banner15

Mustafa Dede'nin Mushaf-ı Şerif'i torunlarından vefa bekliyor!

Osmanlı hat sanatının simge şahsiyetlerinden Mustafa Dede’nin Mushaf-ı şerifi kaçırılarak Londra’da Christie’s müzayedesinde satışa çıkarıldı.

Mustafa Dede'nin Mushaf-ı Şerif'i torunlarından vefa bekliyor!

İbrahim Ethem Gören / Dünya Bülteni

Osmanlı hat sanatının kurucu şahsiyetlerinden Şeyh Hamdullah’ın oğlu Hattat Mustafa Dede’nin nesih hatla yazdığı Mushaf-ı Şerif, Londra’da Christie’s müzayedesinde satışa çıkarıldı.

Kamuoyu, Hattat Mustafa Dede’nin göz nurunu barındıran Mushaf-ı Şerif’in ait olduğu yere, Türkiye’ye getirilmesi için tüm ilgililerin ve özellikle Kültür Bakanlığı yetkililerinin seferber olmasını bekliyor.

'İNGİLTERE'DE TARİHİ KUR'AN-I KERİM'İN SATIŞI DURDURULDU' BAŞLIKLI HABER İÇİN TIKLAYIN

16’ıncı yüzyılın ilk çeyreğinde yazılan ve Türk hat sanatı tarihi için oldukça önemli olan Mustafa Dede’nin nesih hatla kaleme aldığı Mushaf-ı Şerif, Londra’da 26 Ekim Çarşamba günü düzenlenecek olan müzayedede 180 bin Pound (Yaklaşık 900 bin TL) başlangıç fiyatıyla satışa konu ediliyor.

16’INCI YÜZILIN EN ÖNEMLİ HATTATLARINDAN BİRİ

16’ncı yüzyılın ilk yarısında kadim hat sanatımıza birbirinden âlâ eserler ve yeni ustalar kazandıran Mustafa Dede’nin göz nurunu barındıran Mushaf-ı Şerif yazıldıktan iki asır sonra 18’inci yüzyılda tezhiplenmiş.
Siyah is mürekkebiyle yazılan 330 sahife tutarındaki Mushaf-ı Şerif Osmanlı hat ve tezhip sanatının tüm ustalıklarını gözler önüne seriyor.

Serlevha, ketebe sayfası, hizip, cüz, secde ve sure gülleri ile duraklar ve sure başları birbirinden farklı tezhip formlarıyla bezenmiş olan Mushaf-ı Şerif’in tüm sahifelerine altın cetvel çekilmiş.

SURE BAŞLARI BAŞLI BAŞINA SANAT DEĞERİNİ HAİZ

Sürme altın zemin üzerine beyaz zırnık mürekkebiyle sülüs hat nevinde kaleme alınan sure başı tezyinatı Osmanlı kitap sanatlarının ulaştığı baha biçilmez sanat izzetini gözler önüne seriyor. Çevresi altınla tahrirlenen sure başları çiçek bahçesini andıran bitkisel motiflerle tezyin edilmişmiş; dış çerçeve kenarları da stilize çiçek motifleriyle süslenmiş. Ketebe sayfasında da müzehhip tüm ustalığını göstererek Kelâm-ı İlahi’nin ulviliğine atıfta bulunmuş.
Cildinde sahtiyan üzerine yeşil rengin hâkim olduğu tezyinatta hurma yaprakları motifi tercih edilmiş. Mushaf-ı Şerif, Osmanlı kadim cilt sanatının tüm özelliklerini üzerinde barındırıyor.

Christie’s şirketinin 26 Ekim Perşembe günü düzenleneceğini ilan ettiği müzayedenin Osmanlı ve Hint Sanatında Kilim ve Hat Bölümünde teşhir edilmekte olan Mushaf-ı Şerif hakkında detaylı bilgiler mezat şirketine ait web sitesinin aşağıdaki linkinde yer alıyor.

http://www.christies.com/lotfinder/Lot/quran-signed-mustafa-dede-ottoman-turkey-first-6100546-details.aspx 

CERUTTI: GÜZEL VE ÖZEL OBJELER KÜLTÜRLERİN ÖNEMLİ UNSURLARINI OLUŞTURUR!

Christie’s Ceo’su Guillaume Cerutti uzmanlık alanlarının sanat, müşteriler ve deneyim üzerine inşa edildiğini belirtiyor. “Güzel ve özel objelerin insanların ve kültürlerin en önemli unsurlarından olduğuna inandığını belirten Guillaume Cerutti, Türk hat sanatının en nadide eserlerinden olan Mustafa Dede’nin Mushaf-ı Şerif’ini eşit şartlarda yapılacak olan müzayedede en fazla pey veren koleksiyonere satmanın telaşı içerisinde!

MEZATA KABÜLDE HASSASİYET GÖSTERİLMELİ

Müzayede şirketlerinin mezatlara eser kabulünde daha hassas olmaları, tarihi kıymeti haiz eserlerin nasıl elde edildiğini araştırması, fatura yahut sahiplik/koleksiyonerlik belgesi sorması meslek ahlakının bir gereği. Netice itibarıyla Türkiye’den bir hat taciri Mustafa Dede’nin göz nurunu Türkiye’den Londra’ya kaçırarak satışa konu etti. Cristie’s gibi namı olan (!) şirketlerin ofislerine getirilen her şeyi kabul etmemeleri ve meta olarak gördükleri eserlerin menşeine dair titiz bir araştırma yapmaları gerekiyor.

TARİHİ HAT SANATI ESERLERİMİZİ MUHAFAZA EDEMİYORUZ

Maalesef bu toprağın sanatkârlarının ortaya koyduğu medeniyetimize ait binlerce tarihi eser yurt dışına kaçırıldı. Şu husus net bir hakikattir: Kanunla korunan/korunması gereken asar-ı atikamıza, hat levhalarımıza ve Mushaf-ı Şerif’lere sahip çıkamıyoruz.

Ustasının elinden çıktıktan sonra 100 yılı geride bırakan sanat eserlerinin Türkiye dışına çıkartılması, satılması, ticarete konu edilmesi yasak olduğu halde maalesef eserlerimiz birbiri ardına ya yurtdışındaki koleksiyonlara kaçırılıyor, yahut müzayedelerde satışa çıkartılıyor. Ve yine maalesef Eternal Letters isimli kitapta Sharjah İslâm Medeniyeti Müzesi’nde Abdurrahman El Üveysî’nin koleksiyonunda sergilenen hat levhalarının önemli bölümü her nasılsa Türkiye’den kaçırılmış. El-Üveysi’nin koleksiyonu memleketimizden, şahıslardan, müzayede organizasyonlarından temin edilerek Sharjah’a nasıl götürüldüyse (!) aynı şekilde Mustafa Dede’nin Mushaf- Şerif’i de Londra’ya kaçırılmış.

LONDRA’YA KAÇIRILAN ŞEYH HAMDULLAH’N MUSHAF-I ŞERİFİ 1990 YILINDA TÜRKİYEYE GETİRİLMİŞTİ

Hattat Mustafa Dede’nin babası Şeyh Hamdullah’a ait bir Mushaf-ı Şerif de Türkiye’den İngiltere’ye kaçırılmıştı. Londra’da Sotheby’s firmasınca 26.4.1990 tarihinde düzenlenen müzayedeye Kültür Bakanlığı da iştirak ederek kıymetli emanetimizi satın alarak Türkiye’ye getirmiş, bilahare tıpkıbasımı yaptırılmıştı.

SATIŞ İPTAL EDİLMELİ

Osmanlı hat sanatının simge şahsiyetlerinden Mustafa Dede’nin Mushaf-ı şerifinin bu kadar kolay bir şekilde yurt dışına kaçırılmaması gerekirdi. Bunu engelleyemedik. Bundan sonrasında en azından bir koleksiyonerin uhdesine geçmemesi, şahıs elinde kalmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

KÜLTÜR BAKANLIĞI DEVREYE GİRMELİ

Kültür Bakanlığı’nın devreye girerek eserin satışının durdurulması, devlet ilindeki koleksiyonlar içinden çıkıp çıkmadığının envanter araştırılmasını yaptırarak tesbit etmesi, son şık olarak da müzayedeye iştirak ederek bu kıymetli hatıranın Türkiye’ye getirilmesini temin etmesi lazım geliyor.

Bundan sonrası için de bize emanet olan kıymetli mirasın yabancıların eline geçmemesi için yetkililerin hassasiyetlerini en yüksek perdeden göstermesi gerekiyor.

Mushaf-ı Şerif’teki “Sevvedehû abdü’l-müznip Mustafa Dede ibn-i Hamdullah el-marûf’ubni Şeyh hamiden lillahi teala ve musalliyen ala nebiyyihî” ketebesi Türk makamlarını harekete geçirmesi gereken önemli bir ibare olarak yaban ellerden; steril müzayede salonlarından kurtarılmayı bekliyor.

Prof. Dr. Mustafa Serin, Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne yazdığı Mustafa Dede maddesinde Hz. Pir’in serencamını aşağıdaki ifadelerle günümüz insanının irfanına arz ediyor:

HATTAT MUSTAFA DEDE

“900 (1495) yılında Amasya’da doğdu. Osmanlı hat ekolünün kurucusu Şeyh Hamdullah’ın oğlu ve Anadolu’nun yedi büyük hat üstadından (esâtîze-i Rûm) biridir. Eniştesi Şükrullah Halife ile birlikte Şeyh Hamdullah yolunu ve silsilesini talebe yetiştirerek devam ettirmiştir. Mustafa Dede ile Şükrullah Halife soyundan Derviş Mehmed b. Mustafa Dede, Hamza b. Mustafa Dede, Hasan b. Hamza, Pîr Mehmed b. Şükrullah, Ahmed b. Mehmed b. Şükrullah ve Hasan Üsküdârî gibi seçkin hattatlar yetişmiştir.

Mustafa Dede aklâm-ı sitteyi Şeyh Hamdullah’tan öğrendi. Ancak babasının vefatından sonra yazısını Abdullah Amâsî’ye devam etmek suretiyle geliştirdi. Kahire’ye giderek orada bulduğu Şeyh Hamdullah murakka‘larını inceledi, bu sayede hattını daha da güzelleştirdi. Hac vazifesini yerine getirdikten sonra İstanbul’a döndü. Üsküdar’da talebe yetiştirmekle meşgulken yanlış bir tedavi sonucu kırk beş yaşında öldü (“Gitti dedem cennete” [945]). Kabri Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’nda babasının yanındadır.

Hattı metin, üslûbu zarifti. Babası seviyesinde yazardı. Sanat dünyasına mushaf, en‘âm, cüz, murakka‘ ve kıta olarak eserler kazandıran Mustafa Dede’nin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde murakka‘ ve kıtaları (Emanet Hazinesi, nr. 2099-2107, 2299), mushaf-ı şerifi (nr. Y 406), Kehf sûresi (nr. 407), en‘âm-ı şerifi (nr. 305, 306, 402); İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde Kur’ân-ı Kerîm’i (AY, nr. 6566, 6625), murakkaı (AY, nr. 6508); Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nde murakkaı (nr. 256); Konya Koyunoğlu Müzesi’nde Kur’ân-ı Kerîm’i (nr. 9963) bilinen eserlerindendir. Tuhfe-i Hattatîn’de adı geçen talebeleri arasında Gubârî Abdurrahman, Ulvî, Pîr Mehmed b. Şükrullah, Derviş Mehmed b. Mustafa, Mehmed Dal Çelebi, Ali b. Hüsâm, Hamza b. Mustafa Dede önde gelmektedir.”

 

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2017, 10:50
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35