banner15

Kürt Hikayeleri Türk Edebiyatında

Demokratik açılımdan sonra hızla artan Kürt eserler Türk edebiyatına girerken, Yazar Necdet Karasevda yörede halk destanı olarak bilinen kürt hikayelerini kitaplaştırdı

Kürt Hikayeleri Türk Edebiyatında

Aşk romanları ile gündeme gelen Anadolu Yazarlar Birliği Genel Başkanı Necdet Karasevda'nın 7 kitabından ikisi kürt halk hikayelerini konu alıyor. "Mem ile Zin" ve "Devriş ile Adule" isimli hikayeler Türk Edebiyat Dünyasındaki yerini aldı.

Ahmed-i Hani'nin Mem 'u Zin eserinden alınan ve 3 yılda 4 baskı yapan "Mem İle Zin", "Leyla ile Mecnun" gibi bir aşk hikayesi.

Karasevda'nın diğer bir eseri ise "Devriş ile Adule" romanı. Urfa'nın Karacadağ yöresinde geçen acıklı aşk hikayesinin anlatıldığı romanın kahramanları sevdiği kız için ölüme giden Devriş ile göz göre göre ölüme gitmesine izin vermeyen Adule.

Geçmişte yaşanan olayların burada yaşayan toplumların ortak değeri olduğunu ifade eden  yazar Necdet Karasevda "Hükümetin Milli Birlik ve Kardeşlik projesinin bu coğrafyanın kronik sorunlarına çözüm olacağına inanan biriyim. Bakanımız Faruk Çelik'in gündeme getirdiği ayırımcılığı ortadan kaldıracak çözümlerinin başlama noktası Urfa olması çok önemli. Herşeyden önce bütün dinlerin ortak atası Hazreti İbrahim'in burada yaşaması, insanlığın buradan yayılması bu projeyi çok değerli kılıyor. Urfa açılım için hem din ekseninde hem de toplum ekseninde güzel bir nokta. Urfa Irklar açısından da önemli bir şehir. Urfa coğrafyasında yaşıyan ırklarla bir panzehir olabilir. Çünkü burada Kürtler, Türkler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler bir arada yüzyıllarca sorunsuz yaşamış. Farklı kültürler halen bir arada yaşıyor. Müslümanlığın yanısıra, Aleviler, Yezidiler yüzyıllardır bu topraklarda birlikte kardeşçe yaşıyorlar. Kız alıp vermişler.  Birlikte sevinmişler birlikte ağlamışlar. Urfa böyle sentezci bir kent. Urfa kendisinde var olan değerleri diğer değerlerle birleştirmiş harmanlamış. Urfa tarih boyu önemli bir merkez. Urfa'da kardeşliğin senfonisini dinliyoruz.  Bende bu coğrafyada yaşayan edebi değerleri, kültürel değerleri gözönüne getirmek adına  halk tarafından bilinen fakat yazılı hale gelmemiş hikayeleri su yüzüne çıkarmaya çalışıyorum. " diye konuştu.

"Devriş ile Adule" Acıklı bir Halk Hikayesi

Osmanlı'nın kargaşalı döneminde yöredeki sorunları çözmek için Milli Aşiret Lideri, İbrahim Ağa'yı başkent İstanbul'a çağıran Padişah, İbrahim Ağa'ya, Paşa ünvanı ile Urfa'daki aşiretleri birleştirme görevini  verir. Urfa'ya geri dönen İbrahim Paşa, yöredeki tüm aşiretleri toplayarak Milan Aşiret Konfederasyonunu oluşturur.  Bu oluşuma girmeyen Arap Gesi aşireti ile Türkmen Karakeçi aşireti İbrahim Paşaya meydan okuyunca,  Paşa bunun üzerine bu iki aşireti bezdirmek için kuyularına el koyuyor, topraklarını kendisi işliyor. Bu iki aşiret İbrahim Paşa'ya başkaldırınca aralarında zaman zaman kavgalar çıkıyor. 
Kitaba konu olan İbrahim Paşa'ya bağlı Yezidi Şerki aşiretinin genç lideri Avbde, İbrahim Paşa'nın bacısı Rahime'yi seviyor.  Paşa bunu duyunca kız kardeşini Avbde istemeden Urfa'da şehir merkezinde biriyle evlendiriyor. Paşa ile Yezidiler arasında gizli bir rahatsızlık başlıyor. Rahime çok geçmeden verem hastalığına yakalanıp ölüyor. Avbde, ise Suruç'tan bir kızla evleniyor.  Avbde'nin bu kadından Devriş ve Sadun isimli 2 oğlu oluyor.

Romanın  asıl hikayesi buradan başlıyor.

Yörede dengbejlerin söylediği, ağıtlara konu olan Devriş delikanlı yaşında iyi bir savaşçı. Bu gençte İbrahim Paşa'nın kızı Adule'ye aşık oluyor. Bundan rahatsız olan Paşa, Yezidileri o bölgeyi terk etmesini isteyince, Şerki aşireti üyeleri oradan gitmek zorunda kalıyor. 
Karakeçililer İbrahim Paşa'ya karşı savaş ilan edince Paşa güç kaybetmek istemediğinden bir taşla 2 kuş vuracak bir plan kuruyor. Yezidilere haber gönderen İbrahim Paşa Karakeçililerle savaşmasınıa karşılık kızı Adule'yi Devriş'e vereceğini vaad ediyor. Devriş'in babası Avbde bunu kabul etmesede oğlu Karakeçililere yenileceğini bile bile bu savaşın komutanı olmayı kabul ediyor.  Adule silah ve sayıca az olan Devriş'in savaşa  gitmesini istememesine rağmen sevdiği kız uğruna ölüme giden Devriş savaşta ölüyor. 
Adule orada şimdi halen dengbejlerin dilindeki "Delal" ağıdını yakıyor. 
Yörede bunun gibi bir çok hikaye dilden dile dolaştığını ifade eden Karasevda "Bu hikayeler yazılı hale getirilmemiş halen dengbejlerin dilinde" dedi.

Kaynak: Sanliurfa.com

Güncelleme Tarihi: 24 Ağustos 2011, 12:09
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35