banner39

Gökşin Sipahioğlu öldü

1955 yılında 6-7 Eylül olaylarını provoke etmekle suçlanan gazeteci Gökşin Sipahioğlu Fransa'da öldü

Medya 05.10.2011, 11:54 05.10.2011, 12:28
Gökşin Sipahioğlu öldü

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Uluslararası Fotoğraf Ajansı SİPA'nın kurucusu Gökşin Sipahioğlu 85 yaşında Fransa'da hayatını kaybetti. 1926'da İstanbul'da doğan Sipahioğlu, daha sonra Efes Pilsen Kulübü'ne dönüşen Kadıköy Basketbol Kulübü'nün de kurucusuydu.

Gazeteciliğe İstanbul Ekspress gazetesinde spor yazarı olarak başlayan ve kısa sürede 'Sait Ceylan' takma adıyla yazdığı yazılarla dikkati çeken Sipahioğlu, bir süre sonra gazetenin yazı işleri müdürü olmuştu.

1955'te, İstanbul Ekspress'in yazı işleri müdürlüğünü yaptığı sırada yayımladığı "Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evini bombaladılar" haberinden ötürü 6-7 Eylül olaylarının ortaya çıkmasını planlamakla suçlanan Sipahioğlu, 1957 yılında Arnavutluk'a, 1961 yılında da patlak veren füze krizi sırasında 'denizci' kimliğiyle Küba'ya girmeyi başaran ve röportajlar yapan tek gazeteciydi.

6 - 7 EYLÜL OLAYLARI

Gökşin Sipahioğlu, 6-7 Eylül olayları için kendisine haksızlık yapıldığını ifade ederek ilgili haberi gazetecilik refleksiyle manşete çektiklerini söylemişti. Sipahioğlu, haberin sebep olduğu olayları düşündükçe çok pişman olduğunu belirterek, "Keşke o haberi yazmasaydım." ifadesini de kullanmıştı.

ZEKERİYA SERTEL RÖPORTAJI

Gökşin Sipahioğlu, kariyerinde önemli bir yer tutan Zekeriya Sertel röportajı için "İçimde yara olarak kaldı." demişti. Cumhuriyet dönemi Türk siyasi tarihinin en önemli figürlerinden Zekeriya Sertel'in bilinenin aksine komünist olmadığını, Sovyetler ve komünizm ile ilgili olumsuz düşünceler içeren anılarını yazacağını fakat buna fırsat verilmediğini belirterek, "Eğer o röportajlar yayımlansaydı sol yükselişe geçemez, belki de darbelere giden yol açılmazdı." ifadesini kullanmıştı. Sipahioğlu, kızıyla Rusya'dan kaçtıktan sonra üzerinde tek bir ceketle Paris'e gelen Sertel'le röportajlar yaptığını şöyle anlatmıştı:

"O sırada Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın Rusya gezisine ben de Hürriyet adına katılacaktım. Sertel bana Bakü'deki evinin anahtarını verdi; dolaplara sakladığı notları, filmleri, fotoğrafları ve paltosunu getirmemi istedi. Aralarında Nazım Hikmet'in hiç yayımlanmamış fotoğrafları da vardı. Dönüşte dediklerinin hepsini getirip İstanbul'da Erol Simavi'ye teslim ettim, paltosunu ise kendisine götürdüm. Çünkü Sertel, Hürriyet'e Rusya anılarını yazacaktı. O sırada MİT'ten bazı adamlar geldi, sonunda bu anılar yazdırılmadı. Belgeleri, filmleri ve Sertel'in anılarını Erol Simavi o zaman MİT'e verdi. Komünizmin gerçek yüzünü açıklayan bu anılar büyük olay yaratacaktı. Sertel Türkiye'ye gitti, havaalanından çevirip geri gönderdiler. O zaman da Fransa'daki eski komünist arkadaşları çevresine toplanıp onunla alay etti. Sertel bana verdiği beyanatta, 'Ben komünist değilim.' demişti. Bence Sertel'i Türkiye'ye sokmayan kafa KGB kafasıydı. Bu olaydan sadece komünistler ve Rusya faydalandı. Türkiye'de aşırı solun yükselmesi o tarihten sonra başladı. Eğer 1969 Türkiye'sinin solcuları Zekeriya Sertel'in SSCB anılarını okuyabilselerdi, Türkiye'de sol yükselmeyecek, onu ezmek için darbelere ihtiyaç kalmayacaktı. Zavallı adamcağız burada gömülü kaldı."

Yorumlar (1)
seckin öner 11 yıl önce
Kendisi izmirlidir lütfen tashih ediniz
17
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?