Avrupa'daki Selçuklular: Gagauz Türkleri

Kökenleri konusunda ve “Gagauz” adının nereden geldiği tartışmalı bir konu olsa da ilk kez Balascef’in Seyyid Lokman Oğuznamesi’ne dayanarak ileri sürdüğü ve Paul Wittek’in Yazıcıoğlu Ali’nin Oğuznamesi ile desteklediği görüşe göre; Gagauzlar, Selçukluların, özelde ise II. İzzeddin Keykavus’un soyundan gelmekte ve adlarını da Keykavus’tan almaktalar.

Avrupa'daki Selçuklular: Gagauz Türkleri

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Bugün, Moldova Cumhuriyeti içerisindeki özerk bölge ile Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Makedonya ve Ukrayna’nın batısındaki Prut nehri civarında yaşayan “Gagauzlar”-“Gagavuzlar”, Hıristiyanlığı kabul etmiş nadir Türk topluluklarından biridir. 150.000’in üzerindeki bir nüfusla en kalabalık oldukları yer Moldova’daki “Komrat” dır. Türkiye’de ilk kez, Siroz Sancağı Mutasarrıf Muavin-i Esbakı İstoyan Cansızof’un, Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası’da yayınlanan “Balkan Şibh-i Ceziresinde Türkler” başlıklı makalesinde konu edilen Gagauzlar, ilk yerleşim bölgeleri olan Karadeniz kıyılarında ve Dobruca’da 1770-1810’lara kadar Osmanlı idaresinde “Türkçe” konuşarak Müslümanlar arasında yaşamlarını sürdürmüş ve Hıristiyan olmalarına rağmen Slavlaşmadan etnik ve milli kimliklerini korumayı başarmışlardır.

Kökenleri konusunda ve “Gagauz” adının nereden geldiği tartışmalı bir konu olsa da ilk kez Balascef’in Seyyid Lokman Oğuznamesi’ne dayanarak ileri sürdüğü ve Paul Wittek’in Yazıcıoğlu Ali’nin Oğuznamesi ile desteklediği görüşe göre; Gagauzlar, Selçukluların, özelde ise II. İzzeddin Keykavus’un soyundan gelmekte ve adlarını da Keykavus’tan almaktalar.

Nitekim bu nokta İstoyan Cansızof’un Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası’daki makalesinde “Selçuk Türkleri” başlığı altında Rusça olarak 1878’de basılan bir Bulgar Tarihi’nden verdiği referans ile: “Konya’dan Dobruca tarafına gelerek sakin olmuş Selçuk Türklerine dair tarih-i mezkurede malumat pek azdır… Miladın 1263 senesinde Selçuk Sultanı İzzeddin, aralarında olan sıhriyet münasebetiyle Bizans İmparatorlarındanMikhail Paleologos  nezdine iltica etti. İmparator tarafından dahi sakin olmak üzere müşarünileyhe Dobruca kıtasında arazi verildi. Saltık Dede’nin taht-ı idaresinde bulunan 10-12.000 Türk ailesi Bizans İmparatorluğu menafiine hizmet etmek ve Bulgarlara karşı sed olmak üzere mezkur kıtada iskan olundu…Mehaz ittihaz edilen tarihin müellifi Karadeniz sevahilinde  el-an mevcud bulunan Gagavuz Hıristiyanlarını Kumanların bakiyesi itibar etmekde ise de zannımca onlar Selçuk Türklerinin hafidleridir.” Şeklinde dile getirilmekte. Bu görüşü daha sonraları Halil İnalcık, Kemal Karpat ve Faruk Sümer’in de paylaştığı görülmektedir.

Gagavuzlar hakkında ilk önemli bilgileri verenlerden Yaşar Nabi Nayır’ın ortaya attığı “Gök-Oğuz” adıyla da anılan bu Hıristiyan Türk topluluğu, 15. yüzyıldan itibaren Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. Bu yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlı kaynakları, bunlar hakkında pek fazla bilgi vermese de bu topluluk korundu ve Tahrir defterlerine “gayr-i Müslim” olarak kaydedildiler. Sonradan Bulgar, Rum, hatta Rus olarak isimlendirilen ve bölge ülkelerinin asimile etme veya kendi varlıklarının bir unsuru olarak gösterme gayretlerine maruz kalan Gagauzlar’ın Tuna’yı geçerek Bucak’a (Baserabya) göç etmesi 1765-1812 yılları arasında gerçekleşti ve bu dönem içerisinde yaşanan üç büyük Osmanlı-Rus Savaşı neticesinde önemli miktarda nüfus yer değiştirdi.

1812 Bükreş Antlaşması ile Rus idaresi altına giren Gagauzlar,  bölgede birçok köy kurdular. Çarlık Rusyası’nın asimilasyon politikasının artmasıyla birlikte Ocak 1906’da Atmaca Pavlioğlu Andrei Galatan önderliğinde isyan başlatarak Komrat’ta bir Cumhuriyet ilan eden Gagauzların bu macerası, başka bölgelerden beklenen desteği gelmemesi üzerine sadece  15 gün sürdü. 1917 Bolşevik Devrimi sırasında bir isyan daha tertiplendiyse de 1918’de önce Romen ve ardından Sovyet hâkimiyetine girmekten kurtulamadılar. Aralık 1994’te Moldova içerisinde “Gagavuz Yeri Özerk Cumhuriyeti” olarak tanınan Gagauzlar,“Bugün etnik bir grup olmanın bilincine varmışlardır ve varlıklarını bütün dünyaya kabul ettirmişlerdir.”

Kaynaklar:

Kemal Karpat, “ Gagauzlar”, DİA, c. 13, s. 288-291. İstoyan Cansızof, “Balkan Şibh-i Ceziresinde Türkler”, Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası, Cüz 17, 1 Kanunuevvel 1328 (14 Aralık 1912), Yonca Anzerlioğlu, Geçmişten Günümüze Türk Dünyasında Hıristiyan Türkler, Karadeniz Araştırmaları, Sayı 2, 2004.

http://www.mgm.gov.tr/Gagauz/tanitim.aspx

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2019, 11:57
YORUM EKLE

banner39