banner39

Türkiye'de ilk otomobil yarışları

Türkiye’de, ilk otomobil yarışları 1 Mayıs 1949 yılında Ankara Şoförler Cemiyeti Başkanı Recep Dengi’nin girişimiyle düzenlenmişti. Yarışlara katılım ücreti bir liraydı ve hız, benzin tasarrufu ve çöl yarışı olmak üzere üç etapta yapılmıştı. Günlerce Ankara halkının dilinde dolaşan yarışlar ilgiyle beklenmişti.

Olaylar 29.12.2019, 17:06 29.12.2019, 17:14
Türkiye'de ilk otomobil yarışları

Emre Gül/Tarih Dosyası / Dünya Bülteni 

Türkiye’de,  ilk otomobil yarışları 1 Mayıs 1949 yılında Ankara Şoförler Cemiyeti Başkanı Recep Dengi’nin girişimiyle düzenlenmişti. Yarışlara katılım ücreti bir liraydı ve hız, benzin tasarrufu ve çöl yarışı olmak üzere üç etapta yapılmıştı. Günlerce Ankara halkının dilinde dolaşan yarışlar ilgiyle beklenmişti. 

 

Tertip Heyeti, yarışların Ankara Hipodromu’nda saat 14.00 da başlayacağını duyurmuştu. Bu sebeple Ankara Hipodromu’nu hınca hınç dolduran seyirciler merak ve heyecanla bekleşmeye başlamıştı. Her müsabakada olduğu gibi burada da sıkı güvenlik önlemleri alınmış, atlı-atsız, sivil-resmi pek çok polis içerde ve dışarıda görev yapmıştı.

Tıpkı at yarışlarında olduğu gibi otomobiller üzerinde de bahis oynanmış, motorlarının beygir kuvvetiyle ölçülmesinden ilham alan tüyocular, favoriler öne sürmüştü. Nihayet beklenen an gelmiş ve kontrolleri yapılan otomobiller yerlerini ilan edilen saatten bir saat on beş dakika sonra 15.15’te alabilmişti.

Hız etabındaki yarışın mesafesi 1200 metre idi ve 5 Ford, 2 Buick, 1 Chevrolet katılmıştı. Arkalarında bir toz bulutu ile Hipodromun çıkış kapısı önünde soluğu alan arabalar seyircilere zor anlar yaşatmıştı. Sonuçta, Emin Özgüney’in kullandığı 1947 model Ford birinci, Yaşar Öke’nin kullandığı 1947 model Ford ikinci ve Hikmet Süelözgen’in kullandığı 1937 model Buick marka otomobil üçüncü olmuştu. 

En az benzin tasarrufunun ölçüldüğü ekonomi etabındaki yarış ise 26 kilometre mesafede 10 turda yapılmış ve komik anlara sahne olmuştu. Saat 16.00 gibi yarış sahasına dizilen dört silindirli otomobillere sınırlı miktarda benzin verilmişti. Bayrağın inmesiyle birlikte başlayan ikinci etap seyircilere keyifli anlar yaşatmış, ilk turda en gerilerde olan bir otomobil yedinci turda birinciyken bir anda duru vermiş ve araçlar peş peşe aynı akıbete uğramaya başlamıştı. Nihayet Hayri Erbil’in kullandığı Peugot birinci olmuştu. Onu takip eden Namık Kemal’in 1949 model Peugot’u bitiş çizgisine yirmi metre kala yavaşlamış yavaşlamış ve birden durmuş olduğundan Ankara Hipodromu kahkahalara ve esprilere boğulmuştu. Bu şanssızlıktan faydalanan Hasan Gökçek’in idaresindeki 1946 model Bebe Ford bütün gayret ve benzinini sarf ederek ikinciliği elde etmiş, Salih Çetinbıçak’ın kullandığı 1949 model Skoda ise üçüncü olmuştu. 

Çöl hız yarışı adındaki üçüncü etapta 1200 metre mesafede son model Amerikan otomobilleri arasında cereyan etmişti. Neredeyse kontakların açılıp kapanmasıyla birlikte sona eren bu yarışa İsmet İnönü’nün büyük oğlu Ömer İnönü’nün de katılacağı açıklanmış fakat gelmemişti. Sonuçta 8 silindirli 1947 model Buick marka aracıyla Kemal Büke birinci olurken, Reşit Bozöyük ve Mehmet Yılmaz’ın kullandığı Mercury’ler ikinciliği paylaşmıştı.

 

Türkiye’de otomobil yarışları alanında bir çığır açan bu ilk tecrübe, parası karşılığı Ankara Hipodromu’na gelerek bilet alan binlerce meraklının üç yarış sonunda ayakta durmaktan yorgun, saatlerce beklemekten bezgin bir halde evlerine dönmesiyle neticelenmişti. 

Kaynaklar:

Yeni Sabah, Nr: 3629, 3630. Zafer, Nr: 3

banner53
Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?