banner39

Necip Fazıl ve siyasi partiler

Öteden beri Necip Fazıl’la yakından ilgilenen Elisabeth Özdalga son kitabında da Necip Fazıl’ı Nakşibendîlik çerçevesinde ele alıyor. Onun hiçbir siyasi partinin kendisini parti amaçları için kullanmasına izin vermediğini belirtiyor

Kültür Sanat 24.10.2014, 16:50 24.10.2014, 16:50
Necip Fazıl ve siyasi partiler

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Elisabeth Özdalga, “Kimlik Denklemleri” kitabında, din, milliyetçilik ve kimlik sorunları üzerine, gündelik tartışmaların harareti ve yerleşik tasnifler içinde alışkanlıkların esiri olmuş kavramları serinkanlı bir analize tabi tutuyor. Özdalga, kitaptaki yazılarında özellikle hem dinî ve millî kimlik arasındaki, hem İslâmcı ve milliyetçi ideolojiler arasındaki örtüşme dinamiklerini ele alıyor. Örtüşmenin etkili ve "heyecanlı" bir örneği olarak, Necip Fazıl'a bakıyor bu arada. Bu bağlamda “Türk İslâmı” tasavvurunun değişik boyutlarını inceliyor. Tasavvufi cemaatlerin ve Nurculuğun dönüşümleri hakkında yazdıkları, bu genel sorunsalın yanı sıra, başlı başına ilgiye değer sosyolojik tespitler içeriyor. Son yılların politik çoksatarı “Şu Çılgın Türkler”in bir milliyetçi manifesto ve "polemik el kitabı" olarak yorumu, seküler milliyetçiliğin analize katılmasını sağlıyor. Panorama, Alevi kimliğinin son dönemdeki dönüşümleri hakkındaki gözlemlerle tamamlanıyor. Bütün bu gözlem ve tartışmaların arka planında yer alan kimlik meselesi, kimlik kavramı ve kuramına eğilen bir makaleyle temellendiriliyor. Yine kitabın "zımnî" bir meselesi kabul edilebilecek sekülarizm, ayrıca bir makalede ele alınmakta.

Elisabeth Özdalga, aynı zamanda Cumhuriyet devrinde Necip Fazıl’ın muhalefet bayrağını yükseltişini ele alıyor. Onun bunun bedelini çok sayıda davada sanık olarak ve birtakım aşağılayıcı hapis cezalarına çarptırılarak ödediğini belirtiyor. Burada belirginlik kazanan husus, Necip Fazıl’ın diğer geleneksel Sufi karakterlerin sergilediklerinden farklılığıdır. Buna karşın o, herhangi bir siyasi partiye angaje değildir. Özdalga’ya göre, bunun sebebi, kendisinin inandığı dava için herkesi kendisinin sorgulanamaz liderliği altında bir araya getirme arzusunda aranmalıdır.

İşte bu noktada onun CHP’den MHP’ye, DP’den MSP’ye siyasi partilerle ilişkisi gündeme gelir. Özdalga, Akif İnan’dan hareketle Necip Fazıl’ın mevcut siyasi partileri kendi amaçları için kullandığını söylüyor. Ayrıcaonun hiçbir siyasi partinin kendisini parti amaçları için kullanmasına izin vermediğini belirtiyor.

Necip Fazıl’ın Türkiye’de Müslümanların siyasal bir dil kazanması sürecine yapmış olduğu katkıya da değinen Özdalga onun imanı ve cesur kişiliği ile takipçileri nazarında bir kahraman haline gelişini şöyle anlatıyor:

“ Herhangi bir popülizm ve oportünizmi barındırmayan gerçek bir seçkinci idi. Böyle bir kişilik hem dostları hem de düşmanlarında, hayranlıkla karışık bir korku yaratır. Necip Fazıl çok popüler oldu. Yalnızca bir avuç entelektüel değil, farklı geçmişleri olan on binlerce insan, pek çok konferansta onu dinlemek için bir araya geldi.”

Yaklaşık otuz yıldır Türkiye'de din sosyolojisi alanında çalışan Elisabeth Özdalga’nın kitaba yazmış olduğu sunuş ise Gezi Parkı eylemleri ve sosyal bilimler tartışmalarını özellikle de entelektüel konumla sosyalbilim pratiğini irdelemek isteyenler açısından müracaat edilecek “kısa” metinler arasında mutlaka yer alacaktır.

Elisabeth Özdalga, Kimlik Denklemleri, Çeviren: Sevgi Tuncel, İletişim Yayınları, 2014.

banner53
Yorumlar (0)
22
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?