banner39

Batı Şeria'da Yahudi sayısı 40 kat arttı

Ürdün'den alınan Batı Şeria bölgesindeki işgalci sayısı 40 yılda 40 katına çıktı

Ortadoğu 02.08.2012, 14:31 02.08.2012, 14:40
Batı Şeria'da Yahudi sayısı 40 kat arttı

Filistin İstatistikleri Merkezi Sistemi tarafından verilen bilgiye göre, Batı Şeria bölgesini 1967 Haziran Savaşı'nda Ürdün'den işgal eden siyonist işgal devletinin bu bölgede askerî şiddet uygulayarak Filistinlilerden zorla gasp ettiği araziler üzerine inşa ettiği yahudi yerleşim birimlerindeki göçmen sayısı 40 yılda tam 40 kat arttı. Bu artış özellikle intifadanın hareketli olduğu yıllarda vuku bulan tersine göçe rağmen sağlandı.

Adı geçen müessese tarafından verilen rakamlara göre bölgedeki yahudi göçmen sayısı 2011 yılı sonunda 536 bin 932'ye ulaştı. Bu da 1972'deki yerleşimci sayısının 40 katına tekabül ediyor. 2010 sonundaki yahudi göçmen sayısı ise 523 bin 939 idi.

Yahudi yerleşkesi sayısı ise 2011 sonunda 144'e çıktı. Bunların çoğunluğunu da Kudüs'e ve civarına inşa edilenler oluşturuyor. Kudüs'e ve çevresine inşa edilen yahudi yerleşkesi sayısı 26'yı buldu. İkinci sırada 24 yahudi yerleşkesinin bulunduğu Ramallah vilayeti yer alıyor.

Batı Şeria'daki yahudi yerleşimci sayısındaki artış grafiği hakkında önemli bilgilerin yer aldığı rapora göre 1972-2011 arasında gerçekleşen bu tırmanışta en fazla yahudi nüfus artışı da Kudüs'te gerçekleşmiş. Bu şehirdeki artış sonucunda 1967'de işgal edilmiş olan Doğu Kudüs bölgesindeki yahudi nüfus sayısı 267 bin 643'e ulaşarak tüm nüfusun % 50'sine tekabül edecek miktarı buldu. Aynı şekilde nüfus artışında da ikinci sırada Ramallah vilayeti geliyor ve bu vilayetin alanına giren topraklar üzerindeki yerleşimci nüfus sayısı 100 bin 501'e ulaştı. Üçüncü sırada ise yahudi yerleşimci sayısının 59 bin 414'e ulaştığı Beytlahm geliyor. Onu 34 bin 946 ile Silfit takip ediyor. En az sayıda işgalci göçmenin yer aldığı vilayet ise sadece 1489 yahudinin yerleştirildiği Tubas.

Kaynak: Filistin Enformasyon Merkezi

 

banner53
Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?