banner15

Kölelerin büyük başarısı Haiti Cumhuriyeti

1 Ocak 1804 yılında tarihin ilk siyah köle devleti Haiti Cumhuriyeti kuruldu. Kölelerin bu başarısı başta İngiltere olmak üzere kölelerin sırtından büyük gelir elde eden devletleri büyük endişeye sevk etti. Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ile İnsan Haklarının gelişiminde önemli rol sahibi olduklarını iddia eden ABD bile bu gelişmeden çok rahatsız olmuştu.

Kölelerin büyük başarısı Haiti Cumhuriyeti

İsmail Çal/ Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

Fransız İhtilalinden etkilenen Haiti’li köleler 22 Ağustos 1791 tarihinde, Fransızlara karşı kölelikten kurtulmak için büyük bir isyan başlattılar. Uzun ve kanlı bir mücadele sonrasında başarılı oldular. Hatta birçok sömürgeci devlet başta İngiltere olmak üzere sömürgelerini kaybetmemek için köleliği kaldırmak zorunda kalmıştı. Fakat Haiti günümüze kadar bir türlü emperyalizmin pençesinden kurtulup istediği ve hak ettiği özgürlüğü bulamadı.

Orta Amerika’nın kapısı konumunda ki verimli topraklara sahip bu ülke Fransa, İngiltere, İspanya ve ABD tarafından hiçbir zaman rahat bırakılmadı. Bir çok kez işgal edildi ve bağımsızlığı süresince 32 darbe yaşadı. En son 2010 yılında yaşanan büyük deprem Haiti’yi adeta yerle bir etti.

 Haiti’nin kötü kaderi Kristof Kolomb’un adaya ayak basması ile başlamıştı.Diğer bir deyişle kara talih beyaz insanın gelişi ile başlamıştı.

Yerlileri Yok Edip Afrikalılardan Yeni Halk Oluşturdular

Kristof Kolomb’un,‘’-Son derece sade, dürüst ve aşırı düzeyde eli açık insanlar. Herhangi birinden, sahip olduğu herhangi bir şey istenince, hemen veriyorlar. Başkalarına olan sevgileri, kendi özlerine olandan çok daha fazla.’’ diye tanımladığı yerliler altın peşinde ki gözü dönmüş İspanyollar tarafından vahşice yok edildiler.

İspanyol papaz Bartolome de Las Casas, orijinal adı "Brevisima historia de la destruccion de las Indias (Yerlilerin imhasının çok kısa Tarihi)" olan eserinde soykırım vahşetini en açık bir şekilde anlatmaktadır. Tabiki bu eseri okumaya tahammül edebilirseniz…

İşte anlatılanlardan çok kısa bir bölüm:  ‘’-İspanyollar yararlanmak veya kötüye kullanmak amacıyla yerlilerin karılarını, çocuklarını alarak, emek ve alın teriyle kazandıkları besinlerini yiyerek işe koyuldular.Tecavüz, katliam ve kan dökme! Köylere giriyor, çoluk çocuk, yaşlı,hamile veya loğusa (kadın) demeden, ağıllarına sığınmış kuzulara saldırır gibi, karınlarını deşiyor, parçalara ayırıyorlardı. Kimin tek bıçak darbesiyle bir insanı ortadan ayıracağı veya tek mızrak atışıyla başını keseceği, ya da bağırsaklarını ortaya dökeceği üzerine bahse giriyorlardı. Anne sütü emen bebekleri zorla alıyor, ayaklarından tutup başlarını kayalara çarpıyorlardı. Bazıları ise onları yüksekten ırmaklara atıyor, bir yandan da gülerek şakalaşıyorlardı.

 İsa peygamberimizi ve 12 havariyi kutsamak ve saygılarını iletmek için uzun darağaçları kuruyorlardı. Ayakları yere neredeyse değecek şekilde, 13 kişilik gruplar halinde onları bağlıyor, ateşe veriyor ve diri diri yakıyorlardı. Bazıları ise, bütün vücutlarına kuru saman yapıştırıyor ve bu şekilde ateşe veriyorlardı. Diğerlerinin ve hayatta bırakmak istedikleri herkesin ellerini kesiyorlardı.’’

Kısa bir süre içerisinde (50 yıl kadar) Haiti’nin milyona ulaşan yerli nüfusu tamamına yakını yok edildi. Yerlilerden geriye kalan tek şey dağlık ülke anlamına gelen ‘’Haiti’’ ismi oldu. İspanyollardan sonra bölgeye Fransızlar hakim oldular. Haiti’nin tarımsal potansiyelini keşfeden Fransızlar oluşturdukları şekerkamışı plantasyonlarında çalıştırılmak üzere Afrika’dan yoğun şekilde köle ithaline başladılar.

 Afrika’dan getirilen köleler  ve köle kadınların beyaz efendilerinden doğan melezler Haiti’nin yeni nüfusunu oluşturdu.

Köleler Savaşı Kazandı ama Özgürlük İçin Yine Para Ödediler

 Zengin ve özgür bir siyah olan Vincent Oge Fransız İhtilalinden etkilenerek hayatının en büyük hatasını yaptı. Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisinin kendileri içinde geçerli olduğunu düşünerek siyahlar için de bazı düzenlemeler istedi. Siyahları insan olarak görmeyen Fransız efendiler bu küstahlığı affetmediler. Vincent Oge insani isteklerini hayatı ile ödedi.

 Bu olay sonrasında köleler 22 Ağustos 1791 günü başlayan büyük ayaklanmayı başlattılar. Değişik liderler yönetiminde ayaklanma yıllarca kanlı ve vahşi bir şekilde devam etti. Fransızlar en acımasız ve ırkçı subay ve askerlerini Haiti’ye sevk ediyorlardı. Buna karşılık siyahların lideri Dessalines’de aynı vahşilikle karşılık verdi. Sonunda Fransa yenildi ve Haiti’den çekildi. Siyahlar Haiti’de içlerinde ki yıllarca biriken nefretle tek bir beyaz bile bırakmadılar. J.J.Dessalines zafer sonrası şöyle haykırıyordu -“Ülkemi kurtardım, Amerika’nın öcünü aldım.”  

1 Ocak 1804 yılında tarihin ilk siyah köle devleti Haiti Cumhuriyeti kuruldu. Kölelerin bu başarısı başta İngiltere olmak üzere kölelerin sırtından büyük gelir elde eden devletleri  büyük endişeye sevk etti. Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ile İnsan Haklarının gelişiminde önemli rol sahibi olduklarını iddia eden ABD bile bu gelişmeden çok rahatsız olmuştu.

Bunların içerisinde en ilginci ise Güney Amerika’nın kurtarıcısı Simon Bolivar’ın Haiti’den destek alıp mücadelesini başarmış olmasına rağmen Haiti’nin bağımsızlığını tanımamış olmasıdır. Buradan şu anlaşılıyor ki emperyalizme göre İnsan olmak için ilk şart Hıristiyan olmak ve beyaz olmaktır…

Kısacası yanmış, yok olmuş topraklar üzerinde kurulan bu devleti kimse görmek istemedi, tanımadı. Fransa 1934 yılında çiftlik sahiplerinin uğradığı zararın ödenmesi şartı ile Haiti’nin bağımsızlığını tanımayı lütfetti. Bu lütuf bugünün parası ile 22 milyar doları buluyor ve Haitilileri 100 yıldan fazla sürecek ağır bir borcun altına sokuyordu.

Köleliği İlk Kaldıran Ülke İngiltere Değildi

Haitili siyahlar Fransızlara karşı elde ettikleri başarılar sonrası 1801 yılında köleliği ilk kaldıran ülke olmuştu. Fakat tarihler hep bu konuda ilk ülkenin İngiltere olduğunu iddia ederler. Halbuki İngiltere Haiti başarısından korkmuş bir nevi kendi sömürgelerini uyutmak için ancak 1807 yılında kağıt üzerinde köleliği kaldırmıştır.Uygulamada ise kölelik çok sonraları ikinci bir kanunla kaldırılmıştı.

Haiti Gerçek Özgürlüğü Bulabilecek mi?

Haiti bağımsız olduğu andan itibaren emperyalistler tarafından hiç rahat bırakılmadı. 200 yıllık bağımsızlık tarihinde 32 darbe yaşadı. Bu süreç içerisinde yeni başbelası ABD tarafından sık sık işgale uğradı. Verimli toprakları ve doğal kaynaklarından istifade etmesi sürekli engellenen Haiti bölgenin en yoksul ülkesi olma özelliğini taşımaktadır.

2010 Yılında yaşanan büyük depremde ise 200 binden fazla insanını kaybeden Haiti’nin neredeyse yerle bir olması siyasi yıkım yaşayan ülkeyi büyük bir doğal yıkımla da karşı karşıya bıraktı.10 yıla yakındır Haiti’de görev yapan BM barış gücü ise bir çok şaibe skandal ile adaya istenen istikrarı getirmekten çok uzak kalmıştır.

Anlaşılan o ki medeniyet yalanının arkasında dünyayı talan eden emperyalist batı, kölelerin kendilerine karşı kazandığı zaferi hiçbir zaman hazmedemedi ve onları rahat bırakma gibi bir niyet taşımıyor…

 Oysa özgürlük için her türlü vahşete dayanmışlar, savaşmışlar hatta yüzyıllık kazançlarını tazminat olarak ödemişlerdi.

Kaynak

1.       Kızılderililer Nasıl Yokedildi, Bartolome de Las Casas, çev.Meryem Ural, Şule Yayınları, İstanbul 199

2.       Sömürgecilik Tarihi, Raimondo Luragi, çev. Halim İnal, e yayınları 2000

3.       Sömürgecilik Sosyolojisi, Doç. Dr. Taner Tatar, http://iys.inonu.edu.tr/webpanel/dosyalar/1046/file/somurge.pd

4-Kölelerin Tarih Yapıcılığı: Haiti Devrimi, Kerim Bilgin: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi Bütünleşik Doktora Öğrencisi. http://www.latinbilgi.net/index.php?eylem=ulke_goster&ulke_no=109

5.       http://newtimes.az/tr/economics/2012/#.UhSDTDDfppg

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2019, 08:18
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35