banner39

Türkmenistan 29 yıl önce bugün bağımsızlığını kazandı

Türkmenistan, Orta Asya'da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden bir Türk devleti.

Olaylar 27.10.2020, 08:43 28.10.2020, 10:43
Türkmenistan 29 yıl önce bugün bağımsızlığını kazandı

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) 1991'de dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan ülkelerden biri olan Türkmenistan, Orta Asya'nın ve dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinden birine sahiptir.

Türkmenistan’ın bugün bulunduğu topraklar, tarih boyunca Pers imparatorlukları, Büyük İskender ve Müslüman ordularının egemenliğine tanıklık etti.

Topraklarının büyük bölümünü Karakum Çölü’nün oluşturduğu, 488.000 km yüzölçümüne sahip bir Orta Asya ülkesi olan Türkmenistan, 1800’lü yılların sonunda Rusya İmparatorluğu topraklarına dahil oldu.

Ülke 1924 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin egemenliğine girdi. Türkmenistan 1991 yılında Sovyetler’in dağılması üzerine bağımsızlığını kazandı.

‘Türkmenbaşı’ olarak bilinen Saparmurat Niyazov, ülkenin bağımsızlığını kazanmasından kısa bir süre önce, 1990 yılından  başlayarak, öldüğü tarih olan 2006 yılına kadar ‘Ömür Boyu Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla Türkmenistan’ı yönetti.

Niyazov, uluslararası kamuoyu tarafından baskıcı olduğu ve insan hakları ihlallerine imza attığı gerekçesiyle yoğun biçimde eleştirildi.

Eski Cumhurbaşkanı, ülkeyi yönetirken uyguladığı keyfi politakalar, Türkmenistan’ı yönetmek için ‘Tanrı ile konuşarak yazdığını’ iddia ettiği ‘Ruhname’ isimli kitap ve aylara aile bireylerinin ismini vermesi gibi icraatlarıyla tartışma yarattı.

Kuruluşundan bu yana tek parti sistemine sahip olan Türkmenistan, Niyazov’un ölümünden beri Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov tarafından yönetiliyor.

Son dönemde doğalgaz ihracatı için Rusya ile işbirliğinin yanısıra, İran ve Çin ile doğalgaz alışverişinin sağlanması amacıyla yeni boru hatlarının kurulması ülkenin çehresini değiştirmeye başladı.

Ekonomi

Orta Asya’nın en fakir ülkelerinden Türkmenistan, oldukça büyük doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip. Türkmenistan'da çalışmalarda bulunan İngiliz şirket Gaffney Cline and Associates, 21.2 trilyon metre küp rezerviyle Güney Yolöten-Osman gaz yatağının dünyanın en büyük 2. doğalgaz yatağı olduğunu açıkladı.

Ülkede iş gücünün yaklaşık yarısı tarım alanında çalışıyor olsa da bu alan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın sadece yüzde 10’unu oluşturuyor. En çok ihraç edilen maddeler arasında pamuk ve buğday yer alıyor.

Ülke, yüzde 60'lık işsizlik oranıyla bu alanda dünyanın en kötüleri arasında yer alıyor.

Yaklaşık 5 milyon nüfusu olan ülkede, gerekli ekonomik reformların yapılamaması nedeniyle uzun yıllardır süren sıkıntılar aşılamıyor.

Doğalgaz ve petrol kaynaklarının etkili kullanılamaması, yolsuzluğun ciddi boyutlara ulaşması ve düşük eğitim seviyesi gibi sorunlar ülkenin ekonomik gelişimine darbe vuruyor

Makro ekonomik anlamda bazı ilerlemeler sağlanmasına ve dış yatırımın teşvik edilmesine rağmen bürokratik engeller ülkeyi bir yatırım merkezi olmaktan uzaklaştırıyor.

Türkmenistan’da ekonomik verilerin büyük çoğunluğu gizli tutuluyor. Berdimuhammedov yönetiminin kurduğu yeni Devlet İstatistik Ajansı da birçok veriyi gerçeğinden farklı olarak kamuoyuna yansıtıyor. Bu yüzden ülkenin ekonomik büyüklüğü, kişi başına düşen milli gelir gibi belli verilerle ilgili kesin sayılara ulaşmak mümkün değil.

Dış ilişkiler

Özbekistan, Kazakistan, İran ve Afganistan ile komşu olan Türkmenistan, kendisi gibi dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden olan Özbekistan ile su kaynaklarının paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Ayrıca Türkmenistan ve Kazakistan arasında Hazar denizi ve su yataklarının kullanımıyla ilgili problemler bulunuyor.

Boru hatları konusunda Rusya’ya bağımlı olan ülkenin bu bağdan kurtulmak ve çeşitlilik sağlamak amacıyla bazı projeleri desteklemesi ise zaman zaman Moskova ile kriz yaşanmasına neden oluyor. Türkmenistan’ın Birleşmiş Milletler, UNESCO ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlara üyeliği bulunuyor.

Nüfus

Yüzde 85’ini Türkmenlerin oluşturduğu 5 milyon nüfuslu ülkenin, yüzde 5i Özbek, yüzde 4’ü ise Ruslardan meydana geliyor. Ülke nüfusunun yüzde 89’ü Müslüman, yüzde 9’luk kesim ise Ortodokslardan oluşuyor.

Ülkede ağırlıklı olarak konuşulan diller Türkmence ve Rusça. Bu iki dili Özbekçe takip ediyor. Ülkede okuma yazma oranı yüzde 99. Nüfusun büyüme hızı 2012 yılı itibariyle yüzde 1.14 olarak göze çarpıyor.

Ülke nüfusunun yüzde 69’unu 15 ile 64 yaş arasındakiler oluşturuyor. Nüfusun yüzde 27.5 ‘in 14 yaş altı, yüzde 4.1’ini ise 64 yaş ve üstü oluşturuyor.

Kaynak: Al Jazeera

banner53
Yorumlar (0)
14
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?