banner39

Küresel ekonomi ikinci dalgada ne olur

Küresel salgın, iktisadi, finansal ve sosyal yönleri olan çok boyutlu bir küresel kriz niteliğinde. İkinci dalganın gerçekleşmesi demek, dünyada milyonlarca insan için işsizlik ve yoksulluk demek. Birinci dalga yaraladı, ikincisi yıkar.

Makale-Yorum 20.08.2020, 09:54
Küresel ekonomi ikinci dalgada ne olur

Yaşar Süngü


Şirketler gemiyi batırmadan salgının ikinci dalgasından nasıl sağ çıkacaklarının hesabını yaparken böyle zamanlarda güvenli liman olarak görülen altına olan talep de gelecek endişesi ile hızla artıyor.

Küresel ekonomide toparlanma hazırlığı yapılırken Covid-19 salgınında ikinci dalga endişesinin başlaması ülkelerin aldığı tedbirlerin eksikliğini ve tutarsızlığını gösterdi.

İkinci dalga, salgının ciddiye alınmadığının en net fotoğrafı oldu.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Kurumu tarafından hazırlanan “Toparlanma Arayışında Yapısal Dönüşümü Gözetmek” başlıklı yeni raporda, salgının ekonomiler üzerindeki süregelen etkileri analiz edilirken, toparlanma sürecinde yapısal dönüşüm için çözüm önerileri sunulmuş.

Feridun Tur, Şakir Turan, Cem Avcıoğlu ve Gül Yücel tarafından hazırlanan çalışmada; dünya genelinde vaka sayılarındaki artışın sürmesinin ekonomik görünüm üzerindeki belirsizlikleri yüksek tuttuğu ve küresel toparlanmanın devamlılığına yönelik kaygıları beslediği belirtiliyor.

**

İkinci dalga kaygıları devam ederken, COVID-19 salgınının küresel olarak kontrol altına alındığından söz etmek için erken olduğuna vurgu yapılıyor.

Orta vadeli küresel görünümde aşağı yönlü risklerin yüksek seyrettiğine dikkat çekilen raporda şu ifadelere yer veriliyor:

“Gelişmiş ekonomiler arasında her ülkenin geniş parasal ve mali destek alanına sahip olmaması önemli bir sorunken, iç ve dış talepteki zayıflıklara ek olarak, gelişmekte olan ekonomilerin çoğunun salgın döneminde dış finansmana erişim konusunda güçlükler çekmesi, ekonomi politikalarında alanlarını sınırlıyor.”

**

Türkiye için dış finansmana erişim kritik önem taşıyor.

Türkiye’de Merkez Bankası faiz indirimleri ve likidite desteklerinin yanında hükümetin aldığı mali ve yarı mail destek tedbirleriyle mayıs ve haziran ayında toparlanma yaşandığı kaydedilen raporda, normalleşme sürecinin kapasite kısıtlamalarına yol açmasının döviz kurlarındaki yükselişle birlikte enflasyon üzerinde kısa vadeli riskleri artırdığına dikkat çekiliyor.

Enflasyondaki yükselişin TCIMFMB’nin para politikasında manevra alanını sınırladığı ve hizmet gelirlerinde yaşanan kaybın cari dengede bozulmaya yol açmasının makro-finansal riskler açısından ekonomi politikalarında temkinli bir duruşu gerekli kıldığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin toparlanmasının sürdürülebilirliği için dış finansmana erişimin kritik önemini koruduğu belirtiliyor.

Raporda “Küresel ticaret ve sermaye akımlarında kırılganlıkların yüksek olduğu bu ortamda, iç talep ağırlıklı bir büyüme kompozisyonunun olası olumsuz yan etkilerinden kaçınmak için Türkiye’nin uzun vadeli ve hedefe odaklı dış kaynak girişine ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz” deniliyor.

**

Raporda öne çıkan diğer satır başları ise şöyle: Pandemi sürecinde alınan önlemler ekonomik faaliyeti genel çerçevede olumsuz etkilerken, bu etkinin boyutu alt sektörler bazında önemli farklılıklar gösteriyor.

*Seyahat kısıtlamaları turizm sektörünün toparlanma sürecinin önceki krizlere göre daha uzun süreceğini gösteriyor.

*Yurtdışı satışlarda yüksek paya sahip olan; otomotiv, diğer imalat ve giyim gibi sektörlerde ihracat daralmasının daha keskin olduğu dikkat çekiyor.

*Devletlerden özel sektöre, yerel finansal aktörlerden kalkınma finansmanı kuruluşlarına kadar sürecin tüm aktörlerinin nitelikli toparlanmayı sağlayacak politikalarda üzerine düşeni yapması gerekiyor.

*Gençlerin, kadınların ve düşük gelir grubundaki çalışanların uzaktan çalışma imkânlarının olmaması da krizin yol açabileceği yapısal sıkıntılara işaret ediyor.

*Bu riskler ışığında toparlanmanın yapısal dönüşümü sağlayacak yatırımların desteğiyle gerçekleşmesi gerekiyor. (Çevreyi korumak şartıyla).

*Birleşmiş Milletler “daha iyi toparlanmaya” odaklanmasını öneriyor.

*IMF “yeşil toparlanma” çağrısı yaparken, ILO istihdamı gözeten toparlanmada “yeşil işler” vurgusunu öne çıkarıyor.

**

Küresel salgın, iktisadi, finansal ve sosyal yönleri olan çok boyutlu bir küresel kriz niteliğinde.

İkinci dalganın gerçekleşmesi demek, dünyada milyonlarca insan için işsizlik ve yoksulluk demek.

Birinci dalga yaraladı, ikincisi yıkar.

Kaynak: Yeni Şafak

banner53
Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?