Cumhuriyet'in ilanı nasıl duyurulmuştu?

Mustafa Kemal, 28 Ekim akşamı yemek esnasında; "Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz!" dedi ve hazır bulunanların köşkten ayrılmasının ardından konuyla ilgili olarak, yanında kalan İsmet İnönü ile birlikte 5 saatlik bir çalışmanın ardından bir kanun metni hazırladı.

Cumhuriyet'in ilanı nasıl duyurulmuştu?

Emre Gül/ Dünya Bülteni

Bir hükümet bunalımının yaşandığı 1923 yılı Ekim ayının son günleriydi. Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim günü Meclis'ten ayrılacağı sırada Meclis koridorunda Kemalettin Sami ve Halit Paşa ile karşılaştığı zaman, kendisiyle görüşme arzusunda olan bu kişilerle birlikte Kazım Karabekir Paşa'yı Çankaya Köşkü'ne yemeğe çağırdı. Ayrıca İsmet İnönü, Fethi Okyar, Rize milletvekili Fuat Bey, Ruşen Eşref Ünaydın gibi isimler de davetliler arasındaydı.

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü

Mustafa Kemal, gelenlere yemek esnasında; "Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz!" dedi ve hazır bulunanların köşkten ayrılmasının ardından konuyla ilgili olarak, yanında kalan İsmet İnönü ile birlikte 5 saatlik bir çalışmanın ardından bir kanun metni hazırladı. Ertesi gün, Büyük Millet Meclisi'nde yeni hükümetin kurulabilmesi için Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi yapılacağı sırada devletin yönetim şekli, idare tarzı, vazife ve sorumluluk alanları konusu muallâkta kalmış olduğu için oylamaya geçilemeyince Kemalettin Sami Paşa'nın verdiği önerge ile Mustafa Kemal Paşa, Genel Başkan sıfatıyla konuyu açıklığa kavuşturmak üzere memur edildi.

Bir saat sonra kürsüye gelen Mustafa Kemal, hazırladığı kanun metnini göstererek devletin şekli ve mahiyetini belirlemek için düşündüklerini teklif edeceğini, kabul edilirse bir hükümet kurulmasının mümkün olacağını söyledi. 20 Kânunusani 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununda yani anayasada değişiklik yapılmasını öngören bu teklifler, genel kurulda tartışmaya yol açtı. Milletvekillerinden bazıları mevcut durumun korunması ve değiştirilemeyeceği yönünde görüşler bildirdiler. Hatta bu meclisin anayasada değişiklik yapmaya yetkisinin olmadığı ve gelişigüzel düzeltilemeyeceği ileri sürüldü ise de hükümet şeklinin cumhuriyet olması gerektiği ifade edilince Son Osmanlı Vakanüvisi ve Millet Meclisi'nde vekil olarak bulunan Abdurrahman Şeref Efendi: "Hükümet şekillerinin teker teker sayılmasına lüzum yoktur. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad, bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin." Dedi. Bundan sonra teklifin kanunlaşması için gereken işlemler yapılmaya başlandı.

Yıl 1923: İsmet İnönü meclis kürsüsünde

Nihayet tasarı "Yaşasın Cumhuriyet" sesleriyle alkışlanan konuşmalarla kabul edilerek Cumhurbaşkanlığı seçimi için oylamaya geçildi. On dakika içerisinde sayım işi bitirilerek netice İsmet Paşa'ya bildirildi. İsmet Bey şiddetli alkışlar arasında şu sözlerle neticeyi tebliğ etti: "Türkiye Cumhuriyeti riyaseti için intihab arâsına yüz elli sekiz zat iştirak eylemiş ve Cumhuriyet riyasetine yüz elli sekiz aza müttefikan Ankara mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerini intihab etmişlerdir."

Bu sözlerin ardından sürekli ve devamlı alkışlar arasında kürsüye gelen Mustafa Kemal Paşa, Cumhurbaşkanı olarak ilk konuşmasını yaptı. İşte, Osmanlı İmparatorluğu'ndan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne geçiş demek olan bu süreç Miladi 30 Ekim 1923 tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi'nde şu manşetle yer almıştı:

Hakimiyet-i Milliye Gazetesi 30 Ekim 1923

Büyük Millet Meclisi Dün Gece Sekiz Buçukta Türkiye Devleti'nin Şeklini Müttefikan "Cumhuriyet" Olarak Tespit Ve Dokuza Çeyrek Kala Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Müttefikan "Reisicumhur" İntihab Eyledi.

Reisicumhurumuz, hitabelerine: "Türkiye Cumhuriyeti mes'ud, muvaffak ve muzaffer olacaktır" cümlesiyle nihayet verdiler

Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu şerefli ve safa-bahş kararıyla bütün buhranlar hal edilmiştir.

Cumhuriyetimizi tesis eden kanun

Türkiye Reisicumhuru Devletin Reisidir.

Madde 1-Hâkimiyet bila-kayd ü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müsteniddir. Türkiye Devleti'nin şekl-i hükümeti cumhuriyettir.

Madde 2-Türkiye Devleti'nin dini din-i İslam'dır; resmi lisanı Türkçe'dir.

Madde 4-Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükümetin inkısam ettiği şuabat-ı idareyi İcra Vekilleri vasıtasıyla idare eder.

Madde 10-Türkiye reisicumhuru Türkiye Büyük Millet Meclisi heyeti umumiyesi tarafından ve kendi azası meyanından bir intihab devresi için intihab olunur. Vazife-i riyaset yeni reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihab olunmak caizdir.

Madde 11-Türkiye reisicumhuru devletin reisidir. Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclise ve Heyet-i Vekile'ye riyaset eder.

Madde 12-Başvekil, reisicumhur tarafından ve Meclis azası meyanından intihab olunur. Diğer vekiller başvekil tarafından yine Meclis azası arasından intihab olunduktan sonra heyet-i umumiyesi reisicumhur tarafından Meclisin tasvibine arz olunur. Meclis hal-i içtimada değilse, keyfiyet-i tasvib Meclisin içtimaına talik olunur.  

Denilen bu karar ve kanun bütün memlekete duyuruldu ve Türkiye'nin her tarafında bir Osmanlı saltanat selamlama teamülü olan 101 pare top atışıyla ilan edildi.

Cumhuriyeti tesis eden kanun

Kaynaklar:

Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, Sayı: 953. (30 Ekim 1923 tarihli nüsha)

ATATÜRK, Nutuk, s. 533-541. Ankara, 1997.

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2018, 07:29
YORUM EKLE
YORUMLAR
muhabbet
muhabbet - 7 yıl Önce

şimdiki topluma baktığımda tarihe bakmaya okumaya gerek duymuyorumilk önce insan ne dir ne değildir bir irdelersek . şu zamandaki yetiştirilen toplumada bakacak olursak bu toplumu bu hale getirmek için öyle bir savaş vermilerki ap açık bellielbetteki içimden yüce rabbimiz her insanın emeğinin karşılığını milyar kat ekliyerek nasip etsin inş. saygılarlar.

banner33

banner37