Sırp Başbakan çiçeklerle mi karşılanacaktı!

Türk-Boşnak Kültür Merkezi Vakfı yöneticilerinden Ali Osman Yavaş ile Srebrenitsa Soykırımı’nın 20’inci yıl törenlerinde Sırp Cumhurbaşkanı'na tepki gösterilmesiyle ilgili "Ne yani onu çiçeklerle mi karşılayacaklardı!" dedi

Sırp Başbakan çiçeklerle mi karşılanacaktı!

İbrahim Ethem Gören / Dünya Bülteni

‘Babanızın katili, kardeşinizin katili, eşinizin katili evinize gelse ona ne yaparsanız? Bosnalılar da benzer bir tepki verdi. 20 yılın birikimi, acısı, hüznü, taş ve toprak olarak Sırp katil severlerin üzerine yağdı. Su şişeleri, taşlar, topraklar havada uçuşmaya başladı. Bir anda hengâme koptu. Polisler apar topar araçları getirip Sırp Başbakanını topluluğun arasından çıkardı. Ne yani onu çiçeklerle mi karşılayacaklardı!’

Srebrenitsa katliamı hür dünyanın gözü önünde, muasır medeniyet (!) Avrupa’nın tam orta yerinde yaşanan en büyük soykırımlardan biri olarak tarihteki yerini aldı. 11 Temmuz 1995 yılındaki katlimanın üzerinden tam 20 yıl geçti. Srebrenitsa’da binlerce Müslüman katledildi. Aradan geçen 20 yıla rağmen çok azının cesetlerine ulaşılabildi. Her yıl 11 Temmuz’da Srebrenitsa Soykırımı’mı anma ve toplu defin törenleri düzenleniyor. Bu arada ibret alınmadığı için tarih tekrar etmeye devam ediyor. ABD’de her istediğinde Afganistan’daki masumları vurmaya devam ediyor. Irak’ın durumu ortada... ABD askerlerinin Ebu Gureyb’de yaptığı işkenceler belgeleriyle ortaya konuldu. Suriye’de hemen her gün onlarca kadın tecavüze uğruyor, yüzlerce Müslüman katlediliyor. Arakan’ın, Urumçi’nin durumu içler acısı. Fransızlar Afrika’da yıllar yılı çocuklara ve kadınlara tecavüz etti. Hâsılı, küfrü iyi anlamak lazım.

Uzun yıllardır Bosna-Hersek’te İslami hizmetlerle meşgul olan Türk-Boşnak Kültür Merkezi Vakfı yöneticilerinden Ali Osman Yavaş ile Srebrenitsa Soykırımı’nın 20’inci yıl törenlerini; Srebrenitsa’nın dününü, bugününü ve yarınını konuştuk.

SREBRENİTSA’DA OLUP BİTENLERİ KELİMELER TARİF EDEMEZ

Bosnalılar için Srebrenitsa katliamı hangi manaları ifade ediyor?

Cevaplanması zor bir soru. Srebrenitsa Bosnalı Müslümanlar nezdinde çok şey ifade ediyor. Ama olup bitenleri atlatmaya ne gücümüz ne de zamanımız kâfi gelir. Bosnalılar için Srebrenitsa acı ve hüzün demektir; bir de sabır…

Bölgede yaptığınız gözlemlere, katliamdan kurtulanların tanıklıklarına istinaden 20 yıl önce orada olup bitenleri özetler misiniz?

Takvimin yaprakları 1995’i gösterdiğinde BM,  sözde güvenli yer dedikleri Srebrenitsa’da binlerce Boşnak Müslüman’ı topladılar. Ama BM’ye hiçbir zaman güven olmazdı. Buranın güvenli bölge ilan edilmesi gerekiyordu. Bilge Kral Alija İzzet Begoviç’in isteği üzerine Hollandalı askerlerin koruması altında bulunan Srebrenitsa güvenli bölge ilan edildi. Ardından “Biz sizi koruyacağız” diyerek Müslüman halkın silahlarını ellerinden aldılar.

Sırplar, Hollandalı bir askeri esir aldı. Sırplar, Hollandalılara “Bize Müslümanları verin, biz de size esir tuttuğumuz askerinizi verelim” dediler. Hollanda askerlerinin komutanı BM’ye sormadan Müslümanları teslim etti. Ve daha bu kanlı takasın üzerinden 48 saat geçmeden Sırplar Srebrenitsa’da 8372 Müslüman’ı öldürdüler. Kadınları ve 12 yaşından küçük çocukları ayırıp onları Tuzla’ya gönderdiler.
O kadar çok insan bu kadar kısa süre içerisinde öldürülmüştü ki Sırpların ileri gelenlerinden biri mahkemede şu şekilde ifade vermişti: “Taramalı tabancam Müslüman öldürmekten o kadar ısınmıştı ki sürekli tabanca değiştirmek zorunda kalıyordum. Öldürdüğüm Müslümanlardan 700’ünü sayabildim.“
Bu katil, maalesef mahkemenin ikinci günkü duruşmasına çıkamadan hücresinde zehirlenerek öldürülmüş bir şekilde bulundu. Daha fazla itirafta bulunması istenmemişti herhalde!

Srebrenitsa’nın Patoçeni ilçesinde yaşanan bu katliamda 4 günde toplam 15 bine yakın Müslüman hür dünyanın gözleri önünde şehit edilmiştir.

TUZLA’YA SÜRGÜN EDİLEN KADINLARIN BEBEKLERİ SÜNGÜLERLE DELİK DEŞİK EDİLDİ

Kadınlara yönelik neler yapıldı?

Sırpların yaptıklarını anlatmak vicdanlara sığmaz. İğrenç tecavüzleri biliyorsunuz. Bilinmeyen ise Tuzla’ya sürgüne gönderilen genç kadınların çantalarının tek tek süngüden geçirilmesi. Yüzlerce kadın, bebeklerini çantalarına saklamıştı. Yüzlerce bebek de Sırp katillerinin süngülerinin ucunda henüz gözbebeklerinin içinden birkaç mevsim geçmemişken öldürüldü.

Bosnalı anneler-çocuklar her yıl eşlerinin/babalarının katledildiği fabrikaya yeniden gelerek acıları tazeleniyor? Fabrika şu anda katliam müzesi olarak hizmet veriyor? Bu müze lisan-ı haliyle, hür dünyaya, BM'ye, AB'ye neler söylüyor?

Şehit ailelerinin acıları her yıl tazeleniyor. Fabrikaya çoğu girmiyor aslında. Tekrar o dehşetli günlere geri dönmek istemiyorlar. Kapısının önünde iki damla gözyaşı döküyor, dua okuyor. Fabrika 20 yıl önce nasılsa bugün de öyle. Hüzne açılan kapılarından içeriye gidenler Bosnalı masumların çığlıklarını işitiyor! Fabrikanın dili olsa da konuşsa İbrahim Ethem Bey. Fabrikayı gezenler hür dünyaya, Birleşmiş Milletler’e, NATO’ya, ABD’ye, AB’ye ve Müslüman katline duyarsız hür demokrasiye lanet ediyor.

Geride kalan 20 yılda kaç şehit bedenine ulaşılarak defnedildi?

Geride kalan yirmi yılda 11 Temmuz 2014 Cumartesi günü defnedilen 136 şehit de dâhil olmak üzere toplam 6532 şehit bedenine ulaşıldı.

Defin törenine katılan halkın genel ruh hali nasıldı?

Arz eteğim gibi bu yıl 136 şehit bedenine ulaşılmıştı.  Halk, şehit aileleri bir yandan yakınlarının, eşlerinin, babalarının, kardeşlerinin, evlatlarının cesetlerinin bulunduğuna sevinirken diğer yandan da basübaldelmevt zamanına kadar göremeyeceklerini, geride kalan son hatıralarının de toprağa verildiği için hüzne gark oluyor.

“BOSNA İSLAM DEVLETİ İLELEBET YAŞAYACAK”

Definden sonra, anneler, babalar, çocuklar, eşler, kardeşler kabirlerin başında uzun süre Yasin-i Şerif ve dualar okuyarak vakit geçiriyor. Orada şehitlerle birlikte huzuru solukluyor, dünyanın fenasının idrakine varıyor.

Hepsinin dilinden dökülen ortak cümleler şöyle: “Tekrar savaş olsa, tekrar kocamı, çocuklarımı hiç tereddüt etmeden cepheye göndeririz. Biz, burada Avrupa’nın ortasında Müslüman bir devletiz ve bu devletimizi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz.”

Anma törenlerine hangi İslam ülkelerinin liderleri katıldı?

Türkiye’ye pozitif ayrımcılık yapalım. Türkiye her zaman Srebrenitsa anma merasimlerinde en üst seviyede temsil ediliyor. Ülkemizin yanı sıra, Arnavutluk’tan, Filistin’den, İran’dan, Malezya’dan, Suudi Arabistan’dan, Kuveyt’ten, Irak’tan, Pakistan’dan, muhtelif AB ülkelerinden ve ABD’den başbakanların, bakanların, eski devlet başkanlarının, dini liderlerin katılımları oldu.

BOSNALILAR’IN GÖZÜ TÜRKİYE’DE

Bosnalılar Türkiye'nin ilgisini, TİKA'nın yardımlarını nasıl değerlendiriyor?

Bosnalıların gözü Türkiye’de. Bosna’nın ve Bosna halkının gözünde Türkiye hep en üstte kaldı ve kalacak. Bosna’da nereye gitseniz, Boşnaklarla her ne zaman temas kursanız “Osmanlı gelmiş” diyorlar.  Türkiye’den gelen misafirleri en güzel köşeye buyur ediyorlar.

TİKA da gerek Bosna’da gerek Balkanlar’da çok güzel hizmetlere imza atıyor. TİKA, tabiri caizse Bosna’yı maddeten ve manen yeniden ihya etti. Bosnalıların gönüllerine dokundu. Osmanlı Cihan Devleti döneminden kalan camileri, medreseleri, hanları, hamamları, savaşta yıkılan ibadethaneleri, Mostar köprüsünü yeniden ihya etti.

Bunun yanında TİKA, Bosnalı çiftçilerin de yanında ve yakınında bulunarak onlara ziraat teknikleri konusunda eğitim vererek seracılık desteği veriyor.

Srebrenitsa Soykırımı'nın 20'nci yıldönümü anma törenlerine Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vucic de katıldı. Bir zaman “Öldürülen her Sırp için 100 Boşnak öldüreceğiz” denen Sırp Başbakanını Boşnaklar nasıl karşıladı? Orada yaşadıklarınızı yazar mısınız?

Aleksandar Vucic, 1995 yılında Sırpların Avrupa tarihinin en kanlı katliamlarına imza attığı dönemde milletvekili rolündeydi. Belki elinde silah yoktu ama ağzından kan damlıyordu. Sırp Başbakanının “Öldürülen her Sırp için 100 Boşnak öldüreceğiz” hezeyanı her an her Bosnalının hafızasında yankı bulmaya devam ediyor. Savaş esnasında Müslümanlar bir yakınlarını kaybettiğinde bu sözü hatırlıyordu. Her yıl Srebrenitsa’daki definlerde bu söz Bosnalı Müslümanların hafızalarında canlanıyor.

BOSNALILAR SIRP BAŞBAKANINI ÇİÇEKLERLE Mİ KARŞILAYACAKTI!

Bunca olup bitene rağmen, katliam ateşine benzin döken Aleksandar Vucic “Srebrenitsa’ya gideceğim, şehitliği gezeceğim, halkın arasına katılacağım” dedi.

Aleksandar Vucic ve beraberindeki heyet Srebrenitsa Şehitliği’nin yakınına geldiğinde önce ıslık sesleri, ardından da tekbir sadaları duyulmaya başladı. Vucic’in sözleri akıllara geldi. Zaten Bosnalılar da Sırp Başbakan’a 20 yıl önceki hezeyanını şehitliğe astıkları devasa bir afişle hatırlatmıştı.  Vucic, şehitliğe yaklaştıkça ağıt sesleri, çığlıklara karıştı ve Bosnalılar Sırp Başbakanına şehitlikte buldukları taş ve toprak parçalarını fırlatmaya başladı.

Babanızın katili, kardeşinizin katili, eşinizin katili evinize gelse ona ne yaparsanız? Bosnalılar da benzer bir tepki verdi. 20 yılın birikimi, acısı, hüznü, taş ve toprak olarak Sırp katil severlerin üzerine yağdı. Su şişeleri, taşlar, topraklar havada uçuşmaya başladı. Bir anda hengâme koptu. Polisler apar topar araçları getirip Sırp Başbakanını topluluğun arasından çıkardı. Ne yani onu çiçeklerle mi karşılayacaklardı!

Bosnalı yetkililer nasıl tepki verdi?

O esnada Bosna Diyanet İşleri Reisi şunları söyledi: “Burası Srebrenitsa... Burası, bizim dünyadaki en değerli yerlerimizden biri. Lütfen saygılı olun. Sayın misafirler, şehitlerimizin hatırasını rencide etmeyin, şehit ailelerinin acısını anlayın ve Sırp Başbakanını hızlı bir şekilde buradan çıkarın. Ve siz Müslüman kardeşlerim. Hepiniz kıbleye dönün, başka şeyle ilgilenmeyin.”

Aleksandar Vucic’in şehitliğe gelişi Müslümanlar için zor bir imtihandı. Belki olmaması gereken şeyler yaşandı orada. Sabır gösterilebilseydi daha büyük bir ders verilmiş olabilirdi. Ama yorumu sizlere bırakıyorum.

Halkın, şehit yakınlarının tepkisi nasıl değerlendirildi?

Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Hüseyin Kavazoviç Bakara Suresi’nin “Ve Allah yolunda öldürülen (şehit)lere “Ölüler” demeyiniz. Bilakis, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.” Mealindeki ayet-i kerimesini okuyarak halkı teskin etmeye çalışarak şöyle dedi: “Onlar buraya dolaşmaya geldi, ziyarete gelmedi. Siz dua etmeye, şehitlerinizin ruhlarını şad etmeye geldiniz. Onlara bakmayın ve onlar gibi olmayın, kıbleye yönelerek dua edin.”

ŞEHİTLERİN NAAŞLARI BULUNSUN, SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN

Srebnenitsa halkının acılarının dindirilmesi için neler yapılabilir?

İstedikleri sadece 2 şey. Srebnenitsa’da şehit olan tüm Müslümanların kemikleri, cesetleri bulunsun. Ve katliamda en küçük bir sorumluluğu bulunan Sırplar cezalarını çeksin. Bunlar yapılırsa Srebnenitsalıların acıları bir nebze de olsa hafifleyecektir.

Bulunduğunuz yerlerde Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar bir arda yaşıyor. Bir arada yaşama kültürünü ihlal eden taşkınlıkları gözlemliyor musunuz?

Dayton Anlaşması’na göre bu şekilde bir yönetim devam ediyor. 8 ayda bir yönetim Sırp, Hırvat ve Boşnaklar arasında münavebeli bir şekilde değiştiriliyor.

Bosna Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Milorad Dodik, her fırsatta Sırpların ayrı bir yeri olmasını gerektiğini söyleyerek bir nevi ayrılıkçı, bölücü, kışkırtıcı, üstenci tavırlar sergiliyor.

Haliyle bu durum Bosna’ya ve Bosna’nın geleceğine sahip çıkma gibi bir misyonu olan Müslümanları celallendiriyor. Boşnaklar da “Burası Bosna. Bosna topraklarında Sırplar müstakil bir şekilde egemenlik kuramaz” diyor.

Ama maalesef adalet bir türlü tesis edilemiyor. Yer yer taşkınlar oluyor. Özellikle spor müsabakalarında oldukça gerilimli anlar yaşanıyor. Türk milli takımının Sırbistan ve Hırvatistan ile oynadığı müsabakalarda bile Boşnaklar ülkemizin yenilgisini kabul edemiyor.

7’DEN 70’E TÜM BOSNALILAR İSLAM DİNİNE SARILIYOR

Uzun yıllar, Sarejova'da, Tuzla'da hizmet ettiniz. Şimdi de Zenitsa'dasınız. Bosnaklar çocuklarını İslami ilimleri öğrenmesini ne kadar istiyor?

Bosna öncelikle cennet vatan. Fatih Sultan Mehmed’e atfediln “Eğer İstanbul’u fethetmeyip, payitahtımı Asitane’de kurmamış olsaydım, Bosna’da yaşardım” sözü ecdadımızın Bosna-Hersek’e olan ilgilisini özetliyor sanırım.

Osmanlı Cihan Devleti döneminde Bosnalılar ileri seviyede İslami bilgileri elde etmek için İstanbul’a gidiyordu. Şimdi durum tersine göndü. Türkiye’den ilim adamları Bosnalılara hizmet etmek için Bosna’ya geliyor, burada, Kur’an Kursu, medrese, sıbyan mektebi açıyor.

Bosnalı çocuklar Din-i Mübin’i İslam’ı öğrenmeye çok hevesli. 7’den 70’e hemen her Bosnalı Kur’an Kursumuza gelerek İslam’ın umdelerini öğrenme ve yaşama gayretinde bulunuyor.

“OSMANLILAR ELLERİNDE KUR’AN-I KERİMLERLE GELECEK”

Kur’an Kursunuza ilgi nasıl?

İlgi ve alaka tek kelimeyle harika. Boşnak kardeşlerimiz Türkleri çok seviyor. Ve her fırsatta dedelerinden işittikleri şu sözleri naklediyor: “Osmanlı buraya tekrar gelecek ama kılıçla kalkanla değil; Kur’an-ı Kerim’le gelecek. İnanıyoruz ki dedelerimizin tarif ettiği zatlar sizlersiniz.

Ne tür hizmetleriniz var?

İsteyen her Bosnalı gence sahip çıkıyoruz. Tüm eğitim masraflarını fisebilillah karşılıyoruz. Kur’an-ı Kerim’i, ilmihal bilgilerini öğretiyoruz. Birlikte ibadet ediyoruz. Hafızlık çalışan Bosnalı talebelerimiz var. Onların Kur’an-ı Kerim’i usulünce ezberlemelerine yandım ediyoruz. Ortaokula giden talebelerimiz bir yandan okul derslerine, diğer yandan da din derslerine çalışıyor.

Türkiye'ye nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Bu sorunun cevabını merak ederek Bosnalılara tevcih ettiğimde aldığım cevap şu şekilde olmuştu: “Hakk Teâlâ Türkiye’yi korusun, her alanda muvaffak kılsın. Türkiye bize her zaman yardım etsin, ağabeylik yapmaya devam etsin.”

 

Güncelleme Tarihi: 13 Temmuz 2015, 13:11
banner53
YORUM EKLE

banner39