banner39

banner35

Freedom House'ın Türkiye analisti ismini açıklamak istemiyor

Freedom House'un Türkiye hakkındaki raporda imzası bulunan Karlekar, raporun hazırlanmasında emeği geçen analistin ismini açıklamaya korktuğunu söyledi

Medya 09.05.2014, 15:52 09.05.2014, 16:11
Freedom House'ın Türkiye analisti ismini açıklamak istemiyor

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Düşünce kuruluşu Freedom House’un Türkiye’yi yıllık raporunda ‘özgür değil‘ sınıfına düşürmesi sonrası, gözler kuruluşun ifade ve basın özgürlüğü bölümünün direktörü Dr. Karin Deutsch Karlekar’a çevrildi.

Diken.com.tr isimli internet sitesine konuşan Karlekar, Freedom House’da bizzat Türkiye üzerinde de çalıştığı için eleştirilerin birinci elden muhatabı.

RAPORLA ÇELİŞEN İFADELER

Freedom House temsilcisi Karlekar, söyleşisinin bir noktasında, Türkiye'yi özgür olmayan ülkeler kategorisine koyan raporlarıyla çelişen bir ifade de kullandı. Karlekar, "Türkiye, kolayca bilgi alınan ülkelerden biri. Farklı perspektiflerin basında her gün yer alması gayet olumlu ve Türkiye üzerinde inceleme yapmayı da kolaylaştırıyor, ki bu durum diğer bazı ülkelerde geçerli değil." dedi. Karlekar, bir başka cevabında ise Türkiye'de çeşitlilik mevcut şeklinde ifade kullandı.

Türkiye hakkında hazırlanan raporun "özel faktörleri" bulunduğunu belirten Karlekar, Türkiye raporunu hazırlayan analistlerinin kimliğini açıklamaktan çekindiğini söyledi. Karlekar, Türkiye'de birçok muhalif gazetenin de bulunduğunun hatırlatılması üzerine "Türkiye’de açık bir medya iklimi var, çeşitlilik de mevcut. Birçok bağımsız gazete de var. Fakat Türkiye gibi ülkeleri ‘özgür olmayan’ kategorisine iten şeyler, bazı özel faktörler." diye konuştu.

"İNTERNET SANSÜRÜ"

Türkiye'nin neden "özgür değil" kategorisinde yer aldığı sorulan Karlekar, "Türkiye, geçen yıl itibarıyla, internet sansürü, çok sayıda gazetecinin hapiste olması ve çok sayıda gazetecinin işten kovulması nedeniyle bu kategoriye girdi. Şunu açıkça söylemek gerekir ki, Türkiye bu saydığım alanlarda dünyanın en kötü performansını sergileyen ülkelerden biri." cevabını verdi.

Karlekar, "Türkiye’de ‘birçok muhalif gazetenin bulunduğuna’ dikkat çekip, Türk medyası için ‘özgür değil’ tanımının kullanılamayacağını söyleyenlere ne diyeceksiniz?" şeklindeki bir soru üzerine, "Türkiye’de açık bir medya iklimi var, çeşitlilik de mevcut. Birçok bağımsız gazete de var. Fakat Türkiye gibi ülkeleri ‘özgür olmayan’ kategorisine iten şeyler, bazı özel faktörler. Sözgelimi, bazı hukuki engeller bulunuyor; gazetecilerin hapse atılması gibi gelişmeler yaşanıyor. Dahası, geçen yıl birçok birçok gazeteci işten çıkarıldı. Kategorinin düşürülmesi bu ülkelerin Kuzey Kore’yle aynı sınıfta yer aldığı anlamına gelmiyor ama medya iklimiyle ilgili çok ciddi endişelerin bulunduğunu da açıkça göstermiş oluyor. Sanırım Türkiye’nin notu da, Türkiye’yi yakından izleyen kimseler için sürpriz olmamıştır. AGİT, Avrupa Konseyi ve basın özgürlüğü konularını izleyen diğer gruplar son altı ayda zaten Türkiye’deki medya iklimiyle ilgili birçok kınama yayınladı. Yani bizim raporumuz gökten aniden düşmüş bir şey değil." dedi.

"TÜRKİYE ANALİSTİ İSMİNİ AÇIKLAMAYA KORKUYOR"

Karlekar, raporun nasıl hazırlandığı yönündeki bir başka soruya ise, "Türkiye raporumuzu, epey tanınmış ve bu ülkede neler olup bittiği hakkında çok geniş kapsamlı fikirlere sahip bir gazeteci analistimiz yazdı. Bu gazeteci puanları teklif etti ve bu teklifin üzerinde gerçekten de çok uzun değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca ileri sürülen noktaları başka kaynaklarla da kontrol ettik. Raporu farklı taraflardan gelen analistlerle genişlettik; tek taraflı bir rapor yerine dengeli bir rapor hazırlamak istedik." cevabını verdi.

Türkiye analistinin sorulması üzerine ise, "Türkiye analisti ne yazık ki isimsiz olmak zorunda çünkü göreceği baskıdan çekiniyor. Çoğu zaman ve birçok ülkede analistlerimizin isimlerini açıkça yazıyoruz ama Türkiye analisti korktuğu için bunu istemedi." dedi.

"TÜRKİYE KOLAYCA BİLGİ ALINAN ÜLKELERDEN BİRİ"

"Türkiye’de sadece muhaliflerle görüştüğünüzü, oysa ‘Yeni Türkiye’de halkın çoğunun gidişattan mutlu olduğunu söyleyenler var." şeklindeki bir soru üzerine Freedom House temsilcisi Karlekar, şu cevabı verdi:  Biz raporlarımızı, mümkün olan en yüksek sayıda kaynakla konuşarak hazırlıyoruz. Hükümete yakın medyaya da, muhalif basına da hem İngilizce hem Türkçe olarak bakıyoruz. Türkiye, kolayca bilgi alınan ülkelerden biri. Farklı perspektiflerin basında her gün yer alması gayet olumlu ve Türkiye üzerinde inceleme yapmayı da kolaylaştırıyor, ki bu durum diğer bazı ülkelerde geçerli değil. Türkiye’nin kutuplaştığının farkındayım ama biz olabildiğince farklı perspektiflerden, olabildiğince çok kaynakla konuşuyoruz. Bir grubun gözüyle değil, tamamen basın özgürlüğü gözlüğünden bakıyoruz.

Fonlarının çoğunu ABD hükümetinden aldıkları, Washington’la iyi ilişkileri olmayan ülkeleri cezalandırmak gibi bir misyonlarının bulunma ihtimalinden söz edildiğini hatırlatan bir soruya ise Karlekar şöyle cevap verdi: Bildiğimiz kadarıyla ABD ve Türkiye iki müttefik ülke. ABD, Türkiye’yle iyi geçiniyor. Yani ‘Freedom House ABD’nin hedeflerini vuruyor’ gibi bir iddianın geçerliliği yok. Fon ve kaynak bulmaya gelince… Programlarımız sadece ABD değil, diğer hükümetlerce de karşılanıyor. Medya özgürlüğü programını ben yönetiyorum ve biz bu rapor için Amerikan hükümetinden hiçbir yardım kabul etmiyoruz. 6-7 farklı kurumdan fon alıyoruz. Washington’ın hiçbir şekilde etkisi bulunmadığını, raporların tümüyle bağımsız biçimde hazırlandığını söyleyebilirim.

Bu kuruluşların nerede olduğu yönündeki bir başka soru üzerine ise Karlekar, "Sivil toplum kuruluşları. Biri Hollanda’dai bir diğeri Danimarka’da. ABD ve Avrupa kurumları karışık yani." cevabını verdi.

Yorumlar (0)
23
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?