Osmanlı halı sanatının nabzı İzmir'de atıyor

İzmir Alsancak’ta Arkas Sanat Merkezi’nde Osmanlı döneminde dokunan kıymetli halılar sergileniyor...

Osmanlı halı sanatının nabzı İzmir'de atıyor

İbrahim Ethem Gören/ Dünya Bülteni

Osmanlı halı sanatının onlarca nadide örneği İzmir’de Arkas Koleksiyonu’nda bulunuyor. Koleksiyonu İzmir Alsancak’ta Arkas Sanat Merkezi’ndeki daimi sergide ziyaret etme imkânımız oldu.

Halı sanatı ustaları, Osmanlı Cihan Devleti’nin 600 yıllık tarihi boyunca estetik eserler üretmeye devam etmiş. Osmanlı saray halı sanatının en parlak dönemi, sair tezyini sanatlarda olduğu gibi XVI. yüzyılda yaşanmış. Müteakip asırlarda (XVII. ve XVIII. Yy.) ahilik müessesesinin Anadolu coğrafyasına nüfuz etmesiyle birlikte Anadolu şehirlerinde önemli dokuma merkezleri öne çıkmış.

Yakın döneme gelindiğinde XIX. yüzyılda İstanbul’da Feshane’de ve İzmit’te Hereke’de kurulan dokuma fabrikaları ile Osmanlı saray halıcılığında yeni bir dönem başlamış. XIX. Yüzyılın sonlarına doğru Kumkapı bölgesinde kurulan atölyelerde, saray geleneğinin devamı niteliğinde çok kıymetli halılar dokunmuş.

Feshane ve Kumkapı tezgâhlarında ortaya çıkan ender halılar bir şekilde piyasadan toplanmış, çekilmiş. Bugün özellikle Feshane ve Kumkapı halılarının, ilgili müze koleksiyonları dışında yer alan örneklerinin sayısı oldukça sınırlı. Bu sebeple Feshane ve Kumkapı halıları özelinde yapılmış olan bilimsel çalışmalar da sınırlı.

HEREKE’DE ÇOK İNCE DOKU KALİTESİNDE HALILAR DOKUNMUŞ

Feshane-i Hümayun Fabrikası, Sultan II. Mahmut döneminde, ordunun fes ve kumaş ihtiyacını karşılamak amacıyla Miladi takvimin yaprakları 1833 tarihi gösterirken kurulmuş. Adını, onlarca yıl boyunca ürettiği feslerden alan fabrika bünyesinde saray ve köşkler için halı da üretilmiş. Osmanlı Sarayı mensuplarının kullanımı ve Cihan Devleti’nin misafirlerine, devlet büyüklerine ve komşu ülkelerin yöneticilerine hediye edilmek üzere dokunan Feshane halıları, bugün dünyada çok sınırlı sayıda koleksiyonda ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.

Müverrihler, 19’uncu yüzyılı Osmanlı için gerileme dönemi olarak nitelendirseler de söz konusu yüzyılda eğitimden sağlık sektörüne ve oradan sanayi alanına kadar pek çok yatırım yapılmış. İpekli ve pamuklu kumaş üretimi için Hereke Fabrika-i Hümayunu kurulmuş. Hereke’de çok ince doku kalitesinde halılar dokunmuş.

Hereke halıcılığı günümüzde yeni bir desen ve teknik anlayışla kalite ve görkemin simgesi olarak tüm dünyada öne çıkıyor.

XIX. yüzyılın ortalarından itibaren, Sivas da ipek halı üretim merkezi olarak ün kazanıyor. Osmanlı Devleti’nin halı ihtiyacını karşılamak üzere Sivas ve çevresinden İstanbul’a halı ustaları getiriliyor. Kumkapı’ya yerleştirilen halı ustaları, 1870’lerden itibaren orada bulunan atölyelerinde, kalitesi Hereke tezgâhlarıyla kıyaslanabilecek mahiyette ipek halılar dokuyor.

Yukarıdaki paragrafları, yazılı ve görsel basında pek yer bulamayan, ecdat yadigârı halı dokuma sanatımıza atıfta bulunarak, sözü Osmanlı asırlarında el emeği ve göz nuru ile dokunan birbirinden âlâ onlarca ipek halısının toplandığı merkez olan Arkas Halı Koleksiyonu’na getirmek için yazdım.

Lucien Arkas, dünyada sınırlı sayıda bulunan Feshane, Hereke, Kumkapı ve Sivas üretimi nadide halıları piyasadan, özel koleksiyonlardan toplamış, müzayedelerden satın almış. Böylelikle Türkiye’nin en önemli halı koleksiyonerlerinden biri haline gelmiş.

İzmir’de temaşa ettiğim onlarca halı kültürel değerlerimizin ortaya konması ve bize ait eserlerin tanıtılması amacıyla Arkas Koleksiyonu’nda ziyaretçilerini bekliyor.

BEDELİ, DERSAADET’TE ALTUN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR

Onlarca halı arasında Osmanlı parası şeklinde donunmuş olan halı dikkatimizi çekti. İstanbul’da 1900’lü yılların başında pamuk ve yün karışımıyla dokunan halının ebadı 95X148 cm.

Halıyı inceleyince “Osmanlı insanının sanat ve estetik anlayışı kullandıkları paraların üzerine de yansımış.” Demekten kendimizi alamadım. Halının üzerine celi divani hatla şu ibareler dokunmuş:

“Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye 4 Şubat 1332 târihli kânûn mûcibince karşılığı tamâmen tevdî edilmiş on Osmanlı liralık olarak varaka-i nakdiye

Maliye Nazırı

10 livres Turgues 10 Osmanlı lirası bedeli Dersaadet’te altun olarak tesviye olunacaktır.”

Osmanlı halı ustaları halı sanatını mücerret sanat unsuru olarak görmemiş, halıya ruhunun iz düşümlerini ve medeniyetinin irfanını da katmış.

İzmir’de gördüğüm halılarda hayat ağacı motifine sıkça yer verilmiş. Koyu mavi zeminli halıların merkezinde sarı ve kırmızı renkle çalışılmış, bir vazodan çıkan ve birbirine geçen dallar üzerinde yer alan kuş, hatayi ve penç motiflerinden oluşan hayat ağacı deseni yer alıyor.

Malum olduğu üzere hayat ağacı ruhun devamlılığına atıfta bulunurken, ağacın dallarının üzerine kondurulan kuşlar ise zamanı geldiğinde beden kafesinden uçup gidecek olan ruhu sembolize ediyor. Halı ustaları lisan-ı haliyle, sanat diliyle hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmişçesine de ahret için çalışın mesajını veriyor.

SU AKIP YERİNİ BULMUŞ!

Arkas Halı Koleksiyonu, İzmir Alsancak’taki Arkas Sanat Merkezi’nde sanatseverlerin ilgisine sunuluyor. Halıların ziyarete açıldığı merkez için de birkaç kelam edelim. Bina, 7 Eylül 1875 yılında Fransız Hükümeti’nin hizmetine tahsis edilmiş. 11 Ağustos 1904 yılında meydana gelen depremde zarar görerek Mimar Emmanuel Pontremoli tarafından beyaz mermerden inşa edilerek 1906 yılları arasında tamamlanmış.

Tarihi binanın denize bakan bölümü Arkas Sanat Merkezi adı altında uluslararası bir sanat merkezine dönüştürülerek sanatseverlerin hizmetine sunulmuş. Arkas Holding tarafından restorasyonu ve bakımı gerçekleştirilen tarihi bina İzmir’in sembol yapılarından biri olma özelliğini haiz.

Arkas Koleksiyonu’na Osmanlı Cihan Devleti asırlarında tezgâhlardan çıkan, el gelmeği, göz nuru, usta işi çok özel halılar toplanmış. Abdülhamid Han’ın seccadelerini dahi son cümleye ilave etmemiz gerekecek. Seccade kişiye ait çok özel bir eşyadır. Devlet büyüklerine ait bu türden özel eşyaların devletin elinde olması lazım gelir kanaatimce. Gönül, Abdülhamid Han’ın üzerlerinde ibadet ettiği birbirinden kıymetli seccadelerinin Topkapı Sarayı’nda, Yıldız Sarayı’nda sergilenmesini/muhafaza edilmesini arzu ediyor. Bu devlet/millet/ümmet padişahının halısına bile sahip çıkmamış/çıkamamış. Bununla birlikte su akıp yerini bulmuş, saray halıları yurt dışına kaçırılmaktan kurtarılmış.

Koleksiyonunun sergilendiği İzmir Alsancak’ta Arkas Sanat Merkezi için de bir paragraf açalım. Burası, XX. yüzyılın başlarında İzmir Opera binası (Le Grand Théâtre de Smyrne) olarak kullanılan arsanın üzerinde yükseliyor. 1922 yılında vuku bulan bir yangınla İzmir’in önemli birçok binası ile birlikte İzmir Opera binası da tarihe gömülmüş. Ancak; bitişiğindeki Fransız Başkonsolosluk binası daha talihli olmuş, mezkur yangından etkilenmeyerek uzun yıllar boyunca Ege Bölgesi’ndeki Fransız vatandaşlarına hizmet vermeye devam etmiş.

Osmanlı halılarının ihtişamını temaşa ettiğimiz binanın bir bölümü günümüzde Fransız konsolosluk binası olarak faaliyet göstermeye devam ederken, diğer kısmı ise Arkas Sanat Merkezi olarak gönlünde sanata ve estetik değerlere açık kapılar bulunanların uğrak yeri durumunda…

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2015, 11:01
banner53
YORUM EKLE

banner39