banner15

Türk sanatının yapı taşları Zonguldak'ta buluştu

Zonguldak, öz sanatlarımızla ilgili önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Geleneksel sanatlarımızın ustaları Bülent Ecevit Üniversitesi’nin organizasyonuyla sanatseverlerle bir araya geliyor.

Türk sanatının yapı taşları Zonguldak'ta buluştu

İbrahim Ethem Gören | Dünya Bülteni - Kültür Servisi

ÜNİVERSİTE&SANAT CAMİASI BİRLİKTELİĞİ ÖNEMLİ

Üniversitelerin sanat ve estetik güzelliklere dokunması, yıllardır dillendirilen sanayi-üniversite işbirliği kadar önemli bir hadise.

Yüksek tahsil kurumlarımızın kültür merkezlerine sahip olması, sanatkârlara kapılarını açması, ustaların üniversite talebeleriyle birlikte etkinlikler düzenlemesi, sanatçılarımızın fakültelerde konferans, söyleşi, panel, seminerlerle estetik duyuş ve düşüncelerini paylaşıma/istifadeye/tartışmaya açmaları, düzenleyecekleri sergilerle takip ettikleri sanat ve zanaat ekolünde ortaya çıkardıkları yeni çalışmaları sergilemeleri üniversite sanat birlikteliği için oldukça önemli gelişmeler.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) , bir önceki paragrafımızda ifade etmeye çalıştığımız konuları mesele edinen ve son yıllarda adı sanat aktiviteleriyle birlikte anılmaya başlayan bir okul. Üniversite’nin “Türk Sanatının Yapı taşları Zonguldak’ta” serlevhası altında tertip ettiği 5 gün sürecek organizasyonda söyleşi, panel ve sergilerden müteşekkil.

“Türk Sanatının Yapı taşları Zonguldak’ta” etkinliğiyle alanlarında söz sahibi sanatkarları üniversitelerine davet eden Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’i konuyla ilgili olarak "Üniversitemizin bilimsel çalışmalarının yanı sıra üzerinde önemle durduğu konulardan biri de kültür-sanat alanıdır.

Üniversitemiz, gerek topluma sanatsal-kültürel anlamda donanımlı, çağdaş değerlere sahip bireyler kazandırmak gerekse ülkemizin sanat alanında ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirmek adına sanat eğitimi ve sanatsal etkinlik kapasitesini her geçen gün arttırmaktadır. Hüsn-ü Hat, Tezhip, Cilt, Katı' Ebru, Çini, Minyatür, Ahşap Oyma, Kalem İşi, Mozaik Türk Sanatının yapı taşlarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda kıymetli sanatçılarımızın ortaya koydukları eserler hiç şüphesiz çok önemlidir.

Sanatçılarımızın eserleri ile Türk Sanatını çağdaşlarıyla aynı düzeye taşıması ile sonuçlanan çabaları ülkemiz adına onur vericidir. Bu panelin ve serginin oluşmasına katkı sağlayan tüm sanatçılara şükranlarımı sunuyorum.” Şeklinde konuşan Rektörü tebrik ediyorum. Bu türden etkinlikler Anadolu’daki üniversitelere de örneklik teşkil etmeli.

USTA SANATKÂRLAR ZONGULDAK’TA

Hat sanatında Turan Sevgili, Faruk Dinçer Eratlı: tezhipte Doç. Dr. Münevver Üçer: minyatürde Gülçin Anmaç: cilt sanatında İslam Seçen: katı’ sanatında Dürdane Ünver: ebruda Hikmet Barutçugil: çinide Nursen Güven, Güvenç Güven: ahşap oymada Hüsamettin Yivlik: kalemişinde Kaya Üçer ve mozaikte Meyçem Özengin Zonguldaklılara sanat ve estetik duyuşlarına dair paylaşımlarda bulundu.

TÜRK SANATININ YAPI TAŞLARI PANELİ’NDE SANATTA EDEBE VURGU YAPILDI

Etkinlikle aynı ismi taşıyan Türk Sanatının Yapıtaşları isimli panelde konuşan ustalar, bir yandan kuşaktan kuşağa; ustadan ustaya aktarılarak günümüze kadar ulaşan öz sanatlarımızın inceliklerini anlatırken diğer yandan da geleneksel sanatlarımızın olmazsa olmazı olan edebe vurgu yaptılar.
Zonguldak’taki panel ve sergi etkinliği ev sahibi üniversiteyi, öğrencilerini ve sanatseveri olduğu kadar İstanbul’dan Zonguldak’a giden sanatkârları da bahtiyar etti. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Türk Sanatının Yapı Taşları sergi ve panel etkinliğine katılarak okullarında öğrencileriyle teşrik-i mesai kuran sanatkârlara teşekkür belgesi takdim etti.



Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi hocalarından Nakkaş Kaya Üçer sergiyle ilgili memnuniyetini “İlgi, alaka, ağırlama, dostluk ve sevginin en zirvede olduğu muhteşem günler geçirdik... Teşekkürler Zonguldak… Teşekkürler Bülent Ecevit Üniversitesi... Teşekkürler sayın valim ve sayın rektörüm ve tüm emeği geçenler... Fahri üyeniz olmaktan, sizlerle bir arada olmaktan onur duyduk” cümleleriyle dile getirdi.



ANADOLU İNSANI SANATA HAK ETTİĞİ DEĞERİ TAKDİR EDİYOR

BEÜ’deki sanat etkinliğiyle ilgili olarak görüştüğümüz minyatür sanatı ustası Nakkaş Gülçin Anmaç, “Programı genel anlamda değerlendirir misiniz?” şeklindeki sorumu üç cümle ile cevapladı:
“Çok verimli geçti. Fevkalade bir etkinlik oldu. Anadolu insanı sanata ve sanatkâra hak ettiği değeri veriyor. Bu keyfiyeti Anadolu’da ziyaret ettiğimiz hemen her şehirde müşahede ediyoruz. Zonguldak özelinde de böyle oldu.



Nakkaş Anmaç ile hasbihalimiz devamı şöyle:

Panel ve serginize ilgi nasıldı?

Zonguldak’ta da panelimize ve sergimize ilgili büyüktü. Panelde salon tamamen doldu, gençlerin bir kısmı konuşmaları ayakta takip etti. Etkinliğimize ortaokul öğrenci grubu da geldi, paneli sonuna kadar ilgiyle takip ettiler.

Rektör ve Valide takip ettiğim kadarıyla yanınızdaydı.

Evet, bizleri yalnız bırakmadılar. Hem Rektör Mahmut Özer Bey hem de Vali Ali Kaban Bey konuyla; öz sanatlarımızla çok alakalı kişiler, kültüre çok yakın ve kültürün içinde insanlar, anlattığımız hemen her meseleye vâkıflar, kültür sanat üzerine düşünceleri ve projeleri olan insanlar.

Ne tür projeler?

Zonguldak geçmişi olmayan bir şehir. Bu şehre kültür sanat bağlamında kazanımlarda bulunmak istiyorlar.

Mesela?

Devrek’te baston yapan küçük atölyeler var. Bunların yanına kadim cilt yapacak atölyeler ilave etmek istiyorlar. İslam Seçen Hoca cilt atölyesinin kurulması hususunda rehberlik edecek.

Öz sanatlarımız adına söyleyecek sözü olanlar panelde konuşmalar yaptı. Panel konuşmalarınız kitaplaştırılacak mı?

Panelde sunduğumuz bildirilerin tamamı deşifre edilerek kitap haline getirecekler.

Gençler, üniversite gençleri nasıldı?

Bülent Ecevit Üniversitesi’nde öğrenim gören gençler kültür sanatla çok alakalı ve heyecanlı. Tam imtihan dönemi olmasına rağmen sanatlarımızla ve bizlerle çok alakalı ve ilgiliydi gençler. Bu ilgili İstanbul’da göremiyoruz.

Gençlerle temasınız oldu mu?

Elbette. Misafirhanemiz kampüsün içindeydi. Bülent Ecevit Üniversitesi oldukça canlı... Kütüphanesi 24 saat açık. Gece boyunca öğrencilere iki kez çorba ikramı yapılıyor.

GÜLÇİN ANMAÇ: ANADOLU İNSANI TEMİZ VE BERRAK

Bu vesileyle okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Anadolu hem temiz hem de saf ve berrak… Metropol şehirlerine nazaran daha bir arı duru. Anadolu insanı daha vefalı. Bizler arkadaşlarımızla birlikte çağrıldığımız kentlere gidiyoruz. Bunu bir vazife olarak telakki ediyoruz. İstanbul’daki işlerimizi bırakarak geldik. Öğrencilerimin sergi açılışı vardı, lakin yanlarında olamadım.
Amacımız kültür ve sanat zincirinin halkalarının devam etmesi. Bilirsiniz bir dönem bu halka kopmuştu. Ustalarımız ve onların ustalarının yoğun gayretleriyle bugünler geldik.
Bilgiyi anlatma, paylaşma, bildiklerinizi aktarma önemli. İlim ve sanata dair bildiklerinizi paylaştığınız insanların gözlerindeki ışıltı bizleri motive ediyor. Bunlar bizim için yeterli.

İlginiz için teşekkür ederim Gülçin Hanım.

Ben de teşekkür ederim İbrahim Ethem Bey.

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2016, 14:11
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35