'Türkçenin 20. Yüzyılda başına gelenler hiçbir dilin başına gelmedi'

“Güneş Dil Teorisi” ve uyandırdığı tesirler… Dil toplantılarının baskın “üç silahşörü” Ahmet Cevat Emre, İbrahim Necmi Dilmen ve Mehmet Ali Ağakay. İsmail Müştak (Mayakon), Naim Hazım (Onat) ve tabii ki vazgeçilmez isim Profesör AgopMartyan Efendi yani “AgopDilaçar”… Sonra Atatürk’ün son zamanlarda dil devrimi ile ilgili uygulamalar üzerine, yakınlarına söylediği şu cümle çok önemli: “İki şeyde devrim olmaz, dil ve musiki”.

'Türkçenin 20. Yüzyılda başına gelenler hiçbir dilin başına gelmedi'

Mehmet Nuri Yardım

Ben dilimizi çok seviyorum. Bu muhabbetimi, kütüphanemde Türkçeye dair kitaplara en geniş rafı ayırarak gösteriyorum. Rafın başında Nihad Sami Banarlı’nın Türkçenin Sırları var. Yanı başında, Tahsin Banguoğlu, Muharrem Ergin, Faruk Kadri Timurtaş ve Nejat Muallimoğlu’nun eserleri duruyor. Diğer ‘komşu kitaplar’ arasında D. Mehmet Doğan’ın Dil Kültür Yabancılaşma, Bir lügat Bulamadım, Yüzyılın Soykırımı, Devlet Sözlük Yazar mı?,Kelimelerin Seyir Defteri ve Söz Okyanusunda Yolculuk isimli kitaplar yerini alıyor. Tabii Doğan Büyük Türkçe Sözlük, “sözlükler” rafındaki yerinden memnun.

D. Mehmet Doğan’ın, arkadaşlarıyla kurduğu ve öncülük ettiği Türkiye Yazarlar Birliği’nden sonra en değerli ve hayırlı hizmeti, şüphesiz Türkçeye dair kaleme aldıklarıdır.Andığım eserlere şimdi bir kardeş kitap daha geldi: Türkçenin Cenaze Töreni. (Yazar Yayınları) İsmi biraz hüzünlü ama altbaşlıkta “1.Türk Dil Kurultayı” ibaresini görünce biraz nefes alıyorsunuz. Yani dilimizin eski/mez maceralarından bahsediliyor. Kendimi bildim bileli, Türkiye’de bir dil savaşı yaşanıyor. TDK, 80 öncesinde tam bir felâketti. O yıllar, zehre bir panzehir olsun diye Tercüman’ın “Yaşayan Türkçe” hizmeti başladı. Edebiyat Fakültesi’ndeki merhum hocalarımız, bu millî kampanyayı candan desteklediler. Uydurukça furyası,ilerleyen zamanda kısmen hız kesti. 

Neyse biz esere dönelim. Sunuşta dilimizin kısa tarihçesi var.Yûnus Emre ile başlayan Anadolu Türkçesindeki ihtişama dikkat çekiliyor. Ardından asırlar boyunca süzüle süzüle günümüze akıp gelen Türkçe ırmağının berraklığı ve duruluğu ifade ediliyor. Ve Cumhuriyet devrinde başlatılan “dil devrimi” ile 1. Dil Kurultayı’nda dile yapılmaya başlanan müdahaleler. Yazarın hükmü: “Türkçenin 20. Yüzyılda başına gelenler hiçbir dilin başına gelmedi.” Başta Yahya Kemal olmak üzere ediplerin bu ameliyata mesafeli, hatta uzak duruşundan söz ediliyor. Beyatlı’nın dilimize olan “vehmi” ile diğer nâehillerin “ilmi”ni nasıl mağlup ettiğini öğreniyoruz. Ve şu kelâm, hakkı teslimdir: “Osmanlı Devleti olmasa idi Türkçe 21. Yüzyılı göremezdi!”

“Güneş Dil Teorisi” ve uyandırdığı tesirler… Dil toplantılarının baskın “üç silahşörü” Ahmet Cevat Emre, İbrahim Necmi Dilmen ve Mehmet Ali Ağakay. İsmail Müştak (Mayakon), Naim Hazım (Onat) ve tabii ki vazgeçilmez isim Profesör AgopMartyan Efendi yani “AgopDilaçar”… Sonra Atatürk’ün son zamanlarda dil devrimi ile ilgili uygulamalar üzerine, yakınlarına söylediği şu cümle çok önemli: “İki şeyde devrim olmaz, dil ve musiki”.

Kaynak: tyb.org.tr

banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Meho Ağa
Meho Ağa - 4 ay Önce

Dili bilmem ama musiki konusunda 1928'de Gülhane konserleri sırasında Atatürk Klasik Türk Musikisini neden yasakladı. Senelerdir radyolardan şarkı okunmuyordu. Bilahare Yunus Nadi araya girdi ve bu yasağı kaldırttı. Değerli hocam bu olayı bu makalenizin son cümlesi ile nasıl telif edeceğiz?

banner39