banner15

Ün getiren hırsızlık

Mona Lisa, yüz yıl önce Louvre Müzesi’nden çalındıktan sonra ününe ün kattı

Ün getiren hırsızlık

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Yüz yıl önce, 21 Ağustos 1911 günü,  İtalyan ressam ve dekoratör Vincenzo Perruggia,. Louvre Müzesi'nde bütün gece saklandığı dolaptan dışarı süzülmüş, Leonardo da Vinci'nin "Mona Lisa" ya da "La Gioconda" adlı tabloyu çerçevesinden çıkarıp kimseye görünmeden müzeden ayrılmıştı  Bugün kurşun geçirmez bir cam mahfazanın içinde on binlerce hayranına gülümseyen "Mona Lisa", dünya çapındaki ününü bu hırsızlığa borçlu...

Peki hırsızlıktan niye haberdar olunmamıştı? Leonardo'nun, bir ipek tüccarının karısının portresi olduğu sanılan bu başyapıtının ortadan kaybolduğunu 24 saat boyunca hiç kimse fark etmemişti. Tam bu sırada müze bakıma girmiş olduğu için, herkes tablonun fotoğrafı çekilmek ya da temizlenmek üzere kaldırıldığını sanmıştı.

Laura Cumming The Guardian'da , bu hırsızlığın, "Mona Lisa"yı dünya çapında üne kavuşturduğunu ileri sürüyor. Haksız sayılmaz. Çünkü  Fransız polisi, hırsızlığın hemen ardından, tablonun 6 bin 500 fotoğrafını Paris sokaklarında dağıtmış. Avrupa'nın tüm önemli gazeteleri, resmin röprodüksiyonunu da basarak hırsızlık haberine geniş yer ayırmış.

Bununla kalınmamış tabloya ilişkin sayısız "hikâye" yayımlanmış gazetelerde; Leonardo'nun, portresini yaptığı kadına âşık olduğu bile ileri sürülmüş. Böylece, o güne kadar "Mona Lisa"nın adını bile duymamış, Louvre'a gidip tabloyu görme imkanı hiçbir zaman bulamayacak milyonlarca insan, Leonardo'nun çalınan  tablosu konusunda "uzman kesilecek" kadar bilgi sahibi olmuş.

Yetmemiş, hırsızlıkla ilgili sayısız söylenti çıkmış. Kimileri, Picasso'dan kuşkulanacak kadar ileri gitmişler. Şair Apollinaire bile sorguya çekilmiş. Bazıları resmin İsviçre ya da Arjantin'de olduğunu ileri sürmüşler. Bazıları da, ünlü bir sanat koleksiyoncusu olan ABD'li banker ve sanayici J. P. Morgan'ın konağının duvarını süslediğini...

Ne var ki, aradan geçen iki yıla yakın süre boyunca "Mona Lisa" Paris'ten hiç ayrılmamış. Ta ki, tabloyu çalan Vincenzo Perruggia, 1913 Aralık'ında sanat taciri Alfred Geri ile buluşmak üzere Floransa'ya gidinceye kadar. Satılması nerdeyse  imkansız "rehine"yi nakit karşılığında elinden çıkarmak için...

Geri ile Albergo Tripoli Oteli'nde buluşmuşlar. Geri, yanında, Uffizi Galerisi'nin müdürünü de getirmiş. "Mona Lisa", Perruggia'nın getirdiği sandığın gizli bölmesinden çıkarılmış. Ve Geri ile Uffizi'nin müdürü tablonun gerçek olduğunu belirler belirlemez polise haber vermişler. Bu tarihsel olayın gerçekleştiği Albergo Tripoli Oteli'nin adının çok geçmeden Hotel La Gioconda olarak değiştirildiğini söylemek bile gereksiz.

Sonradan, Perruggia'nın, "Mona Lisa"yı ilk başta bir dolaba koyduğu, daha sonra mutfaktaki sobanın altına sakladığı, sonunda da bir sandığın gizli bölmesine yerleştirdiği anlaşılmış. Bir süre şöminenin üstüne tablonun bir kartpostalını iliştirmiş. Geri'ye yazdığı mektubu ise "Leonardo Vincenzo" diye imzalamış.

Perruggia, mahkemedeki savunmasında, "Mona Lisa"yı "yurtsever bir amaç uğruna" çaldığını, tabloyu anayurduna geri getirmek istediğini söylediğinde, İtalyan basını bu savunma karşısında "çok duygulanmış"; hırsızın sözlerine geniş yer ayırmıştı. Ama jüri o kadar etkilenmemiş olacak ki, 1914'te Perruggia'yı 12 ay hapis cezasına çarptırmış. "Mona Lisa" da, İtalya'nın pek çok kentini kapsayan bir "zafer turu" attıktan sonra Louvre Müzesi'ne geri dönmüş.

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2011, 13:21
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35