banner15

Açlık varsa açgözlülük de vardır

Açlık varsa açgözlülük de vardır

Yaşar Süngü


Açlık ve kötü beslenmenin sona erdirilmesine yönelik ilerlemeleri yansıtan Dünya’da Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu’nun 13 Temmuz’da yayımlanan son versiyonu hiç iç açıcı değil.

Artık daha fazla insan açlıkla mücadele ediyor.

Son beş yılda, on milyonlarca insan kronik olarak yetersiz beslenenlerin saflarına katılmış ve dünyanın dört bir yanındaki ülkeler kötü beslenmenin çeşitli biçimleriyle mücadele etmeye devam ediyor.

2019’da yaklaşık 690 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği tahmin ediliyor.

Yani gezegenin nüfusunun neredeyse yüzde 9’u aç.

(Yüzde 9’u da obezdir muhtemelen)

Bu rakam, 2018’den 10 milyon ve son beş yıllık ortalamadan yaklaşık 60 milyondan fazla.

Neden?

Birilerinin çarkları dönsün diye.

Yapılan aşırı üretim nedeniyle maliyetler yüksek. Satın alma gücü çok düşük ve düşmeye devam ediyor.

Zenginle yoksul arasındaki uçurum hızla derinleşiyor

**

Açlıkla mücadelede yavaşlama olmasının üzerine bir de koronavirüs salgınının gelmesi küresel gıda sistemindeki kırılganlıkları ve eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkanı Gilbert F. Houngbo, “Tarım, çevre, sağlık, yoksulluk ve açlığı birbirlerinden bağımsız olarak düşünemeyiz. Dünyanın sorunları birbirleri ile iç içe girmiş durumda, çözümler de ortak olmalıdır. Salgın hepimiz için bir uyandırma çağrısı olmalıdır” diyor.

Doğru diyor.

**

Dünya genelinde 2020 yılı sonuna kadar 130 milyondan fazla insanın COVID-19 salgını nedeniyle kronik açlığa düşebileceği tahmin ediliyor.

Pandemi sürecinde akut açlığın alevlenmesi bu sayıyı zamanla daha da artırabilecek.

Raporun önsözünü yazan beş kurumun başkanı, dünyanın açlığa, gıda güvensizliğine ve kötü beslenmeye son vermeyi taahhüt etmesinden tam beş yıl sonra, 2030 yılına kadar bu hedefe ulaşmak için hâlâ hedefin çok uzağında olunduğu konusunda uyarıda bulunmuş.

Sorunu yakından görüp çözüm tarafında yer alanlar da durumdan memnun değil.

**

Birçok ülkenin yetersiz beslenme ve obezite ile mücadele ettiği bir dönemde yayınlanan rapor, çok açık ve seçik bir mesaj.

Dünyanın birçok bölgesinde “derinlere kök salmış açlık” var ise başka bölgelerde de “derinlere kök salmış hırs ve açgözlülük” vardır.

**

Son beş yıl içinde açlığın görülme yaygınlığında değişiklik olmakla birlikte, artan dünya nüfusu nedeniyle bölgeler arasındaki büyük fark gözden kaçabiliyor.

Günümüzde en fazla yetersiz beslenen insan sayısı Asya’da (381 milyon kişi) görülmesine karşılık, Afrika (250 milyon kişi) ve Latin Amerika ile Karayipler’de (48 milyon kişi) bu sayı hızla artıyor.

Nüfusunun yüzde 19,1’i yetersiz beslenen Afrika, bu konuda en büyük darbeyi alan ve durumun daha da kötüye gittiği kıta.

Eğer durum böyle devam ederse, 2030 yılında dünyadaki açlık çeken kesimin yarısından fazlası, Afrika’da yaşıyor olacak.

**

Bir tarafta açlık varsa bir tarafta da tokluk vardır.

Madalyonun ters tarafına bakalım:

Gıda güvenliği raporuna göre, dünya genelinde ülkeler yetersiz beslenmenin çeşitli şekilleri, aşırı kilo ve obezite gibi konularla da mücadele ediyor.

2019 yılında üç milyar gibi çarpıcı sayıda insanın maddi gücü sağlıklı şekilde beslenmeye imkan tanımamış. Bu rakama bodur veya çok zayıf 191 milyon beş yaş altı çocuk ve 38 milyon aşırı kilolu da dahil.

Bu arada, yetişkinler arasında obezite kendi başına küresel bir salgın halini almış bulunuyor.

Besleyici gıdaların fiyatını düşürmek ve sağlıklı beslenmeye herkesin gücünün yetmesini sağlamak için ne yapmak lazım?

Açgözlü kafaları değiştirmek veya frenlemek sonra da yoksulluğu dipten başlayarak yok etmek.

**

Biz biliyoruz ki; COVID-19’a, çatışmalara, aşırı iklim hareketleri ve çöl çekirgesine rağmen dünyada herkesi besleyecek derecede zenginliğe sahibiz.

Dünya nüfusu 7,8 milyar.

Küresel gıda üretimi ise 10 milyar insanı besleyecek seviyede.

Yani sorun üretimde değil.

Kalıcı açlığın nedeni yoksulluk, eşitsizlikler, ülkeler arası menfaat çatışmaları, insani olmayan kötü yönetimler.

Yani birilerinin yoksulluk ve açlık çekmesinin temel sebebi birilerinin açgözlülüğü.

Yemenli 10 yaşındaki Hasan 9 kilo ise petrol şeyhinin 10 yaşındaki oğlu Hasan 90 kilodur.

**

Yarın arife öbür gün Kurban Bayramı. Paylaşma bayramı. Herkese sağlıklı bayramlar dilerim.

Kaynak: Yeni Şafak

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48