Batıyla entegrasyonun bedelini ödeten Rusya - Nazgul Kenzhetay 

Batıyla entegrasyonun bedelini ödeten Rusya - Nazgul Kenzhetay 

Nazgul Kenzhetay

Birliği dağıldıktan sonra, Rusya tamamıyla çökmüştü. Doğu Avrupa Rusya kontrolünden çıkmıştı. Ekonomik olarak fakir devletler içinde yer alıyordu. Bu süreçten sonra Rusya’nın etkisinde olan, Kafkasya, Orta Asya tamamıyla Batıyla entegrasyonu kendi aralarında konuşmaya başladı. Putin’in iktidara gelmesiyle durumlar radikal bir şekilde değişime girdi. 

Saakaşvili ( Ukraynalı eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili) Gürcistan’da tüm eski Sovyet sistemini yıkarak, Batı'yla uyum sağlayabilecek sistem kurmak için devrim yapan, devrim neticesinde ülkedeki çok şeyi güzel yönden değiştiren bir liderdi. Saakaşvili’nin iktidara gelmesi ile Gürcistan Avrupa entegrasyonu savunarak, hatta NATO’ya üyelik isteğini bile oluşturmuştu. Tiflis’in bu değişimini sevinçle karşılayan Avrupa ülkeleri desteklerini esirgemediler: Özellikle Fransa tamamıyla ülkenin arkasında olduğunu deklare etti. Rusya Gürcistan'ı kaybettiğini anlayınca, bütün uluslararası kuralları ve yasaları çiğneyerek Abhazya’ya ve Güney Osetya’ya müdahale etti. Bu iki bölgeyi Gürcistan’dan koparmayı başardı.  Dolasıyla Gürcistan Batı’yla entegrasyonun bedelini ağır ödeyerek en önemli iki bölgesi işgal altına düşmüş oldu ( Osetya 2006 yılında işgal edildi).  Durum böyle olunca, Osetya meselesinde Batı Gürcistan’ı yalnız bıraktı. Batıdan destek sözünü almayınca Tiflis tek başına hareket etmekten çekindi.   

Bu süreçte Tüm Kafkasya ülkeleri hükümetleri içinde Batı’ya entegrasyonu savunanların eli zayıfladı. İnsanlar doğal olarak, ‘acaba bizde Kremlin’i kızdırsak, akıbetimiz Osetya ve Abhazya gibi mi olur diye’, endişeye kapıldı. 

Gürcistan meselesi Rusya’nın Batıya karşı ciddi hamlesi oldu. 1 – 0 öne geçti. Bölge, bu şokun etkisindeyken Ukrayna halkı Rus yanlısı Cumhurbaşkanı Yanukoviç’e isyan etti ve Ukrayna’da meydan olayları başladı. Bu süreçte, Batı Gürcistan’da olduğu gibi “Sizin yanınızdayız, korkmayınız” sözlerini verdi. Ukrayna halkı Yanukoviç’i devirdikten sonra, Rusya ordu yürüterek Kırım’ı ilhak etti. Hatta Kırım’la yetinmedi, Ukrayna’nın en büyük sanayi bölgesi olan Donetsk ve Lukans’ki kendi kontrolüne aldı. Donetsk ve Luhansks Ukrayna ekonomisinin can damarıdır. Şu anda Ukrayna’nın kaderi Rusya’nın elindedir. Kırım’ın ihlalini diğer ülkeler tanımasa da Rusya için uluslararası hukukun hiçbir önemi olmadığı da anlaşıldı. Bu da bölgede Rusya’nın Gürcistan sonrası büyük zaferiydi. Gürcistan ve Ukrayna’da bölgede kimse (STK, gazeteciler, halka) Batı’yla entegrasyonu savunursa, haklı olarak sonumuz böyle olacak düşüncesine giriyordu. 

Rusya her bölgede kendi çıkarlarına olabilecek düşünceleri, insanları her zaman koruma altına almakta. Şuan Belarus’ta Orta Asya’da çok sayıda Rus nüfusu var. Yarın, Rusya’nın bu bölgede ırktaşlarımızı koruyoruz bahanesiyle bölgeye girmeme ihtimali yüzde kaç? 

Bütün bunlara ek olarak, Rusya, Hafız Esad döneminde Suriye’yi kontrol altına almayı başardı. Bunun da bilinen sebeplerinden biri Rusya’nın Suriye üzerinde Avrupa’ya geçen petrol boru hattının güvenliğini sağlamaktı. Kimyasal silahlarla kendi halkını öldüren Beşar Esad (Batı taraftan kalemi kırılan) rejimini destekledi ve kendinin Akdeniz'de alanını daha da genişletti. Libya’da ise Batı ile yanyana durarak Halife Hafter'i destekledi .

En son olarak, bölgede İsrail’den sonra en güçlü stratejik müttefiki olan Türkiye’yi yanına çekmeyi başardı ve NATO’nun en önemli müttefiklerine S-400 sattı. “Kaşıkçı Cinayeti” ile Prens Selman hala suçlanmıyorsa, Rusya’nın arkasına saklanmasındandır. Venezuela’da “Maduro” devrilmiyorsa, Rusya’nın özel yetiştirdiği askeri kuvveti (Vagner grubu) gönderdiğindendir.

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2019, 12:50
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35