Ortadoğu’nun Vatansız Sporcuları

İranlı tekvandocu Mona Türkiye’yi temsil etmek için vatandaşlık bekliyor

Ortadoğu’nun Vatansız Sporcuları

Feyza Gümüşlüoğlu

2020 yılı başında İran’ın olimpiyat madalyası kazanan tek kadın sporcusu Kimia Alizade, ülkesinden temelli ayrıldığını açıkladı.

21 yaşındaki İranlı kadın sporcu, 2016 Rio Olimpiyatları’nda ülkesine tekvando dalında bronz madalya kazandırmıştı.

Kararını Instagram hesabından yazdığı mesajla duyuran Alizade, tek isteğinin tekvando yapmak, güvenlik, mutluluk ve sağlık dolu bir yaşam sürmek olduğunu yazdı.

Kimia Alizade İran’ı terk ettikten sonra bir süre Hollanda’da yaşadı ve antrenmanlarına orada devam etti. İranlı sporcu aslında ilk önce Türkiye’ye yerleşmek, spor kariyerine Türkiye’de devam etmek istemişti. Ancak bu mümkün olmadı zira beklediği ilgi ve desteği göremedi. Türkiye’de futbol veya basketbolun aksine tekvando sporunun yabancı sporcuya kapalı olması nedeniyle başvurusu kabul edilmeyince o da kendine başka diyarlar aradı.

Fakat başarılı sporcu, dünya tekvando federasyonunun kurduğu özel bir fon sayesinde her ay belli bir bütçe ile maçlara bağımsız ve bayraksız olarak katıldı. Şimdilerde ise parlak spor kariyerine artık Almanya’da devam ediyor.

Kimia Alizade tek değil; ülkelerinden ayrılan başka İranlı sporcular da oldu ve bunların bazıları ilk önce Türkiye’ye geldi. Hatta kabul edilmeyip daha sonra Azerbaycan’a yerleşen bir sporcu, kısa süre içinde olimpiyat şampiyonu oldu.

İran’dan Türkiye’ye: 15 yaşındaki Mona’nın hikayesi


İran’da tutkunu olduğu tekvando sporunu dilediği gibi icra edemeyip Türkiye’ye gelen genç sporculardan bir tanesi de Mona Abdi. 15 yaşında bir genç kız olan Mona’yı henüz Türkiye’de pek bilen yok, ancak o kadar parlak bir tekvandocu ki, birkaç sene içinde yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada adının duyulacağı şimdiden belli.

İran’ın Urumiye kentinde doğup büyüyen ve ülkenin eski tekvandocularından Cafer Abdi’nin kızı olan Mona, 2019 yılında radikal bir kararla vatanından ayrılıp ailesiyle birlikte Türkiye’ye yerleşti.

Kendisi de eski bir milli sporcu olan Cafer Abdi, kızı Mona’nın spor kariyeri için İran’da iyi sayılabilecek bir hayatı geride bıraktı ve bilinmezlerle dolu bir yolculuğa çıktı. Şu anda İstanbul’da geçimini bir kargo şirketinde, oldukça zor şartlarda taşımacılık yaparak kazanıyor.

Baba Abdi, genç sporcu kızının İran’da yaşadığı baskı ve sıkıntılardan dolayı geçen yıl varını yoğunu satıp her zaman çok sevdiği İstanbul’a taşındı ve buradan bir ev aldı.

İstanbul’u seçmelerinde en önemli etkenlerden biri de Cafer Abdi’nin tekvandoda Avrupa Şampiyonu olan bir Türk sporcuyu, Çağrı Kızıl’ı ve onun tekvando kulübünü bulmasıydı.

Kağıthane’de büyük bir tekvando okulu olan eski milli sporcu, antrenör Çağrı Kızıl, Mona’yı tanıdıktan sonra onu düşünmeden kulübüne kaydetti.

Baba Abdi, kızının her gün düzenli olarak antrenmanlarını yapabilmesi için Kağıthane’deki tekvando kulübüne yakın bir yerde ev aldı. Ancak küçük bir sorun vardı: Evin değeri, yabancılara vatandaşlık için gereken 250 bin doların altındaydı…

Spora devam edebilmesi için vatandaşlık gerekiyor


“İran’da her gün 1 saat yol gidiyordum. Babam iş çıkışı antrenmanım için beni uzaktaki bir yere götürüyordu çünkü İran’da erkek antrenör ile çalışmak yasak. Gittiğimiz o uzak yerde gizli gizli çalışıyorduk, yakalanırsak çok cezası vardı” diye kırık Türkçesiyle anlatıyor Mona o günleri.

İran’da maçlara katılan Mona Abdi, defalarca kızlar şampiyonu oldu. Ancak zamanla başarısına bağlı olarak üstündeki baskı da arttı. Ülkesindeki bir şampiyonada “saçının tek bir teli göründüğü için” elendiğini ve sahaya çıkamadığını anlatırken gözleri doluyor.

“Ufak tefek şeylerden ceza verip dururlardı, yıldırmak için her şeyi denediler” diyen Mona için 2019 yılı adeta bir milat olmuş.

Dünyadaki şampiyonalara katılmasına izin verilmeyen, ülkesi dışında yalnızca Türkiye ve Ürdün’de sahaya çıkmış olan Mona, 2019 Asya Şampiyonası öncesi Antalya’da yapılan Turkish Open turnuvasına katıldı. Turnuva esnasında babası, “eğer orada şampiyon olursan spora devam etmen için Türkiye’ye taşınacağız, olamazsan tekvandoyu bırakacaksın” diye söz verdi. Mona da tek şansını iyi kullandı ve şampiyon oldu, böylelikle Asya şampiyonasına katılmaya hak kazandı ve sözünü tutma sırası babasına geldi.

Türkiye’de yaşıyor ama yarışamıyor


Mona’nın babası sözünü tuttu ve İstanbul’da ailesiyle kendine zor da olsa bir hayat kurdu, ama Mona’nın spor kariyeri henüz tam anlamıyla başlayabilmiş değil.

İstanbul’da bir kolejde burslu olarak lise öğrenimine devam eden Mona, artık kendi ülkesini milli bir sporcu olarak temsil etmiyor. Şu anda ne İran’ın sporcusu ne de Türkiye’nin; yani vatansız. Onun hayali ise Türk vatandaşı olup şampiyonalarda Türkiye’yi temsil etmek.

Mona’nın antrenörü Çağrı Kızıl, takımındaki en gözde sporcularından biri olan genç kıza vatandaşlık almayı adeta kendisine dava yapmış. Tekvando alanında dünya çapında tanınan Kızıl, “Yabancı sporculara ülkemizde normalde kapılar açılır ama daha önce 18 yaş altı bir genç, spor için hiç ülke değiştirmedi” diyerek Mona’nın özel bir statüsü olduğunu anlatıyor.

Mona’nın kulübe yazıldığı 2019’dan beri ‘vatansız’ bir sporcu olduğu ve sporcu lisansı alamadığı için tek bir puan dahi kazanamadığını şöyle açıklıyor Çağrı Kızıl:

“Tekvando olimpik bir spor olduğu için uluslararası şampiyonalarda sporcular belli puanlar elde ediyor. Bu puanlar toplanarak 4 yılda bir olimpiyatlara katılım şansı elde ediliyor. Mona Asya Şampiyonasında aldığı puanla dünya sıralamasında şu an ilk 20’de olmasına rağmen 2019’dan beri tek bir puan alamadı çünkü turnuvaya katılamıyor zira ne İran ne Türkiye tanıyor…”

Kızıl, hem antrenörlük hem abilik yaptığı Mona ile formda kalması için şu anda sadece idman yapıyor, turnuvalara katılmaya başlamak içinse Mona’nın vatandaşlığı bekleniyor.

Eski milli tekvandocu Çağrı Kızıl, “Türkiye tekvandoda oldukça başarılı bir ülke olduğu için bu tip vatandaşlıklara ya da sporcu devşirmelerine pek sıcak bakılmadığını söylüyor ve üzülerek ekliyor:

“Mona şu an Türk vatandaşı olsaydı 12 Aralık’ta Bosna Hersek’te yapılacak Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda ülkemiz adına şampiyonluk getirmesi garantiydi…”

Çağrı Kızıl ve ‘kızım’ dediği sporcusu Mona Abdi’nin bugün en büyük hedefleri 2021’deki dünya şampiyonasına Türkiye’yi temsilen katılabilmek.

Tıpkı Kimia Alizade gibi, İranlı Mona Abdi’nin de peşinde Avrupa başta olmak üzere pek çok ülke var, hepsi Mona’yı milli sporcu olarak alıp değerlendirmek için cazip tekliflerde bulunuyor. Ancak Mona ve ailesinin gönlü çok sevdikleri Türkiye’den, İstanbul’dan yana. Vatandaşlık verilse dahi Avrupa’da veya Amerika’da yaşamak istemiyorlar.

Geçen yıl resmi yollardan vatandaşlık başvurusunu yapan Cafer Abdi, başvurusuna yanıt bekliyor. Mona ise en kısa zamanda sahalara yeniden çıkabilmesini sağlayacak bir ‘vatan’ ve dalgalandıracak bir bayrak…

Göçmenlerin doğru planlama ve politikalarla gittikleri ülkeye ne kadar büyük değer katabildikleri, ülkenin sınırlarını aşan küresel başarılara imza atabildikleri gerçeğinden hareketle, Mona’ya ve onun gibi başarılı örneklere yatırım yapmanın uzun vadede ülke için de ne kadar önemli bir yatırım olduğu unutulmamalı…

Kaynak: ORDAF

banner53
YORUM EKLE

banner39