Pakatan’ın Zaferi Güneydoğu Asya için Ne İfade Ediyor?

Pakatan Harapan'ın (Umut İttifakı) Malezya’daki genel seçimlerden galip ayrılması herkes için şaşırtıcı bir sonuç. Bu zafer, kimse tarafından tahmin edilememesinin yanında bölgenin geleceğini etkileyeceği için de çok önemli.  

Pakatan’ın Zaferi Güneydoğu Asya için Ne İfade Ediyor?

Mohamad Radytio Nugrahanto – Endonezya

Malezya’daki 23 Mayıs seçimlerinden çıkan sonuç ülkede büyük bir sosyopolitik değişim yaşandığını doğrular nitelikte ama aynı zamanda Malezya’daki bu değişimin bölge için de büyük değişiklikler getireceğini unutmamamız gerekiyor. Malezya’daki seçimin ortaya çıkaracağı değişiklikler ile ilgili pek çok görüş mevcut.

1.    Ekonomik Bakış Açısı

Çin’in bölgede yaptığı yatırımlar pek çok sıkıntıya sebebiyet vermişti zira Çin, bölgedeki ülkelerin ekonomilerine net bir pozitif katkı sağlamayacak, daha çok hükümetlerin sanki çok icraatta bulunuyorlarmış gibi göstermeye yönelik projeler için borç yardımı yapmakla itham ediliyor. Bunun nedeni de, kredilerin uzun vadede yararlı olduğu düşünülmemesine rağmen Çinlilerden kredi almanın her halükarda kolay olmasıydı. Bu durum, eski Başbakan Najib Razak'ın Çin'den yüklü miktarda yatırım görünümlü borç almasıyla Malezya’da da gerçekleşti. Ancak, seçim sonuçları Çin yatırımlarının sadece ekonomi üzerinde değil siyaset alanında da olumsuz sonuçlarının olabileceğini gösterdi. Malezya’daki seçimlerde Pakatan Harapan’ın lideri Mahathir Mohamad Çin yatırımlarından seçim kampanyası boyunca söz etti ve yatırımların olumsuz etkilerinden bahsederek Malayların milliyetçi duygularını harekete geçirdi. Bu kampanya başarılı oldu. Çin yatırımlarının etkisinin en fazla hissedildiği bölge olan Johor eyaletinde Bu başarılı oldu, çünkü Çin yatırımlarının etkisinin en fazla etkilendiği Malezya'nın Johor eyaletinde eski Başbakan Najib’in Barisan Nasional (BN) (Milli Cephe) partisi beklenmedik bir şekilde yenilgiye uğradı ve sadece çoğunluk oydan mahrum kalmadı, aynı zamanda bu bölge Mahathir’in Pakatan’ına geçti. Bundan sonra, Tayland, Kamboçya ve Endonezya'daki liderlerin, Çin'le ekonomik anlaşmalar imzaladıkları gerçeğinden uzaklaşmaya çalışacaklarını görebiliriz. Bu durum Endonezya'da da geçerli. Jokowi destekçileri, altyapıdaki başarılarını propaganda malzemesi olarak kullanmalarına rağmen bu altyapının esas olarak haksız şartlarda yapıldığı iddia edilen Çin yatırımları tarafından finanse edildiği gerçeğini örtbas etmektedir. Hem kara sınırını hem de komünist ideolojiyi Çin'le paylaşan bir ülke olan Vietnam'da bile, son aylarda hükümet ülke halkının Çin menfaatlerine karşı düzenlediği mitinglerden sonra Çin’e karşı düşmanca bir tavır takındı. Sonuç olarak, liderler Çin'den borç alırken veya yatırıma karar verirken iki kez düşünmeliler. 
    
2.    Siyasi Bakış Açısı

Malezya’daki seçimler, Güneydoğu Asya'nın geri kalanına, daha çok Güneydoğu Asya Milletleri Birliği liderlerine, eski tarz siyasetlerin süresinin dolduğuna işaret etti. İktidarda kalmak için sürekli istikrar ve güvenlik söylemlerine dayanma çağı artık bitti. Şimdi, insanlar popülizm ve değişim için gayret ediyorlar, artık muhaliflerin radikalizminden, deneyimsizliklerinden ya da yaşlarından korkmuyorlar. Bunun yerine, Malezya örneğinde olduğu gibi, hiçbir zaman ulusal yönetimde görev almamış bir muhalefet partisini ülkeyi yönetmek için görevlendirdiler. Dahası, Pakatan 92 yaşındaki Mahatir Mohamed'i Başbakan adayı olarak gösterdiğinde ve daha fazla kadın ve Malay olmayan kişileri kabineye atama sözü verdiğinde, “radikal” olarak adlandırıldılar. Böyle olduğu halde, seçimleri kazanan parti Pakatan oldu. İnsanlar Güneydoğu Asya Milletleri Birliği liderlerine muhaliflere karşı mücadele etmenin işe yaramadığını gösterdi. Endonezya'da son zamanlarda gerçekleştirilen yerel seçimlerde de aynı durum gerçekleşti. PKS-Gerindra-PAN'ın ümmet koalisyonu son yıllarda bir dizi terör saldırısından sorumlu tutuldu ve liderleri ulusal düzeyde deneyimsiz olmakla suçlandılar, ancak yine de koalisyon seçimlerde güçlü bir performans göstermeyi başardı. Daha önce hiçbir makama seçilmemiş emekli bir ordu komutanı olan Sudrajat, Batı Java'daki bölgesel seçimleri kazandı. Bunun başlıca nedeni, değişimin bir sembolü olarak görülmesiydi. Ancak, bölgenin aşağısındaki bir başka lider bu dersi çok ileri götürdü. Kamboçya'da, görevdeki Başbakan Hun Sen, muhalefetin aleyhine koyulan kuralları kaldırma vaadinde bulunmasına rağmen, muhaliflerin seçimlere katılmasını engellemek için sürekli olarak müttefiklerini yargı teşkilatına yerleştiriyor. Hun Sen, seçimlerdeki avantajını artırmak için Çin yatırımlarından yararlanan Güneydoğu Asya Milletleri Birliği liderlerinden biridir.

3.    Toplumsal Bakış Açısı

Mahathir ve Enver İbrahim’in zaferi Güneydoğu Asya siyasetinde bir ilki temsil ediyor çünkü bölgenin siyasi tarihinde ilk defa iki muhalif lider bir koalisyon çatısı altında el sıkıştı. Bu durum Pakatan’ın hali hazırda bir koalisyon olduğunu düşününce daha da ilginç bir hâl alıyor. Pek çok siyaset uzmanına göre koalisyonların koalisyonunun Barisan Nasional (BN) gibi köklü bir gücü alaşağı etmesi düşünülemez bir şeydi. Ancak siyasetçilerin de gösterdiği gibi güçlü irade her şeyin üstesinden gelebilir, hatta hükümette olmanın avantajlarını bile.  Parti seviyesinde bu, Güneydoğu Asya'daki diğer liderlerin de önünü açabilecek bir durum. Özellikle, eğer rakip güçlü bir hükümetse, partilerin farklılıklarını bir kenara bırakıp bir araya gelmeleri gerekir. Tayland'da çoktan cunta karşıtı siyasi elitler kendi aralarında ilişki kurmaya başladılar. Örneğin, Thaksin Sinawatra Demokrat Partisi’nin demokrasiye ihanet ettiğini vurgulamasına rağmen, parlamentoda çoğunluğu kazanmak ya da en azından cuntanın desteklediği partilerin meclis çoğunluğunu kazanmalarını engellemek için için ittifak kurabileceğini söyledi. Bunun nedeni, Thaksin'in hala popüler olmasına ve sandıklarda % 40-45 gibi güçlü bir destek toplayacak olmasına karşın, oyların % 50'sinden fazlasını elde etmek için en az bir parti ittifakına ihtiyaç duymasıdır. Toplum düzeyinde, insanların bir gün, tercih ettikleri siyasi partinin, zafer elde etmek için mutlaka sevmedikleri bir parti ile bir koalisyon kurma olasılığını da dikkate almaları gerekiyor. Dahası, küçük farklılıkları bir kenara bırakıp gerçek rakiplerini yenmeye odaklanırlarsa, Mahathir-Anwar koalisyonu tarafından elde edilen sonuçlara ulaşabileceklerini görmeleri gerekir.

Malezya siyasetinin gelecekte asla aynı olmayacağını, genel olarak Güneydoğu Asya'daki seçim politikalarını sarsacağını ve bölgenin yakın gelecekte daha fazla Pakatan Harapan tarzı koalisyon göreceğini söylemek mümkün.
 

YORUM EKLE

banner33

banner37