banner27

Basra'da göstericiler İran Başkonsolosluğunu basarak, ateşe verdi

Irak’ın güneyindeki Basra kentinde bir grup gösterici, İran’ın Basra Başkonsolosluğunu basarak, ateşe verdi.

Basra'da göstericiler İran Başkonsolosluğunu basarak, ateşe verdi

Yerek kaynaklardan alınan bilgiye göre Basra kentinde, bir süredir 'işsizlik ve yolsuzluklara' karşı süren ve giderek alevlenen gösteriler sırasında bir grup, İran'ın Basra Başkonsolosluğunu bastı.

Konsolosluğa giren öfkeli grup, binayı ateşe verdi.

Basra'daki gösteriler sırasında daha önce devlet televizyonu ile Şii parti ve milis güçlere ait binalar da ateşe verilmişti.

Irak'ın ikinci büyük kenti Basra, Irak'ın, Arap Körfezi'ne açılan tek kapısı olarak biliniyor. Şehir, son yüz yılda uğradığı işgallerden sonra "petrolün, acıların ve kayıpların kenti" olarak anılıyor. Ülke petrolünün yüzde 80'ine sahip olan Basra, Şadd-ül Arap'ın Basra Körfezi ile birleştiği yerde bulunuyor. Sahip olduğu petrol kaynaklarına ek olarak hurma üretimindeki ileri seviye üretim kapasitesine ve zengin deniz ürünlerine rağmen fakir bir kent olma özelliğini sürdürüyor.

1918 yılında Osmanlı Devleti'nin egemenliğinden çıktıktan sonra İngiliz işgaline uğrayan Basra, 2003 senesinde ABD'nin Irak işgaliyle yeniden aynı akıbeti yaşadığı ifade ediliyor.

BASRA'NIN DEMOGRAFİSİ

Bir milyonun üzerindeki nüfusuyla Basra şehri, çoğunlukla Adnani ve Kahtani kabilelerine mensup Araplardan oluşuyor. 200 bin civarında Afrika kökenli Iraklının da yaşadığı belirtiliyor. Şehir, 2006 yılında yapılan nüfus sayımında yüzde 45 Şii, yüzde 55 Sünni orana sahipken, 2014 yılındaki sayımlarda yüzde 60 Şii, yüzde 40 Sünni bir demografiye sahip olduğu görülüyor. Yüzde 0.3 oranında da Hristiyan vatandaşın yaşadığı kaydediliyor.

BASRA KÖRFEZİ'NE HAKİMİYET SAVAŞI: İRAN-IRAK SAVAŞI

1980 yılında başlayan Irak-İran savaşı, bir nevi Basra Körfezi’ndeki bölgesel üstünlük mücadelesi ve İran İslam Devrimi’nin yayılma tehlikesini tehdit olarak algılama şeklinde gerçekleşen bir olay olarak yorumlanıyor. Irak'ın eski Başkanı Saddam Hüseyin, 1970 Eylül ayında Mısır Başkanı Nasır’ın ölümünden sonra Ortadoğu’da liderlik iddia etmeye başlamıştı. Mısır’ın boşluğundan yararlanarak gerek Arap dünyasının gerekse üçüncü dünyanın liderliğini kapma isteği sonucu İran’a saldırdı.

Saddam Hüseyin, 1980 yılında İran-Irak sınırını 500 kilometre geçerek İran’a saldırdı. Saddam, Şattül-Arap’ın kontrolünü elde etmek istiyordu. İran-Irak savaşında tüm cephelerde İran galipken ABD, Basra Körfez’ine donanma yolladı. ABD,1988 yılında İran havayolları seyahat uçağını düşürünce İran Irak'la barışı kabul etmek zorunda kaldı. Saddam'ın hedefinin Irak'ın Basra Körfezi'nde tek egemen devlet olmak istediği söylendi.

İran ile Irak devletleri aralasında barış 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ve ABD ile savaş tehlikesi başlayınca olası olabildi. Irak, işgal ettiği toprakları tek taraflı olarak boşaltmak durumunda kaldı.

ABD İŞGALİNDE BASRA ŞEHRİ

ABD öncülüğünde oluşturulan koalisyonun 2003 yılında Irak'ı işgal etmesiyle ilk hedef Basra olmuştu. Basra, 100 yıl önce olduğu gibi İngilizlerin kontrolüne verilmişti. Irak'ın birçok yeri kan gölüne dönerken Basra'da büyük çaplı işgal kaynaklı sorunlar yaşanmamıştı.

BASRA'DA OLAYLAR NE ZAMAN ÇIKMIŞTI?

8 Temmuz tarihinde elektrik kesintileri ve şehirde açığa çıkan yolsuzluk iddialarıyla halk küçük çaplı gösterilere başlamıştı. Güvenlik güçlerinin sert müdahalede bulunduğu göstericiler, sokaklarda ve meydanlarda toplanma çağrıları yapmışlardı.

Ağustos ayında içme sularından zehirli su akması nedeniyle binlerce kişi hastanelere akın etmişti. Yüksek dozda kimyasal tuzlar tespit edilen içme suları nedeniyle hayatını kaybedenler olmuştu. 

Basra’da durulmaya başlayan protestolar, zehirli içme suyu protestolarıyla yeniden alevlendi. Yaklaşık bir haftadır gece ve gündüz devam eden olaylarda güvenlik güçlerinin halkın üzerine ateş açtıkları bildirildi. 

Son verilere göre olaylarda toplam 21 kişinin öldüğü, 100'den fazla kişinin de yaralandığı bildiriliyor.

BAĞDAT YÖNETİMİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN ETTİ

Irak Başbakanı Haydar el İbadi, büyüyen olayların ardından ‘fitne’ çıkarıldığını açıklayarak sükunet çağrısı yaptı ve şehirde süresiz sokağa çıkma yasağı ilan etti. 

DEVLET TELEVİZYONU ATEŞE VERİLDİ

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, kentte kamu hizmeti yoksunluğu, işsizlik ve yolsuzluklara karşı süren gösteriler sırasında bir grup, devlet televizyonu ve Bedir Örgütü binasına girdi. Göstericiler, söz konusu binaları ateşe verirken olaylar sırasında devlet televizyonuna ait bir canlı yayın aracının da yandığı ifade edildi.

BASRA, ULUSLARARASI ÇEKİŞME ALANINA MI DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR?

Basra’da Irak işgalinden bu yana çok ciddi bir olay olmamıştı. ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesiyle bölge İngiliz kuvvetlerinin denetimine bırakılmıştı. Irak petrolünün yüzde 80’inin çıkarıldığı ve Hürmüz’e kıyısı bulunan vilayette büyük çapta güvenlik sorunu yaşanmamıştı. 

Bir takım uzmanlar, İngiltere ile ABD’nin dünyanın farklı coğrafyalarında son dönemde artan rekabetinin Basra’daki eylemlerle ilişkili olduğu düşünüyor. 

Sürekli kesilen elektrik ve yolsuzlukla başlayan eylemlerin, zehirli içme suyu ve işsizlik gösterilerine dönüşmesinin, ardından Basra’nın geneline yayılarak küçük çapta halk hareketinin oluşmasının uluslararası siyasi denklemlerle ilişkilendiriliyor.

Güncelleme Tarihi: 07 Eylül 2018, 20:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25