezsiniz. Ben uzun yıllar Hasan Çelebi Hoca'dan ders aldım."

"KEM ÂLETLE KEMÂLÂT OLMAZ!"

Küçükköylü Kadir Usta'yı dinlemeye devam ediyoruz: "Kem âletle kemâlât olmaz demişler... Kalemtıraş pürüzsüz olmalı... Hattatlar kamışkalemlerini neyle açar... Tabii ki bizim yaptığımız kalemtıraşlarla... Kamış kalemi yağ gibi kesmeli... Kalemtıraşta fildişi, kemik ve boynuz gibi sert ve değerli malzemelerin yanında abanoz, padok maun, pelesenk ve wenge ağacı gibi sert ağaçları tercih ederim... Maktaları da imkân nisbetinde kaliteli malzemelerden yaparım. Fildişi, abanoz, padok maun, pelesenk ve wenge ağacı gibi sert ağaç parçalarını bulursam ne âlâ... Bunları bulamazsam kemik ve boynuzdan yaparım maktalarımı..."

"ELİF'E VE NÛN'A SELÂM OLSUN..."

Tezyinat, yeniden yapma, tamir etme, restorasyon, oymacılık ve sedef kakmacılık Kadir Usta'nın ahşap ile ünsiyeti sonucunda sanata ve zanaata dönüşen fiilleri. Mümkün mertebe kaliteli ve özelliği olan malzemeler kullanan ve nadir bulunan malzemeleri tercih eden Kadir Usta'nın sanatseverlere mesajı şöyle:

"Gerek sanat ve de gerekse zanaat kolay değildir... Bilgi, birikim, deneyim, sabır, emek, kanaat ve azim bir araya gelince karşınızdaki problem dağ gibi olsa bile üstesinden gelebilirsiniz. Ben oldum denilince olunmaz... Uzun yıllar, azimli çalışma ile bir usta gözetiminde bir yerlere ulaşılabilir: 'Elif'e; nun'a, vav'a, selâm olsun..."

banner53
Yorumlar (1)
Sedat.. 8 yıl önce
Sanatçı olmak ve o zanaatı helede sünnet için yapmak ne güzel bir duygu yapan kişi için.İlgi çekici konuları ve bunlarla özdeşen sanatçıları bizlerle paylaşan yazara saygılarımı sunuyorum.Her daim yeni söyleşilerinizi, yazılarınızı sabırsızlıkla takip ediyoruz.
10
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?