banner15

Fatih Sultan Mehmet'in vasiyetnamesi

Fatih Sultan Mehmet'in ibretlik vasiyeti, Osmanlı Devleti'ndeki yardımlaşma adabını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Fatih’in ders niteliğindeki öğütleri..“Ben ki, İstanbul Fâtihi abd-i âciz (âciz kul) Fatih Sultan Mehmed, bizâtihi alın terimle kazanmış olduğum..'

Fatih Sultan Mehmet'in vasiyetnamesi

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

İstanbul'un Fatihi, Sultan Mehmet Han'ın ibretlik vasiyeti, Osmanlı Devleti'ndeki yardımlaşma adabını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Fatih’in ders niteliğindeki öğütleri : 

“Ben ki, İstanbul Fâtihi abd-i âciz (âciz kul) Fatih Sultan Mehmed, bizâtihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım İstanbul’un Taşlık mevkiinde kâin (bulunan) ve mâlumu’l-hudut olan 136 bap (parça) dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde (doğrultusunda) vakfı sahih eylerim: 

Bu gayri menkulâtımdan (taşınmaz mal) elde olunacak nemalarla (gelirlerle) İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tâyin eyledim. Bunlar ki, ellerindeki bir kap içinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde, günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökeler ki, yevmiye 20’şer akçe alsınlar, ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 yara sarıcı tâyin ve nasp eyledim (görevlendirdim). Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkalar, bilâistisnâ (istisnasız) her kapıyı vuralar ve o evde hasta olup olmadığını soralar, var ise şifâsı ya da mümkünse şifâyap olalar (şifa vereler). 

Değilse, kendilerinde hiçbir karşılık beklemeksizin Dârülaceze’ye (huzurevine) kaldırılarak, orada salâh (ferah) bulduralar... Maazallah herhangi bir  gıda  maddesi buhranı da vaki olabilir. Böyle bir hal karşınsıda bırakmış olduğum 100 silah, ehli erbaba verile. Bunlar ki hayvanat-ı  vahşiyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalarki, zinhar  hastalarımızı gıdasız bırakmayalar. 

Ayrıca külliyemde inşâ eylediğim imârethânede (aşevi) şehit ve şühedânın harimleri (aileleri) ve Medine-i İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak, yemek yemeye veya almaya bizâtihi kendileri gelmeyip, yemekleri güneşin loş bir karanlığında ve kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlerine götürüle.” 

Fatih’in vasiyetnamesi incelendiğinde vasiyetnameye İslami değerlerin biçim verdiği görülmektedir.  “alın terimle kazandığım”  ibaresi ve bu parayla satın aldığı 136  adet dükkanını Allah için vakfetmesi, vakfın gelirlerinin kullanılacağı yerlerin ve biçiminin nasıl olacağını göstermesi bu değerlerin bir sonucudur.

 Buna göre:  

1-  İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin edilecek

2- Bu görevlilerin sokakların sağlık açısından temizliğini  temin  etmeleri  ve bunun karşılığında ücretlerini alacak

3-  10  cerrah,10 tabip ve 3 de yara sarıcının tayin edilerek, ayın belli günlerinde  İstanbul’u baştan aşağı  tarayarak ( bilaistisna her kapuyu vuralar ) o evde  hasta olup olmadığını sorup varsa tedavileri  ve  şifaya kavuşmaları için  gereken yapılacak. Burada dikkat çeken nokta Fatih Sultan Mehmet’in bu hizmetlerin verilmesi sırasında herhangi bir ayrım gözetilmeden yapılmasını istemesi. Yani bu hizmetlerden Müslüman Hristiyan bütün herkesin yararlanması. 

4- Herhangi  bir  kıtlık  durumunda hastaların temel  gıdası  için avcıların vakıf  tarafından sağlanan  silahlara dağa  çıkarak vahşi hayvan avlamaları.  Fatih vasiyetnamesinde avlanma ihtiyacının ortaya çıkması durumunda da belirli şartların yerine getirilmesini istemiştir. Avlanacak hayvanlar vahşi hayvanlar olmalı, yumurtada veya yavruda olmadığı zamanlarda avlanma yapılmalıydı. 

5- İnşa ettirdiği imarethanede şehit aileleri ile İstanbul fakirlerine yemek verilmesi. Vasiyetnamenin bu maddesinde de büyük bir incelik göze çarpıyor. Fatih, fakir olmasına karşın bu tür kurumlara gelmeyen kişi ve ailelerin tespit edilmesini ve bu hassasiyetlerine binaen rencide olmamaları için “güneşin loş bir karanlığında ve yiyeceklerin kimse görmeden kapalı kaplar  içerisinde evlere ulaştırılmasını vasiyet etmişti.

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48