banner15

Yedi İklim'den Alim Kahraman'a armağan

Yedi İklim’in 308. sayısının Âlim Kahraman için hazırlanmış özel bir dosya niteliğinde olduğunu görüyoruz. Derginin 30 ila 87. sayfaları arası öykücü, eleştirmen ve akademisyen Âlim Kahraman’a ayrılmış. Âlim Kahraman’ın “Sıra Kimin Hikâyesinde” adlı öyküsüyle başlıyor dosya

Yedi İklim'den Alim Kahraman'a armağan

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Yedi İklim Kasım sayısıyla kültür, sanat ve edebiyat dünyamıza katkı sunmaya devam ediyor. Uzun yıllardır yayın hayatına devam eden ve 308. sayıya ulaşan Yedi İklim, Kasım sayısında okuyucularını Osman Bayraktar’ın “Edebiyatın Dili ve Realite” ismiyle kaleme aldığı yazıyla karşılıyor. Edebiyat dilinin değişmesiyle çevre şartlarının değişmesi arasında yakın bir ilişki olduğunu söyleyen Bayraktar, edebiyat akımlarının şairler tarafından durduk yere değil, yaşadıkları dönem koşullarının zorlamaları neticesinde ortaya çıktığına vurgu yapıyor. Edebiyatımızın, şiirimizin güncel değişimleri üzerinde Batı’nın hâlâ etkili olduğunu dile getiriyor.

Derginin şiir sayfalarında Nurettin Durman, Mehmet Aycı, Özcan Ünlü, Ethem Erdoğan, Cafer Keklikçi, Gökhan Serter, Metin Tonbul, Ahmet Cora, Mustafa Ökkeş Evren, Berat Bıyıklı, Ömer Hatunoğlu, Sulhi Ceylan ve Metin Kaplan gibi usta ve genç şairler dikkat çekiyor. Bu bölümde “Uykusu Ağır Prens”, “Yunus Şu Bizim Yunus”, “Göğsümden Süzülen Yılan” ve “Şiirden Önce Son Çıkış” gibi şiirler yer alıyor. Ethem Erdoğan’ın “Değerler Eğitimi” adıyla kaleme aldığı şiirinde, günümüz dünyasında erittiğimiz cevherler olan değerlerimiz ironik bir şekilde dile getiriliyor.

Derginin birinci bölümünde yer alan hikâyeler Ali Haydar Haksal ve Yunus Emre Özsaray’a ait. Osman Bayraktar derginin ilk bölümüne “Yaşantılar” adıyla kaleme aldığı, Tataristan’a 2014 yılında yaptığı gezi yazısıyla tekrar katkıda bulunuyor. Kazan Hanlığı, Kazan Kalesi, kalede medresesi bulunan Kul Şerif ve onun Korkunç İvan’ın birliklerine karşı şehri savunması akıcı bir dille anlatılıyor.

Yedi İklim’in bu sayısının Âlim Kahraman için hazırlanmış özel bir dosya niteliğinde olduğunu görüyoruz. Derginin 30 ila 87. sayfaları arası öykücü, eleştirmen ve akademisyen Âlim Kahraman’a ayrılmış. Âlim Kahraman’ın “Sıra Kimin Hikâyesinde” adlı öyküsüyle başlıyor dosya. Sonrasında Ali Haydar Haksal, Mavera yıllarından yakın dostu olan ve sonrasında Yedi İklim’i beraber kurdukları aziz dostum, can dostum diye seslendiği Kahraman’ı anlatıyor. “Âlim Kahraman ile Kırk Yıl ve Mektuplaşmalarımız” adıyla kaleme aldığı yazısında günlük tutma alışkanlığı olmadığından yakınıyor. Kırk yıla dayanan dostlukları sırasında birbirlerine yazdıkları mektupların da orijinallerinden kesitler görme imkânı yakalıyoruz bu yazıda.

Necip Tosun “Öykü Eleştirisinde Bir Öncü Kitap: Bir Duyarlığın Çağdaş Biçimleri”, Ethem Erdoğan “Tenkidin Uç Beyi: Âlim Kahraman” ve Mehmet Sümer “Eleştirmen Açığımız ve Âlim Kahraman” adlı yazılarında Âlim Kahraman’ın eleştirmenlik yönüne vurgu yapıyorlar.

A. Cüneyt Issı, “Büyük Göçmen Kuş’un Bazı Fotoğrafları” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, Kahraman’ın “Bir Şairin Edebiyat, Medeniyet ve Siyaset Adamı Olarak Portresi: Yahya Kemal Beyatlı” adlı çalışmasının ciddi emek verilmiş bir ürün olma özelliği üzerinde duruyor. Hakkında çok fazla kaynak bulunan, aynı zamanda bilgi kirliliği de oldukça yaygın olan Beyatlı’nın hayatı üzerine yapılan bu çalışmada, Kahraman’ın titiz çalışmasının parmakla gösterilecek denli kıymetli olduğunu dile getiriyor.

Yılmaz Irmak, “Edebiyatın Saklı Dilinde Âlim Kahraman” adlı yazısında, Kahraman’ın “Edebiyatın Saklı Dili” adlı denemelerden oluşan kitabını masaya yatırıyor. Ömer Hatunoğlu ise “Âlim Kahraman’ın İki Kıymetli Eseri: Toprağı İşleyen Kalem ve Okumaya Giriş” isimli eserlerini inceliyor. Yazarın bakışlarını tabiata yöneltmesi, eleştirel kimliğinin ön planda olması, yakın geçmiş ve kendi dönemine tanıklık etmesi gibi özelliklerinin dikkate değer olduğunu dile getiriyor.

Âlim Kahraman dosyasında Mehmet Özger ve Osman Koca ayrı ayrı kaleme aldıkları inceleme yazılarında, Kahraman’ın “Geçit” ve “Kayıp Hikâyeci” adlı öykülerinden hareketle yazarın edebî kişiliği ve üslubu hakkında incelemelerde bulunuyorlar. Osman Koca, nevi şahsına münhasır bir öykücü olarak tanımladığı Âlim Kahraman’ın eserlerini inceliyor. Eklektik, özgün ve karakteristik özellikler taşıyan anlatılarından dolayı Kahraman’ı, Batı’da Kafka, Sallinger, Joyce ile; bizde ise Bilge Karasu, Oğuz Atay, Cahit Zarifoğlu ile özdeşleştiriyor.

Nuhan Nebi Çam ve Harun Yakarer, Âlim Kahraman’ın öykücü yönü üzerinde durarak eserleri hakkındaki düşüncelerini belirtiyorlar. Nabi Çömez, “Cahit Zarifoğlu’yla Yedi Yıl” adlı yazısında, Kahraman’ın Zarifoğlu’yla bitmeyen dostluğuna ve yazarlık serüvenine dikkat çekiyor.

İsmail Demirel ise Âlim Kahraman röportajıyla dosyaya katkıda bulunuyor. Kahraman’ın Zarifoğlu’yla tanışma hikâyesini, yazma serüvenini, dostluklarının pekişmesini, eleştiri yazarı olması konusunda Zarifoğlu’nun yönlendirmesini kendi ağzından dinliyoruz. Sadelikten yana olan yazar aynı zamanda mükemmeliyetçi olduğuna da vurgu yapıyor. Ancak mükemmeliyetçilikten kastının metni cilalı getirmek olmadığının üzerinde de önemle duruyor. Hasan Aycın, Âlim Kahraman’a ithaf ettiği çizgisiyle derginin görsel yanını süslerken; Melike Büyükçolpan Âlim Kahraman portesiyle ona eşlik ediyor.

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2015, 12:01
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35