banner15

Açe’de tarih ve kültür mirasına darbe

Güneydoğu Asya’nın çeşitli bölgelerinde yapılan su alt ve yüzey arkeolojisi çalışmalarının ilgili kültür ve medeniyetlerin varlığını ortaya çıkardığı gibi, Kampung Pande de böylesi çalışmalarla geçmişin gizli sırlarının ortaya konulmasına aday bir bölgedir. 

Açe’de tarih ve kültür mirasına darbe

Mehmet Özay   

            
Güneydoğu Asya veya daha doğru bir deyişle Malay dünyası Müslümanları sahip oldukları kültür ve medeniyet birikimleri ile geniş Müslüman toplumlar arasında önemli bir yere sahiptir. 

Söz konusu Malay dünyasının İslamlaşma evreleri farklı süreçlere tekabül ederken, Malaka, Banten, Cohor gibi belli başlı site devletlerinin yanı sıra, zamanla bölgesel güç olarak ortaya çıkan devlet yapılaşmalarına paralel olarak gelişen kültür ve medeniyet merkezlerinden belki de en başta geleni Açe’dir. 

Bugün Endonezya’nın en batısında bir eyalet olan Açe’de, başkent Banda Açe merkezindeki Kampung Pande, bölgenin kültür ve medeniyetinin gelişmesinde erken dönemlere tanık olmuş bir yerdir. 

Tarihi beldeye atık merkezi projesi

Bir süredir Açe’de bazı kurumlar tarafından gündeme getirilen projeyle Kampung Pande’yi başkentin çöp ve atık toplama merkezi haline dönüştürme çabalarına tanık olunmaktadır. 
Söz konusu bu gelişmeye, şu ana kadar bazı sivil toplum kuruluşları, tarihçiler ve bölge halkı dışında pek dur diyen yok. Başkent belediyesi ve belediye meclisinden yükselen bazı seslerin yeterli olmadığı ise ortada. 
Bu gelişme, sadece şehrin sahil şeridine doğru uzanan bölgesinde sıradan çevre bir tartışması olmakla kalmıyor, bundan da öte bölgenin tarih ve kültür varlıklarına yönelik tastamam bir yıkım anlamına geliyor. 
Tarihi mekânlarla ilgili saha çalışmalarıyla dikkat çeken sivil toplum kuruluşlarından biri olan Mapesa (Masyarakat Peduli Sejarah Aceh) yöneticileri yaptıkları açıklamada, Kampung Pande’nin kültür varlıkları koruma alanı olarak ilân edilmesi konusundaki yaklaşımların bugüne kadar olumlu bir gelişmeye yol açmadığına dikkat çekiyorlar. 

Mapesa’lı yöneticiler, bölgenin tarihi ve kültürel varlıklarının sadece Açe’nin değil, İslam kültür ve medeniyetinin Güneydoğu Asya’daki önemli yapısal karşılığına denk geldiğine vurgu yapıyorlar. 

Tsunami sonrası Pande

Açe’nin diğer bölgeleri gibi Kampung Pande de, 26 Aralık 2004 tarihindeki deprem ve tsunaminin ardından uluslararası gündeme taşındı. 
Dehşet günü olarak anılan 26 Aralık’ta, eyaletin güneyinden kuzeyine doğru sahil şeridi yerle bir olurken, çeşitli yerleşim yerlerinde sadece camilerin ayakta kalabildiğine tanık olunmuştu. Kampung Pande de ise, tsunami sonrasında yapısal unsur olarak görülebilecek harap olmuş bazı evlerin yanı sıra, tarihi mezarlık dikkat çekiyordu. 

O dönem oluşan hazin manzara ortamında, bölge halkından geride kalan az sayıdaki kitle, yakınlarını ve tüm maddi varlıklarını kaybetmekle birlikte, sadece yaşadıkları mekânın değil, bölgenin İslam kültür ve tarih değerlerinin en önemlilerini oluşturan tarihi mezarlığın yerini ve mevcut kalan mezar taşlarını koruma adına ellerinde geleni yapmışlardı. 

BRR dönemi 

Tsunamiden kısa bir süre sonra başlatılan ve profesyonel anlamda faaliyet gösteren Rehabilitasyon ve Yeniden Yapılandırma kurumu (Badan Rehabilitasi dan Rekonstruksi-BRR), bölge halkının yaşamını normale döndürme çabası sergilemiş ve bu anlamda Kampung Pande’de halkın temel ihtiyacı olan meskenler inşa edilirken, bölgedeki mezarlıkların düzenlenmesi de gündeme gelmişti. 

Ancak kısa bir süre sonra Banda Açe şehrinde nüfusun artmaya başlaması ile çöp toplama merkezi olarak Kampung Pande’ye komşu Kampung Java seçilmiş ve bu bölgede giderek artan bir çöp yığınağı oluşmuştu. 
Daha ilk günden itibaren tarihçiler, çevre korumacılar, gönüllüler tarafından eleştirilen bu uygulamanın Banda Açe temizlik işleri müdürlüğü tarafından yapılıyor olması başlı başına bir çelişki anlamına geliyordu. 
Bugün gerçekleştirilmek istenen ise bundan farklı bir şey değil. Kampung Java’daki mevcut çöp toplama merkezini Kampung Pande’ye doğru genişletmektir. 

Bu girişim, sadece kamu sağlığı açısından değil, eyalet başkenti Banda Açe’nin en güzel sahil kesimlerinden birine ev sahipliği yapmasıyla da turistik, uzun bir tarihi geçmişe ve mirasa ev sahipliği yapması nedeniyle de kültür ve medeniyet dokusuna yönelik bir ihlâl anlamın taşımaktadır.

İlk şehir yerleşimi

Kampung Pande, Milâdi 1205 yılında bugünkü Banda Açe şehrinin ilk kurulduğu yer olması ve o dönem Darüsselam Sultanlığı adıyla bir site devletinin ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. 
Böylece şehrin ve bölgenin İslamlaşması, yerleşik kurumların ortaya çıkması ve zamanla bölgesel ve uluslararası ticaret ve ilişkilere konu olmasıyla korunması birinci derecede önem arz etmektedir. 
Bölgedeki yerleşimin Malaka Boğazı’nın çıkışında, kuzey-batı bölgesinde kurulması, başta Malay dünyası ve Bengal Körfezi ve Hint Okyanusu üzerinden dış dünya ile irtibatının da bir kanıtıdır. 
Tarihin ilerleyen evrelerinde Banda Açe merkezli gelişme gösteren site devletlerinin ardından, Pande, 1510’lu yıllarda kurulan Açe Darüsselam Sultanlığı’nda saray bölgesine bağlı bir mevki olmuştur. Kampung Pande’nin bu anlamda döneminin hanedan ailesine ve önde gelen hocaların mezarlarına ev sahipliği yapması bu sürece işaret etmektedir. 

Zanaatkârlık ve ticaret

‘Gümüş’ anlamına gelen ve tarihte bölgenin bu zanaatkârlıkla öne çıkması dolayısıyla bu bölgeye Pande adı verilmiştir. 
Pande, aynı zamanda bölgenin ticaret alanları kabul edilen ve Malaka Boğazı üzerinden bölgeye gelip yerleşen farklı kitlelere ev sahipliği yapan Bitay, Eumpeorum, Peulanggahan and Jawa gibi yerleşim yerleriyle iç içe bir özellik sergiler. 

19. yüzyılda Singapur ve Penang Adaları’ndan buharlı gemilerin işlemeye başlamasından önce Pande’ye komşu Kampung Jawa bölge Cava ve Sumatra Adaları’nın değişik bölgelerinden gelen hacıların Kutsal Topraklara çıkış noktası özelliği taşıyordu. 

Pande’nin, 16. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı topraklarından buraya geldiği anlaşılan grupla da ilişkisine dair bazı yaklaşımlar bulunmaktadır. Öyle ki, Kampung Bitay’a yerleşen gruptan bazılarının zamanla çeşitli nedenlerde komşu Emperoum ile Kampung Pande’ye yerleşimleri söz konusu olmuştur. 

Kampung Pande’deki tarihi koruma altında olması gereken bölgenin bir süredir çöp ve atık toplama merkezinin genişletilmesi projesinde yer alacağı konusundaki yaklaşımlar açıkçası Açe gibi kendini herşeyden öte Müslümanlığı ile öne çıkaran bir toplumda tarih ve medeniyet varlıklarının korunmasına öncelik verilmesinin doğallığı yerine, günün getirdiği sorunlara palyatif çözümlerden biri olarak şehrin çöp deposu olarak kullanılması yönündeki girişimler esef ve üzüntü konusu olmaktadır. 

Bununla birlikte, Açe’de akademisyenler, araştırmacılar, kolleksiyonerler, gönüllüler, sivil toplum kuruluşları gibi Açe tarih, kültür ve medeniyetinin farklı alanlarında çalışmalar yapan ve ürünler ortaya koyan kişi ve kurumların ortak çabasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Kampung Pande’de yapılması plânlanan çöp ve atık toplama merkezinin bölgenin çevre ve tarihsel dokusuna zarar vereceğine kuşku yok. Bu nedenle söz konusu bu girişimi açıkça tarih ve kültür varlıklarına yönelik bir ihanet olarak değerlendirmek gerekiyor. 

Keşfedilmeyi bekleyen değerler

Bölge tarihine ışık tutan veriler sadece mevcut mezar taşlarıyla sınırlı değil. Güneydoğu Asya’nın çeşitli bölgelerinde yapılan su alt ve yüzey arkeolojisi çalışmalarının ilgili kültür ve medeniyetlerin varlığını ortaya çıkardığı gibi, Kampung Pande de böylesi çalışmalarla geçmişin gizli sırlarının ortaya konulmasına aday bir bölgedir. 

Malaka Boğazı’na açılan bir noktada, klasik dönem Açe devletinin saray merkezine yakınlığı ile dikkat çekerken, aynı zamanda yanı başındaki limanın bölgesel ve uluslararası denizcilik ve ticaret faaliyetlerindeki rolü, dönem dönem ortaya çıkan savaşlar ve korsanlık faaliyetleri gibi nedenlerle dış dünyayla bağı, hiç kuşku yok ki, su altı ve yüze arkeolojisinin önemini ortaya koymaktadır. 

Tsunamiden sonra bölgeye gelen çeşitli araştırmacılar arasında bulunan Fransız ve Alman arkeologların yaptıkları yüzey çalışmalarında dahi bölgenin geçmişteki zengin ticari ilişkilerine ışık tutacak veriler elde edilmişti. Buna ilâve olarak, yine tsunami sonrasında yoğun yağışlara konu olan muson dönemlerinde, zaman zaman bölgede yüzeye çıkan altın dirhemler bir başka veriyi oluşturmaktadır. 

Bu bilinçli ve doğal bağlamlarına rağmen, Kampung Pande’de bugüne kadar kapsamlı bir su altı ve yüzey arkeolojisi çalışması yapılamamış olması büyük bir kayıp. Üstüne üstlük bir süredir bölgenin yapılaşmasını ve tarihi dokusuna ve olası yer altı ve su altı verilerine ulaşmayı engelleyecek bir göç toplama merkezi haline dönüştürülmesi ise, geri dönüşü olmayan bir sürecin başlangıcı anlamı taşıyor. 


 

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48