banner15

Sedat Yenigün'ün yaktığı meşale

Sedat Yenigün'ün yaktığı meşale

Adnan Öksüz

Tarih 5 Temmuz 1980…

Günlerden Cumartesi. Saat 18.00.

İslami Hareket gazetesinin bürosunda hummalı bir faaliyet ve hareket var; gazetenin 28. sayısının çalışmaları yapılıyor. Sedat Yenigün, birkaç gündür biriken gazeteleri arşiv için işaretlerken bir taraftan da konuşuyor;

-Gazeteleri ne zaman cilt yaptıracağız?

-Herhalde Kasım’da.

-O zamanki çıkaracağımız sayıya bir yazı yazacağım. Üç senenin değerlendirmesini, nereden nereye geldiğimizi yazacağım.

O sırada gazete bürosuna gelip gidenler oluyor. Konuşmaların konuları farklılaşıyor.

Milli Gazete’de uzun süre ses getiren yazılar kaleme alan Sedat Yenigün, İslami Hareket’in daha güçlü ve tesirli olması için bütün gücünü ortaya koyuyor, ayrıca yazar kadrosunu genişletmek için çaba sarf ediyordu. O akşam yine bu konuya değindi;

-İslami Hareket’i daha da güçlü bir gazete yapacağız. Kardeşim ben herkese açığım, ama başkaları bana karşı pazarlıklı, kapalı!


Gazeteye gelmeden önce başka yerlere de uğramış, bu yolda temaslarını sürdürmüştü. Yakınması onun içindi. Daha sonra:

-Yazılar hazır mı? Dosyaya bir bakayım…

-Tamamlanmadı abi… Kendi yazınızı ne zaman hazırlayacaksınız?

-Yarın yazacağım. Pazartesi akşam da bir araya gelip son kontrolü yaparız, inşallah!

Merhum Sedat Yenigün’le bu son konuşma oldu! “Allahaısmarladık” deyip gazeteden ayrıldı. Saat 20:10’u gösteriyordu.

Gazeteden çıktıktan sonra yolu üstündeki Emir Buhari Camii’ne uğramış, oradan da berbere gitmişti.

Saat 20:50’de kurşunlar üstüne acımasızca sıkılırken, berber koltuğuna yığılı kaldı…

Akşam haber bültenleri henüz başlıyordu.

Yaralı olarak kaldırıldığı Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin kapısı önünde, sedyede şahadet şerbetini içti. Gözleri açık, mütebessim çehresi ile…

Sedat Yenigün, 7 Temmuz 1980 günü, Topkapı Ahmet Gazi Paşa Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazı ile mukaddes yolculuğuna gözyaşları içinde dualarla uğurlandı.

Cenaze namazını, bugünlerde rahatsızlığı dolayısıyla tedavi altında bulunan Mahmut Efendi Hazretleri kıldırdı. O dönem Süleymaniye Camii İmam Hatibi olan Ali Rıza Demircan hoca da şehitlik ve şehadet üzerine bir konuşma yaptı. Yol ve mücadele arkadaşı Sami Şener de (Prof.), Sedat Yenigün’ün kişiliği ve mücadelesini anlattıktan sonra, “İslam cemiyetine giden yolda, Müslüman’ın önündeki her engelin yıkılması, inancımızın asli şartıdır. Bizim kavgamız, İslam dışı düzenlerin tümüyledir” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Milli Gazete

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48