banner39

Küre-i Arzda Nüfus-i İslâm

Kültür Sanat 02.11.2019, 11:36
Küre-i Arzda Nüfus-i İslâm

Ali Okumuş

Osmanlı Devleti’nin nüfus yapısını değişik açılardan ele alan, özellikle son yıllarda birçok çalışma yapıldı. Osmanlı arşivlerinde bulunan nüfus, temettuat ve öşür defterleri kullanılmak suretiyle yapılan araştırmalar çeşitlendirildi. Ancak tarih araştırmalarında dünya nüfusu ve bu nüfusun içerisinde yer alan Müslümanların miktarıyla ilgili hayli eksiklikler bulunmaktadır.

Günümüzde ülkelerin nüfusu, etnik yapısıyla birlikte en küçük ayrıntılarına kadar büyük oranda tespit edilebilmektedir. Ancak 1920’lerde dünyada yaşayan Müslümanların nüfusunu, miktar olarak belirlemek bir hayli zordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Kültür Müdürü olan Mübarek Galib Eldem (1871-1938), bu eksikliği göz önünde bulundurarak dünyadaki Müslüman nüfusu rakamsal ve istatistiksel olarak ele alan bir çalışma yapmıştı. Küre-i Arzda Nüfus-ı İslam: Vesaike Müstenid İstatistikler ismini verdiği bu çalışma, Matbaa-yı Amire tarafından 1922’de yayınlandı.

O günden beri sınırlı sayıdaki akademisyen tarafından bilinen ve çok azının ulaşabildiği bu eseri, ORDAF üyelerimizden Doç. Dr. Ali Satan yeni harflere aktardı ve kitap Marmara Üniversitesi tarafından araştırmacıların hizmetine sunuldu. Ayrıca kitabın girişinde, renkli bir kişiliğe sahip olan müellif Mübarek Galib’nin biyografisine yer verildi. Temelde iki kısımdan oluşan eserin ilk kısmında nüfus istatistikleri yer alırken diğer bölümünde Galib Bey’in farklı konularda kaleme aldığı makaleleri bulunmaktadır.

Ali Satan’a göre; bu eser 1920’li yıllarda Müslüman nüfusun doğru ve güvenilir bir şekilde ortaya konabilmesi amacıyla yazılmıştı. Böyle olmasına rağmen bu tarihten sonraki Anadolu, Balkanlardaki Türk ve Müslüman nüfusuna yönelik istatistiklerde ve Asya, Avrupa, Afrika, Amerika ve Avustralya Müslüman nüfusu hakkında yapılan araştırmalarda göz ardı edilmiştir. Bu eserin, yerli ve yabancı nüfus tarihiyle uğraşan bilim adamlarının dikkatlerinden kaçması onun yetersizliğinden ileri gelmiyordu. Aksine ilgili kişiler, eserin varlığından haberdar değillerdi. Dolayısıyla kitabın yeni harflerle neşredilmesi önemli bir ihtiyacı gidereceği gibi ulaşılabilir olmasını da kolaylaştıracaktır.

Kitap yeni harflere aktarılırken yazarın üslubu bozulmamış ancak bugün artık kullanılmayan bazı kelimelerin yerine yaygın kullanımları tercih edilmiştir. Öte yandan Mübarek Galip, eserini hazırlarken yaşadığı devrin en önemli araştırmalarına müracaat etmişti. Neredeyse tamamı Fransızca olan bu eserlerin yanı sıra Osmanlı coğrafyası ile ilgili bilgiler verilirken salnamelere atıfta bulunduğu görülmektedir. Yazar, müracaat ettiği eserleri kitabın girişinde liste halinde vermiş ayrıca hemen her satırda bunlara atıfta bulunmaktan da çekinmemiştir. Böylece okuyucunun, en ufak bilgiyi bile yazarın nereden aldığını görmesi sağlanmıştır.

Eserindeki tablolarda Mübarek Galib, ülkelerin sadece mevcut nüfuslarını vermekle yetinmemiştir Kitapta nüfusu aktarılan ülkenin, önce 1916 yılındaki genel nüfusu, arkasından sırasıyla Sünni mezhebine mensup olanlar, Şii mezhebine tâbi olanlar, Müslümanların umumi nüfusa göre yüzdeleri, Müslüman nüfusunun yekûnu, bu yekûnun 1897, 1905 ve 1917’deki miktarları da ayrı ayrı gösterilmiştir. Böylece bir tabloda bir ülke veya bölge için sekiz ayrı bilgi okuyucuya sunulmuştur. Ayrıca yazar bu bilgileri dikkate alarak çeşitli değerlendirmelerde de bulunmaktadır; bazen nüfus artış hızını, bazen rakamların sıhhati hakkında varsa şüphelerini de okuyucuyla paylaşmaktadır.

Yazar bunlara ilaveten bir araya getirilmesi son derece zor olan bütün dünya Müslümanlarının bölgesel, etnik özellikleri hakkında da kısa bilgiler vermektedir. Eserde, sırasıyla Avrupa, Asya, Avustralya, Afrika ve Amerika kıtalarındaki ülkeler tek tek ele alınmakta ve buralarda yaşayan Müslümanların nüfus miktarları verilmektedir. Ayrıca o tarihlerde İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Avrupalı devletlerin sömürgesi olarak bulunan ülkeler ve buralarda yaşayan Müslüman nüfus ile ilgili ayrıntılı bilgiler de yer almaktadır.

1920’li yıllarda dünyada ne kadar Müslüman’ın yaşadığına dair kesin bir bilginin olmadığını söyleyen müellif, o yıllarda dünyada yaşayan Müslüman nüfus için 200 milyon ila 340 milyon arasında değişik tahminlerin yapıldığını bir tablo ile göstermektedir.

Henüz Cumhuriyet’in ilân edilmediği bir dönemde kaleme alınan bu eser, aynı zamanda Ankara Hükümeti ve TBMM’nin İslam dünyası ile yakından ilgilendiğini göstermesi bakımından da ayrıca kayda değerdir. Ali Satan’ın tespitine göre, Mübarek Galib’in çalışması çok acı bir hakikati ortaya çıkarmıştır ki, o da 340 milyon Müslümandan; Türkiye, İran ve Afganistan’da yaşayan yaklaşık 30 milyonu hariç, kalan 310 milyonun 20. yüzyılın ilk çeyreğinde hür ve bağımsız olmadığı gerçeğidir. Birinci Dünya Harbi sonrasında kurulan yeni dünya düzeninde ortaya çıkan bu korkunç tablonun ve bunu görünür kılan elinizdeki çalışmanın, Ankara’nın Hilafet kurumuna yaklaşımında etkili olduğunu ileri sürülebilir.

Marmara Üniversitesi tarafından dijital olarak yayınlanan kitabın tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://katalog.marmara.edu.tr/muyayinevi/YN863.pdf 

banner53
Yorumlar (0)
11
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?