banner15

Müzeyyen hurufât Beylerbeyi'nde

Beylerbeyi Sarayı'nda açılan karma sergide hat, tezhip, ebru, minyatür ve çiniden oluşan 68 eser görücüye çıktı

Müzeyyen hurufât Beylerbeyi'nde

İbrahim Ethem Gören/ Dünya Bülteni - Kültür Servisi

Beylerbeyi Sarayı, Türkiye'nin muhtelif bölgelerinde gelenekli sanatlara yeni eserler kazandıran sanatkârların yakın dönem çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

İstanbul'dan Bursa'ya, İzmit'ten Eskişehir ve Kütahya'ya kadar pek çok ilden sanat erbabının eserleriyle yer aldığı Beylerbeyi Sarayı'nda açılan karma sergide hat, tezhip, ebru, minyatür ve çiniden oluşan 68 eser görücüye çıktı.

Sergide ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve özlü sözler, talik, celi talik, sülüs, celi sülüs ve nesih yazı nevilerinde hazırlanarak levhaların etrafı tezhip ve halkâr süslemeleriyle tezyin edilmiş.

İlgi Sanat Evi'nin himayesinde gerçekleştirilen sergide Hat Hocası Mahmut Şahin'e çalışmalarıyla Naht Ustası Recep Ulu, Erkan Bakım, Şefika Ülker, Merve Kara, Talia Sonsaat, Elif Yeşilırmak, Elif Birkan, Yasemin Eryiğit, Beytinaz Kükrek, Cüneyt Canatan, İlker Selimler, Mafirat Onat, Şeyma Çınar, Nihal İpekçi, Nejla Kuşçu, Feyza Şen, Meral Salas, Yasemin Erenoğlu, Esra Kara,  Tülay Toğol, Cahide Abanoz, Abdullah Furat, Neslihan Duran, Zeynep Tuğ, Nurcan Aydoğan, Gülsüm Çınay, Nilüfer Çelik, Hasan Yige, Halil Karaca, Hüseyin Seyhan, Feride Altun, Semra Güler, Nurşen Karahasanoğlu eşlik ediyor.

Anadolu'da gelenekli sanatlarla uğraşanlardan mühim bir bölümü büyükşehirlerde; özellikle İstanbul'da organize edilen sergilere katılma imkânı elde edemiyor. Beylerbeyi Sarayı'nda açılan sergiye Anadolu'dan onlarca sanatkârın eserleriyle katılması bu alanda ümit vaat edici bir gelişme olarak sanat gündemindeki yerini aldı.

Etkinliği organize eden İlgi Sanat Evi'nin kurucularından Ömer Güner, Beylerbeyi Sarayı'nda sergi açmanın misyonunu "Geçmişten gelen sanatımızı günümüz sanatçılarıyla geleceğe taşımak" cümlesiyle özetliyor.

Beylerbeyi'ndeki etkinlik, İlgi'nin ilk sergisi olma özelliğini haiz. Şu cümleler de Ömer Güner'e ait: "Beylerbeyi Sarayı'nda sergi açma amacımız Anadolu'da  İslâm sanatlarına gönül vermiş, bu sanatlarımızın gelişmesi için büyük gayretler gösteren sanatçı kardeşlerimizin de İstanbul'da eserlerini tanıtmaları ve çalışmalarını sergilemeleri açısından önemli bir gelişme kanaatimizce.  Bu sergiyi Beylerbeyi Sarayı'nda açmakla hem İstanbul'daki sanatseverlere hem de yabancı turistlere  öz sanatlarımızın ne denli değerli olduğunu gösterme imkânımız oluştu."

İSTANBUL'UN NURU EYÜP SULTAN HAZRETLERİ'NDEN RİYAVET EDİLEN 40 HADİS SERGİSİ 30 EYLÜL'DE...

Ömer Bey, hasbıhalimizde gündemlerindeki yeni projelerinden de bahsetti: "Mahmut Şahin hocamız ve talebeleriyle  Eyüp Belediyesi'nin destekleriyle 11 aydır üzerinde çalıştığımız "İstanbul'un Nuru Eyüp Sultan Hazretleri'nden Rivayet Edilen 40 Hadis" sergimizi 30 Eylül 2013 tarihinde Eyüp Belediyesi Kültür Merkezi'nde açacağız.

Bu sergiye başta İstanbul'dan olmak üzere Bursa, Eskişehir, İzmit, Ankara, Kütahya, Urfa ve Erzurum'dan 110 sanatçımız  iştirak edecek. Büyük emek ve gayretlerle son aşamasına gelen sergi hazırlıkları son yılların en anlamlı ve değerli sergilerinden biri olmaya namzet. Çalışmalarımızda bizlere destek olan tüm sanatçı kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Sizlere de sanata ve sanatçıya gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz."

HAT SANATINDA TEKÂMÜL ÇOK ÇALIŞMAKLA MÜMKÜNDÜR

Sergi hakkında görüşlerini aldığımız Bursa Şabaniye Gelenekli Sanatlar Derneği Başkanı Mahmut Şahin de İstanbul, Bursa, Kütahya, Eskişehir ve İzmit'te yıllardır birlikte meşk ettikleri talebeleriyle hat sanatının başkenti İstanbul'da sergi ortamında bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti "Hat sanatındaki geleneklerden biri de talebenin hocasına gönülden, samimi hislerle bağlanmasıdır. Hat sanatında kaleme, kâğıda, mürekkebe duyulan sevgiyle ve çok çalışmakla tekâmül edilir. Hat sanatında ilerleme çok meşkle olur.

Hat sanatı tedrisatında müzakere önemli bir yer tutar. Talebe hocasıyla, hoca talebesiyle istişare eder. Yıllar süren meşk serencamının ardından hat öğrencisi istidadı ölçüsünde fevkalade eserler meydana getirmeye başlar. Öyle bir zaman gelir ki hangi yazının talebeye; hangi yazının hocaya ait olduğunu anlamak zorlaşır. İşte hat hocasının sabırla beklediği dem bu demdir. Beylerbeyi Sarayı Sergisi öğrencilerimle 10 yıla yaklaşan dostluğumuzun neticesidir." cümleleriyle ifade etti.

SARAYA LAYIK YAZILARIN GÖLGESİNDE OLMAKTAN MUTLULUK DUYDUM

Kütahya'da VAV-Der bünyesinde hat çalışmalarını sürdüren Erkan Bakım'ın "Osmanlı Medeniyetine ait Beylerbeyi Sarayı'nda hocalarla birlikte aynı sergide yer almak nasıl bir duygu?" sorumuza verdiği cevap şöyle oldu:  "Hüsn-i Hat sanatına gönül vermiş talebelerden biri olarak bu duyguyu anlatmak zor. Osmanlı dönemindeki hat eğitimini düşünürsek bir talebe ile hocasının aynı çalışmada yer alması belki de imkânsızdı. Bu birliktelik; talebe için gurur vermesinin yanında sorumluluğu büyük, mahcubiyeti ağır bir iştir.

Yüce Mevlâ'm nasip eyledi, hocamla birlikte aynı sergide yer aldık. Allah nasip ettikçe hocamın ömür boyu talebesiyim. Burada şahsıma düşen asli görev, Hattat Mahmut Şahin hocamdan dinlediğim ve gördüğüm Hüsn-i Hat edebine riayet etmektir.

Bu sanatın gelecek nesillere bozulmadan sağlıklı bir şekilde ulaşması için, bir eserle "Ben oldum" demek çok tehlikeli bir benlik cümlesi olur. Ayrıca Vav Kütahya Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği'nin (VAV-DER) bir üyesi olarak böyle sergilerde yer almak, derneğimize daha da güç katıyor. Dernek üyesi arkadaşlarla elimizden geldiği kadar sergilere destek veriyoruz.

Bir medeniyet mekânı Beylerbeyi Sarayı'nda; en az yüzyıl öncesinde devrin hattatlarını, yazmaya çalıştığım âcizane yazıyı eleştirirken görmeyi çok isterdim. "Saraylara layık" yazıların gölgesinde ben de olduğum için mutluyum."

Beylerbeyi Sarayı'ndaki Geleneksel İslam Sanatları Sergisi'nin 12 Eylül Perşembe gününe kadar sanatseverlerin ilgisine açık kalacağını belirterek yazımıza nihayet verelim.

Güncelleme Tarihi: 10 Eylül 2013, 11:55
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35