Endonezya’da Jokowi’yle yeni dönem - Mehmet Özay

Endonezya’da yeni dönemde başkan yine Joko Widodo. Endonezya’da ulusal seçim komisyonu dün yani 21 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, 17 Nisan’da yapılan başkanlık seçimlerinin galibini Joko Widodo olarak açıkladı.

Endonezya’da Jokowi’yle yeni dönem - Mehmet Özay

Seçim sonuçlarının ilanıyla birlikte seçimi kaybeden Prabowo Subiantoya destek veren bazı gruplar başkent Cakarta’da seçim komisyonu binasının önünde gösteriler düzenledi. Katılımın düşük olmasına rağmen, göstericilerle güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede şu ana kadar altı kişinin hayatını kaybettiği ve yaklaşık 200 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.

Güvenlik güçlerinin açıklamalarına göre, özellikle Cakarta dışından gelen bazı grupların provokasyonları neticesinde çıktığı belirtilen olaylarda yüzlerce kişinin gözaltına alındığı ifade ediliyor.

Jokowi’ye %55 oy

Yapılan açıklamada, mevcut devlet başkanı Joko Widodo ve yardımcısı Ma’ruf Amin oyların yüzde 55.5’ini alarak gelecek beş yıl boyunca ülkeyi yönetme hakkı kazandı.

Diğer başkan adayı Prabowo Subianto ve yardımcısı Sandiaga Uno ise oyların yüzde 44.5’ini aldı. Önümüzdeki üç gün zarfında seçim sonuçlarına yönelik resmi itiraz başvurusu olmaması halinde Jokowi 2019-2024 yılları arasında devlet başkanlığı görevini yürütüecek.

Seçim komisyonunun yaptığı resmi açıklamaya karşın, diğer başkan adayı ve Büyük Endonezya Partisi (Gerindra) genel başkanı Prabowo Subianto, parti yetkililerinin verilerine göre seçimi kendisinin kazandığını ileri sürerek bu sonuca itiraz ediyor.

Prabowo ne istiyor?

Aslında Prabowo’nun seçim sonuçlarına yönelik itirazı yeni değil. 17 Nisan’dan hemen sonra hızlı sayımda ortaya çıkan sonucu da itiraz etmiş ve daha o günden başlayarak 22 Mayıs’ı hedef göstermek suretiyle seçim komisyonunun kararını tanımayacağını ilân etmişti.

Aradan geçen bir ayı aşkın süre boyunca defaatle seçim komisyonuna eleştiriler getiren Prabowo, resmi sonuçların ilânına günler kala işi gösterilere dönüştürme çağrısında bulunmaya başladı. Gerindra yönetiminin, seçimde yapılan usulsüzlüklerle ilgili olarak Pazartesi günü seçim komisyonuna yaptığı başvuru delillerin yetersizliğine hükmedilerek reddedildi.

Bu gelişmeye rağmen, Prabowo ve partisi iddiasından vazgeçmiş değil. Prabowo ve destekçileri seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürerek Jokowi’nin başkanlığının iptal etmesi talebiyle bir grup gösteri yaptı.

İddialara göre, 17 milyon kişinin seçmen kayıtlarının geçersiz olduğu ve 6.5 milyonu aşkın seçmenin ise seçmen kağıtları kendilerine ulaşmadığı için oylarını kullanamadıkları belirtiliyor.

Seçim komisyonunun yeni başkanı Jokowi olarak ilân etmesinin ardından, başkentte seçim komisyonunun bulunduğu binanın önünde toplanan Prabowo destekçileri ile güvenlik güçleri arasında küçük çaplı arbade çıktığı ifade ediliyor.

Bu çerçevede, Gerindra seçim kampanyasından sorumlu Lieus Sungkharisma ise daha önce yaptığı tahrik edici konuşmalar nedeniyle polis tarafından gözaltına alındı.

Öte yandan, Prabowo haksız olarak nitelediği seçim sonuçları bağlamında yaptığı açıklamada bunun ‘halkın gücü’nü ortaya koyan gösterileri tetikleyeceği açıklaması dikkat çekici.

“Adalet aramak beyhude”

Yasalara göre, üç günlük süre zarfında Anayasa Mahkemesi’ne seçim sonuçlarıyla ilgili itiraz hakkı bulunuyor. Gerindra partisinin ileri gelen isimlerinin Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapmayacakları yönündeki açıklamaya karşın, gösteriler düzenlenmesi konusunda bir çaba olduğu gözlemleniyor.

Bu bağlamda, Prabowo’nun yaptığı bir açıklamada “adalet aramanın beyhude” olduğu yönündeki vurgusu, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmayacağı görüşünü destekler mahiyette.

Prabowo’nın 2014’deki seçimler sonrasında da benzer iddialarla gündemi belirlemeye çalıştığı hatırlandığında, bugün benzer bir sürecin yaşanmakta olduğunu söyleyebiliriz. Prabowo’nun itirazlarına rağmen, iki aday arasında oy farkının yüzde 11 civarında olması iddiaların yersiz olduğuna hükmedilmesine neden oluyor.

Seçim sonuçlarına dair resmi bir başvuru olmaması halinde Cuma günü, Jokowi-Maruf ikilisinin seçimi nihai olarak kazanarak görevlerine başlaması bekleniyor.

Uygulamada başarı

Geniş bir coğrafyada bir günde gerçekleştirilen ve bu anlamda teknik hazırlıklar ve seçimin yürütülmesi ve yönetilmesi bağlamında küresel ölçekte bakıldığında ortada bir başarının olduğuna kuşku yok.

Bu konuda, özellikle 17 Nisan’daki seçimden sadece bir iki gün gibi kısa sürede hızlı sayımlarda elde edilen sonuç ile dün yani, 21 Mayıs’ta resmen ilân edilen sonuçların neredeyse aynı olması, bu konuda ülke seçim sisteminde oturmuş bir yapıdan bahsetmek mümkün.

Bu sonuçlar, Jokowi’nin ikinci kez devlet başkanlığı koltuğuna oturması anlamına geliyor. 2004-2014 yılları arasında Susilo Bambang Yudhoyono’nun (SBY) iki seçimi üst üste kazanmasının ardından, bu kez Jokowi’nin benzer şekilde iki seçimi de kazanarak başkanlığını sürdürmesi, ülkede demokratik sürecin işleyişi ve istikrarın ortaya çıkışı şeklinde değerlendirilebilir.

Asker-sivil dikotomisi

Jokowi’nin ikinci dönem başkanlık yarışını da kazanması, SBY gibi eski bir ordu mensubunun ardından ikinci dönem sivil bir politikacının devletin başında yer alması önemli bir gelişme.

Eski general Prabowo’nun 2014 seçimlerinin ardından 2019 seçimlerini de kaybetmesini ülke siyasetinde sivil-asker dikotomisinde sivil kanadın kazanımı olarak dikkat çekiyor.

Bu seçimin ortaya koyduğu önemli sonuçlardan bir diğeri ise, ülkede başkanlık için iki adaylı yapının oturmuş olduğunu söylemek mümkün.

Koalisyonlar belirleyici oluyor

Onlarca partinin yarıştığı parlamento seçimlerine yüzde yirmi oy alan veya bu oy oranına ulaşan koalisyon bloğu bir aday çıkartıyor. Devlet başkanının doğrudan seçilmeye başlandığı 2004 yılından bu yana öne çıkan siyasi partilerin etrafında oluşan koalisyon blokları genel itibarıyla parti başkanlarından birini devlet başkanı adayı olarak gösteriyorlar.

Bununla birlikte, bu sistemin dezavantajlarından biri, partilerin yeter oy oranına ulaşamaması nedeniyle tek başlarına başkan adayı çıkaramamaları.

Bunun parlamento temsilindeki karşılığı kadar hükümet kurulmasında da güç dağılımına neden olması, hükümet programlarında arzu edilen reformların gerçekleştirilememesi anlamına geliyor. Örneğin, 2000’li yılların başlarında SBY’nin kurucusu olduğu Demokrat Parti büyük umutlarda ortaya çıkmış, ancak seçmenden arzu edilen desteği alamaması, parlamentoda temsil gücünü sınırlı olarak gerçekleşmesine neden olmuştu.

SBY, iki dönem başkanlık koltuğuna oturmuş olsa da, beklenen reformları hayata geçirmeyi başaramadığı gibi, yerleşik siyaset anlayışı ve bürokraside yaygın yolsuzluk vakalarının önüne geçmek bir yana, kendi partisinden bazı önemli bakanların karıştığı yolsuzluk hadiseleri partinin güç kaybına neden olmuştu.

Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte kimi çevrelerin yönlendirmesiyle yaşanan bazı rahatsızlıklara rağmen, Endonezya’da Jokowi’nin başkanlığının kesinleştiğine kuşku yok. Gösterilerin arkasındaki kesimler gelişmelerin sonuç vermeyeceğini anlamış olmalı ki, ‘artık, dağılın, evlerinize gidin’ mesajını dün vermeye başladılar.

Kaynak: guney dogu asya çalışmaları

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35