Tahta okul

6 öğretmen ve 144 öğrencinin Kur'an-ı Kerim öğrendiği tahta bir okul, evet burası Fildişi sahili

Tahta okul

Haşim Akın

Bugün sizinle kısa bil yolculuğa çıkalım. Allah resulü; (SAV) “Seyahat edin, sıhhat bulun!” diye buyuruyor. İşiniz gücünüz çoktur… Zamanınız böylesi bir seyahat için çok müsait olmayabilir… Belki de bütçeniz kaldırmaz. Henüz tatilden yeni döndünüz. Veya bu yılın tatil planlarını daha farklı tasarlamıştınız... Her neyse bize sadece zihniniz ve kalbiniz lazım. 

Yolumuz Batı Afrika’nın uzun zaman sömürülmüş ve üzerinden zalimlerin semirildiği bir beldeye uğrayacak. Hayır, yanlış tahmin ettiniz... Afrika’da yamyamlar yaşamıyor. Korkmayın! Orada hiç insan yiyen yaratıklar yok. Asıl o bölgenin insanları, beyaz zalimler tarafından yenilmiş. Bir dönem canlarını, şimdi mallarını ve istikballerini yemeye hazırlanıyorlar. 

Fildişi sahillerinin iç bölgelerinden ODİNİ şehrinin 60 km uzağında bir köydeyiz. Köyün adı ZEBGAO. Burası Müslümanların yaşadığı bir köy... Bu ülkede iç bölgeler indikçe Müslümanların oranı daha da yükselir. Yokluk ve sefalette o boyutta artar. Burada 250 dul kadın ve yetim yaşıyor. Ulaşım, ne kadar zorsa misyonerlerin tasallutu da o kadar azalır. Fiili Başkent ABŞDJAN’DAN sonra 14 saatlik bir yolculukla ulaşılacağız bu bölgeye… 
Böylesi bir ziyarette sizin bir hediye götürmeniz çok da önemli değil. Zira beyaz adamı elinde İncil’le eşleştirmiş bölge insanı... Beyaz bir Müslümanın ziyaret etmesi ve onların elini sıkması çok önemli bir hediyedir. Hele bir de sonrada ellerini yıkamıyorsa… Ama bu kadar fakir ve garibanın olduğu bir bölgeye elimiz boş gidemeyiz.

Köye ulaştık 

Önce bizi bir kenara oturtup birer bardak su ikram edecekler. Afrika kültüründe gelen misafire önce su ikram edilir. Orada en değerli şeydir su… Az da olsa içeceğiz. Zira suyu içemeden “Hoş geldiniz!” bile denilmez. Köylüler suyu nereden temin ediyorlar henüz bilmiyoruz. Acaba kuyuları var mı? Çok uzaklardan bin bir zahmetle mi taşıyorlar? Neyse suyu içip hamt edince yüzlerde sıcak bir tebessüm oluşuyor.
Köye ulaştığımızda bizi kalabalık ve meraklı bir grup Müslüman karşılayacak. Yerel dillerinde ve özel melodileriyle ilahiler söyleyip bize karşılama töreni yapacaklar. Bu sizin yüzünüzü kızartacak ve içinize tarifi tadılmaz bir mutluluk verecek... Onlar için önemli ve tarihi bir gün... Uzaktan kardeşleri gelmişler... Köyde Franko Arap tarzında eğitim veren bir okula uğrayacağız. Burası bizdeki karşılığıyla bir Kur’an Kursu. Bina, tamamen tahtalardan yapılmış. Hayat bu. Bulduklarıyla yetinmek diye buna denilmeli. Yanında toprak- beton karışımı inşa edilmiş bir ayrı bölüm olsa da asıl işlevi görev bina burası. Burada 6 öğretmen ve 144 öğrenci var. Burada Kur’an eğitimi veriliyor.  

Selam Getireceğiz

Orada ne işiniz var? Niye gittiniz ki? Diye soran olursa şu cevabı vereceğiz. Hani bizim Anadolu’nun birçok kentinde hatta kasabasında kocaman yapılmış dernek- vakıf binaları, kültür merkezleri var ya… Bunların birçoğu senenin bazı özel günlerinde açılır ve dolar. Geri kalan zamanlarda çok da dolu kullanılmaz. Bir odayla hallolacak toplantı ve sohbet oturumları için inşa edilen... İşte onlara buradaki Tahta Kur’an okulundan selam götürmek için ziyaret edeceğiz... 
Okulun hocasıyla tanışacağız... İsmi Abdul Gafur... Genç, dinamik, vakur ve ufku açık bir sima… Burada geleceğe insan yetiştiriyor. Halinden çok memnun... Asla en küçük bir şikâyet cümlesi duymadık. Siz de bu ziyaretimizde duyamayacaksınız. Bize bu mütevazı okulunu tanıtacak. Biz de arkasında buğulanan gözlerle ve başımızı öne eğerek gezeceğiz. Bize, nimete nasıl şükredileceğini ve içinde yüzdüğümüz Allah’ın sayısın in’amını hatırlatacak sanki… Bir ara keşke buraya ailecek hatta çocuklarımızla beraber gelseydik diye hayıflanacağız. Burayı bir de onlar görseydi. Sınıflara gireceğiz. Sıralara, duvara asılmış yazı tahtasına, sınıflarda gözleri parlayan minik yavrulara bakacağız. Bazılarının başını okşamak isteyeceğiz. Ürkek bir çekingenlik olacaklar... İlk kez bir beyaz, onlara dokunacak. “Acaba ne yapacak ki?” Dillerini anlamasak da “gülümseme” lisanının ortak kelimeleriyle konuşacağız. 

Ortak Secde

Namaz vakti köy meydanında tozun içinde bir vakit namaz kılacağız. Bilali bir ezan okunacak. Bizim de kendileri gibi safa durduğumuzu görmek onları ayrıca mutlu edecek. Aralarındaki fısıltıyı duyurmamak için seslerini iyice kısacaklar. Sanki duysak anlayacağız da… Bize ön safta ve en iyi seccadelerini sererek ikramda bulunacaklar. Bunu bir ayrıcalık olarak düşünmeyin. Onlar da misafirlerine en güzel yeri ve imkânı ikram etmek isterler. 
Namazdan sonra biraz daha yakından konuştuğumuz okulun hocası, burada çalışmaktan çok mutu olduğunu anlatacak. Neşeli ve vakur... Asla şikâyet tonundan bir serzenişi yok. Merak edeceğiz. “Adam bu denli memnun olduğuna göre acaba ne kadar maaş alıyor?” hani böylesi ayrıntıları çok merak ederiz de… İşte o zaman yüzü biraz kızarıyor. Söylemekten çekiniyor. Ama gene de söylüyor. Yılda 150,000 cefa ücret alıyormuş. Türk parasıyla 1200 TL yapıyor. (Bu rakam oranın geçim şartları açısından da çok düşük.) Biz hayretimizi gizliyoruz. Gözlerimizdeki o garip bakışlarımızı yere mıhlayacağız. Aman dikkat edin yanlış anlaşılmasın. Neredeyse biz de kimileri için haftalık gibidir burada…  Artık ona bu konuda başka bir şey sormamaya azmettik. Şimdi dönüş vakti. 

Tahtanın çivisi nereye batar ki?

Ayrılırken geriye dönüp okula bir daha bakacağız. Tahtaların çivisi sanki ağaçlara değil de bizim yüreğimize batmış gibi olacak. Bu bölge çok yağmur alan bir iklime sahiptir. Bunca yağmurun altında yaşam ve ilim mücadelesi verenlere kocaman bir teşekkür edeceğiz. Zira onlar bu ümmetin ortak şükrünü eda ediyor. 

Onlar bizden ne okul isteyecekler, ne de başka bir şey. Bize soruyorlar; ” Bir arzunuz var mı? Sizin için ne yapabiliriz?” dua istiyoruz. Bu çölde kendilerini bulup kucaklaştığımız için zaten sürekli duacı olduklarını söyleyecekler… Dualarımızı alıp ayrılıyoruz. 

Haydin dostlar sefer var… Tahta okulda Kur’an öğrenen ve asla şikâyet etmeyen Müslümanların gönlüne… Yıllık 1200 TL ile geçinen şükür abidesinin gölgesine… Belki bu gölge bize cennette bir yer açar. 
 

Güncelleme Tarihi: 24 Temmuz 2018, 12:02
YORUM EKLE

banner33

banner37