banner15

Tevrat’ın Türkçe tefsiri ve Hz. Ömer'le ilgili hadis

Marmara Üniversitesi İlahiyat hocası Prof. Dr. Nuh Arslantaş, İslam dünyasında bir ilke imza atarak Tevrat’ı tercüme ve tefsir etti. Eser, Kültür Bakanlığı tarafından iki cilt halinde yayınlandı.

Tevrat’ın Türkçe tefsiri ve Hz. Ömer'le ilgili hadis

Tevrat’ı Arapça’ya ilk defa tercüme eden Saadya Gaon isimli Yahudi ilim adamının, Tefsiru’t Tevrat bi’l-Arabiyye isimli eserini Türkçeye çevirerek tefsir eden Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın çalışması, devlet tarafından bin 500 adet basılarak satışa sunuldu.

Çalışma, iki cilt halinde Kültür Bakanlığı Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nca yayınlandı.

Tevrat ile ilgili Hz.Ömer'e ait bir hadis kaynaklarında Darimî’nin Sünen’de (449 no’lu hadis) şöyle bir konu geçer

Sahabeden Cabir radıyallahu anh naklediyor:

Ömer bin Hattab radıyallahu anh elinde tevrat’tan bir parça ile Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme geldi. Dedi ki: ‘Ya Resulellah! Bu Tevrat’tan bir parçadır.’ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona bir cevap vermedi. O da elindekinden okumaya başladı. O okurken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yüzü değişiyordu.

Allah ona rahmet etsin Ebu Bekir dedi ki: ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yüzünü görmüyor musun?’ Ömer Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme baktı ve dedi ki: ‘Allah’ın gazabından ve Resûlü’nün gazabından Allah’a sığınırım. Allah’tan Rab olarak, İslam’dan din olarak ve Muhammed’den Peygamber olarak razı olduk.’

Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

‘Muhammed’e hayat veren Allah’a yemin ederim ki, size Musa görünecek olsa ve beni bırakıp ona uyacak olsanız, hak yoldan sapmış olursunuz. O yaşıyor olsa ve peygamberliğimi bilse bana uyardı.’

Bu hadis genel olarak hasen bir hadistir. Hasen hadis olması da bilgi olarak sağlam bir bilgi olarak önümüzde durduğunu göstermektedir. Buna göre bu hadisin anlatmak istediği konuyu şu şekilde özetleyebiliriz:

Ömer radıyallahu anh, önceki kitaplardan birine ait bir parça bulmuş ve onu merak edip Peygamber aleyhisselama getirmiştir. Onunla ilgilenmenin ne gibi bir sakıncası oluşturacağını tahmin edemediği için de elindekini okumaya başlamıştır. Kur’an gibi bir kitabın indiği bir zaman ve yerde kaldırılmış bir kitabın okunmasının görünürde bir sakıncası yok ise de, Müslüman bir toplumun içinde bunun oluşturacağı psikolojik ve sosyolojik sakıncaları açısından Peygamber aleyhisselam onu ikaz etmiştir. Bu ikazdan anlaşılıyor ki, eskilerin kitapları ile ilgilenmek bile neticede Müslümanlar arasında Kur’an ve Peygamber aleyhisselama bakışta bir zafiyet meydana getirebilir olmaktadır. Dikkat edilmesi gereken durum da budur.

Kaynak: Ajanslar

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2019, 17:24
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35