Tehlike Tohumları

Mali'nin alimlerinden Yakup Dukri'nin eseri üzerinden İslam dünyasında tehlike tohumları olan konularında bugünümüze bir bakış

Tehlike Tohumları

Haşim Akın

Yaşadığımız bu topraklarda uzun zamandır birçok konu tartışılır. Bazen bunlara baktığımızda bunların çok yeni ve bize özgü konular olduğunu sanırız. Bunların bir kısmı da bir süre sonra unutulur. Yaşı buna müsait olanlar, bu tartışmaların özellikle ramazan aylarında daha çok alevlendiğini bilirler. Türkçe ezan, Türkçe namaz, kadınların erkeklerle beraber aynı safta namazı gibi… Bu tartışmalarda rol alan figüranların çoğu da niçin bu konuyu tartıştığını bilmez belki de… Zira hayatında namaz kılmamış bir adamın, namazın hangi dille kılınacağına ait bir tartışmada niçin söz söyleyeceğini belki kendisi de bilmez… Bunların birilerinin merakından ve ya art niyetinden çıktığını bilirdik de bunun bu sınırlar içinde olduğunu sanırdık.

Birkaç ay önce Mali’ye yaptığımız bir ziyarette ülkenin önde gelen âlimlerinden Yakup DUKRİ’Yİ ziyaret etmiştik. Bu ziyarete ait haberi de burada paylaşmıştım. Bugün bu âlime ait başka bir kitabı ve bu kitapla beraber İslam dünyasının tartışmamalara olan bakışını paylaşmak istiyorum.

Elimdeki kitap ülkede ortaya çıkan bazı tartışmalara bir reddiye olarak yazılmış. Haydari simli birisinin temel görüşlerine bir reddiyeymiş bunlar. Ama bunlara bakınca tartışılan konuların nasıl da bu kadar benzerlik gösterdiğini hayretle karşılıyoruz. Aramızda 5000 km mesafe var. Ama sanki aynı merkezden kumanda edilmiş gibi benzer konularla gündemimizi meşgul ediyoruz. İslam dünyasının değişik bölgelerinde benzer dertlerin yayıldığını görmek hiç de zor değil…

1-    Namaz. İlk tartışma konusun namaz. Afrika’da namazın önemini tartışamazsınız. Halkın büyük çoğunluğu, namazı vaktinde kılar. Ezan okununca hayat tatile girer. Burada; “Namaz mı? Güzel ahlak mı?” başlıklı bir tartışma alevlenmiş. “Müslümanın asıl görevi güzel ahlaklı olmaktır. Namaz bundan sonra gelir…” cümleleriyle başlamışlar. Bazen biz de namaz kılan ama Müslümanca bir ahlakı olmayan insanları eleştiririz. Böylesi bir eleştiri normal ama…  “Hangisi önceliklidir?” sorusu işi çıkmaza sokuyor.
Kitabın mukaddime bölümünde niçin böyle bir kitaba ihtiyaç duyulduğu izah edilmiş. Hatta burada –elimizde olmayan- “Bazı âlimlerin görüşleri üzerine düşünceler” isimli kitaba ait çıkan tartışmalardan bahsedilmiş. Anlaşılan buralardaki ifade ve görüşler hedefine ulaşmış. 

a-    “İslam’da namazın yeri” başlıklı bölüm kalem alınmış ve burada ayet ve hadislerle namazın önemi anlatılmış. 

b-    Sonra önemli bir tartışa konusuna cevap verilmiş. “Namaz sadece bu ümmete has bir ibadet midir? Yoksa geçmiş peygamberin de namazı var mıydı?” Anladığımız kadarıyla namaz konusunda oluşturulan garip tartışmaların başlıklarından birsi de bu. Ayetlerle geçmiş Peygamberlerin namazı nasıl önemsedikleri ve bu ibadeti ifayı emredişleri izah etmiş.

c-    “Kendi mecrasından dışarı çıkarılmış namaz ayetleri.” Namaz konusunda asıl tartışma burada alevlenmiş. Zira Afrika’da insanları namazdan uzaklaştırmak çok zordur. Ama bunun için Ankebut suresi 4. Ayet kullanılmış. “Muhakkak ki namaz, insanı her türlü kötülük ve münkirden uzaklaştırır.” Bu ayet kullanılarak insanlar namazdan uzaklaştırılır mı? Evet, bu yapılmış. Birisi namaz kılıyor ama buna rağmen bazı kötü davranışlara da devam ediyor… Bazı günahları işliyorsa…  İşte bu adamın namaz kılmasına gerek yok! Namaz kılmak için nasıl abdest almak gerekiyorsa, namaz için her türlü günahı da terk etmek şarttır! Terk edemiyorsanız? O zaman namazı terk edin… Buna bir de “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” Hadisini ilave edince, işlem tamam oluyor. Kitabın en uzun izahlı bölümü burası... İçeriğinden anladığımız kadarıyla bu yolla Müslümanların namazı terk etmesini isteyen vaiz ve hatipler az da değilmiş… Onlara cevaplar verilmiş. 

d-    İslam nedir ve nasıl girilir? Konunun bu bölümü buna cevap veriyor. Temel İslam akaidi ve anlayışından kim kelime-i tevhidi söylerse Müslüman olur. Hz. Muhammed; (AS) “Ben insanlar lâ ilahe illallah deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum” diye buyurur. Burası bizim bildiğimiz ve kabul ettiğimiz yön. Burada problem, İslam’ın erkânını ve ahlaki kaidelerini İslam dininin bizzat kendisi olarak görmek… İş böyle olunca, birçok ögesinin sıralanabileceği İslam’ın ana düsturlarını terk eden bir kimsenin İslam’dan çıkması ve kâfir olması sonucu geliyor. Yani amel etmeyenin imanı da yok sayılıyor… 

e-    Riyad’dan bir mektup. Üstat DUKRİ; “Kardeşim İbrahim, Riyad’dan şöyle bir mektup gönderdi…” diyerek başladığı bölümde mektuba yer vermiş.  Mektupta Suudi Arabistan’da yaşayan bazı vaizlerin, İslam’ın ahlaktan ibaret olduğu ve namazın bu konuda önemli olmadığına dair görüşleri var. Cahil kesim bu görüşler sebebiyle hızla namazdan uzaklaşıyor. Hatta namaz kılanları bu yaptıklarıyla ayıplıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? ...” diye devam eden mektuba cevaplar verilmiş. 
Ancak burada asıl dikkat çekici olan husus, benzer tartışmaların farklı İslam beldelerinde devam ediyor olması... Anlıyoruz ki, tüm bu tartışmalar ve ilginç fikirler, yerelden türememiş. Aynı ağzın değişik dillerdeki terennümü…

2-      Kitabımızın ikinci reddiyesi biat üzerine… “İslam dinine girişte asıl olan kelime-i şehadet değildir. İslam’a girmenin yolu biattir.” İşte bu iddiaya cevaplar verilmiş.  Müntehine suresi 11. Ayette geçen biatin altı şartı temel esas alınmış. Bu şartların ikrarı ve bunlara uymak İslam’a girmenin temel şartı olarak sıralanmış. Bu biati gerçekleştirmeyen herkes de İslam dairesinin dışında kabul edilmiş. 
Bu iddiaların tutarsızlığıyla ilgili olarak ayet ve hadislerden deliller getirilmiş. Allah resulünün kadınlardan bir imtihan olmak üzere Medine’de biat aldığı, ama İslam dairesine gitmek isteyen herkesin aynı kelimler üzerine biat etmediği konusun işlenmiş. Sahabenin biat örnekleri verilmiş. Böylesi bir görüşün dünya üzerinde yaşayan Müslümanları tekfir edeceği be bunun da çok büyük tehlikelere sebep olacağı vurgulanmış. 
Tabii böyle bir şart geldiğinde, beraberinden birçok da tartışma da başlayacak... Önce bu altı esası yapmayan herkesi Müslüman olmaktan uzak görecek. Bunların tamamına söz verip kabul eden de biat edecek. Asıl soru da şu? Kime biat edecek? Argo deyimle, dananın kuyruğu burada kopuyor. Yani kopsun diye de bu tartışma atılmış… Bu durum türedi hilafet makamlarını da doğuracak. Kitapta uzunca bunun delilleri sıralanmış.

3-    Kuran-ı kerimin tercümesi. Bu bizim içinde tanıdık bir konu. Burada tartışılan mevzu, “Kur’an-ı daha iyi anlamak için tercüme olur mu?” sorusu değil. Asıl soru şu: “Tercüme ile namaz kılınabilir mi?” Burada bizim de asıl merak ettiğimiz, buna nereden ve niçin ihtiyaç duyulduğu? Yüzyıllardır İslam’ın hâkim olduğu, halkının İslam üzere yaşadığı bir beldede insanlar niçin tercümeyle namazı tartışır? 
Bu tartışmalar, İslam’ın çok az yaşandığı farklı dillerin kullanıldığı bir beldede olsa anlamlı olabilir. Ama benzeri tartışmaların, ülkemizde özellikle ramazan ayında yapıldığını hatırlıyoruz. 
Kitapta, İmam Ebu Hanife’ye ait bu konudaki görüşlere ve bunların bugünde neler ifade ettiğine dair bilgiler; izahla verilmiş. 

4-    Müslüman olup da günahları sebebiyle cehenneme girecekler orada ebedi olarak mı kalacak? Bu insanoğlu, diğer hemcinslerini cehenneme doldurma konusunda ne kadar da hevesli… İslam’a girmek zor, bir tane bile hata yapsan dinden çıkmak kolay, 6 şarttan birisini terk etsen hapı yuttun… Sonra da cehenneme gir ve diğer kâfirlerle beraber orada ebedi olarak kal… Allah muhafaza… İyi ki cehenneme gireceklerin listesini bu insanoğlu yazmıyor. 
Kitabın bu bölümünde sahihi hadis kaynaklarından dokuz hadisi şerif ve açıklamaları eklenmiş. Onlarla Müslüman olarak ölen ama günahları sebebiyle cehennem girecek olanların orada ebedi kalmayacakları ispat edilmiş. 

Eserin sonundaki dua ile bitiriyoruz.

Allah’ım bize hakkı hak olarak göster ve ona uydur. Batılı batıl olarak göster ve ondan uzaklaşma nimetini ver. Allah’ım senin dinine ve dininin yardımcılarına sen de yardım et. Bizi senin dininin halis yardımcılarından kıl. İslam’ı ve Müslümanları yıkmak isteyenleri sen yok eyle. 

Âmin. Ya rabbe’l âlemin. 

Güncelleme Tarihi: 06 Ağustos 2018, 10:50
YORUM EKLE

banner33

banner37