Bir düşünce ve eylem adamı: Seyyid Kutup

Seyyid Kutub, Mısır'ın Asyut kasabasında dünyaya geldiği zaman belki sadece akrabaları onun doğumundan haberdardı; ancak o öldüğü zaman tüm dünyanın gözleri Mısır'daydı

Bir düşünce ve eylem adamı: Seyyid Kutup

Dünya Bülteni /Haber Merkezi

İslam dünyasının en önemli düşünce ve aksiyon adamlarından Seyyid Kutub'un, dönemin Mısır rejimi tarafından idam edilişinin üzerinden 53 yıl geçti.

Seyyid Kutub, 20. yüzyılın başlarında Mısır'ın Asyut kasabasında dünyaya geldiği zaman belki sadece akrabaları onun doğumundan haberdardı; ancak o öldüğü zaman tüm dünyanın gözleri Mısır'daydı. Mısır, yönetimi tüm tepkilere rağmen büyük İslam düşünürü Seyyid Kutub'u sırf rejime karşı olduğu için idam etmişti.

Seyyid Kutub, Türkiye'de ve dünyanın birçok ülkesinde "İslamcıların" en büyük referanslarından biri olarak bilinir.

Kutub, daha 1946 yılında yazdığı bir makalesiyle Mısır'daki rejimi eleştirmiş ve dönemin yönetimi tarafından anında hedefe oturtulmuştu. Kutub ile yönetim arasındaki uyuşmazlık 1952 yılındaki darbeden sonra büyük bir mücadeleye dönüşmüş ve bu mücadele Kutub'un idamına kadar devam etmişti.

Seyyid Kutub, modern dönemde Müslüman coğrafyasında İslami uyanışın en önemli düşünürlerinden birisidir. Onu diğer Müslüman düşünürlerinden ayıran en önemli yanı ise bir düşünür olduğu kadar bir eylem adamı olmasıdır. Hayatı, mücadelesi savunduğu fikirler bir bütün içerisindedir. İslam'la tanıştığı yıllardan itibaren düşüncelerinde bir farklılaşma değil bütünleşme görülmektedir.

Laik modern siyasi yapıların dünyayı kuşattığı bir dönemde Müslümanların sorunları ve temel İslami meseleler hakkında İslami bir bakış açısı ve metodu geliştirmeye çalışmıştır. Onun düşünce yapısı iddia edildiği gibi modern döneme has bir tepki ifadesi olmayıp İslami birikimin bir yansıması olmuştur.

Seyyid Kutub düşünceleri ve mücadelesiyle yalnız yaşadığı Mısır'ı değil, bütün İslam coğrafyasını etkileyen ender kişilerden biri olmuştur. Müslüman toplumları rahatsız eden felsefi, siyasi, sosyal, ekonomik söylemlere karşı çıkarak İslami düşünce ve uyanışın her zaman diri olabildiğini göstermiştir. İhvan başta olmak üzere bir çok İslami hareketin beslenmesinde organizasyonunda yaşadığı çağa göre emsalsiz yöntemler ortaya koyan Seyyid Kutub bugün bile İslami uyanışa katkısı tartışma götürmez.

Hayatı

Mısır'ın Asyut bölgesine bağlı Muşe köyünde  1906'da doğan Seyyid Kutub ilk dini bilgilerini ailesinden aldı. Ailesinin Kahire yakınlarındaki Halvan kasabasına taşınmasıyla orta öğretimine burada devam etti. Darul Ulum ve Kahir Üniversitesinde yüksek öğretimini tamamlayan Kutup mezun olduktan sonra Eğitim Bakanlığında müfettiş olarak çalıştı. Eğitim Bakanı Taha Hüseyin'in laikçi liberal eğitim anlayışını eleştiren yazılar yazması Eğitim Bakanlığı'nın hakkında soruşturma başlatmasına yol açtı.

1950'li yılların başında, Mısır'ın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ABD'ye gönderilen Seyyid Kutub, burada kaldığı süre boyunca, Amerikan ve batı yaşam tarzını ve toplumunu gözlemlemiş; tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini primitif olarak görmüş ve reddetmişti. Oysa Mısır yönetimi onu, "belki İslami düşüncelerinden vazgeçer" diye bu ülkeye göndermişti.

Seyyid Kutub'un İhvan hareketine ilgi duyması 1945'te başlar. Fakat İhvan'a üye olarak katılması ABD dönüşünde gerçekleşir.

Hayatını Kuran'ın daha iyi anlaşılması ve İslamın yaşanması için harcadı

Hayatı boyunca, İslam dininin iyi anlaşılması ve gereklerinin dejenere edilmeden yerine getirilmesi için çalışan Seyyid Kutub, bu alanda önemli çalışmalara imza atmış, önemli eserler yayımlamıştı. Özellikle Fîzılâl'il Kur'an isimli tefsiriyle Türkiye'de tanınan  Kutub'un, ayrıca Yoldaki İşaretler ve İslamda Sosyal Adalet eserleri de bir zamanlar Türkiye'de gençliğin elinden düşürmediği eserler arasında yer alıyordu. İslamda Sosyal Adalet eseriyle, gerçek sosyal adaletin İslam'da olduğunu hatırlatmaya çalışmıştı.

Seyyid Kutub'un Amerika'dayken Müslüman Kardeşler Hareketi'ni ilgi duymaya başladığı söylenir. Kutub, Amerika'dayken hareketin kurucusu Hasan El Benna öldürülür. Kutub, Amerikan basınının ve kamuoyunun El Benna'nın ölümünden duyduğu memnuniyeti yakından görür ve bu onda daha büyük bir dönüşüme yol açar.

1949'dan 1952'ye kadar gazete ve dergilerde siyasi ve sosyal içerikli yazılar yazmaya başlar. Yazıları Mısır toplumunda ve diğer Arap coğrafyasında büyük yankı uyandırır. İhvan'ın çalışma komitesine seçilir ve hareketin propaganda başkanlığına getirilir. 1954'te İhvan'ın yayın organı el İhvan el Müslümin'in yayın müdürlüğüne getirilir. Dergide Mısır devriminin lideri Nasr'ı eleştiren yazılar yazar. 1954'te Nasr'ın imzaladığı İngiliz-Mısır Pakt'ına karşı çıkar. Nasr yönetimi İhvanın gazetesini yasaklar ve İhvan içinde tutuklamaları başlatır. Seyyid Kutub'ta tutuklananlar arasındadır.

1955'te hakim önüne çıkarılan Seyyid Kutub'a, hükümeti silah zoruyla devirmek suçlamasıyla 15 yıl hapis cezası verilir. Fi Zilal el- Kuran adlı eserini hapiste tamamlar. Irak devlet başkanı Abul Selam Arif'in isteği üzerine  serbest bırakılır. Fakat serbest bırakıldıktan bir süre sonra hükümeti devirmek suçlamasıyla tekrar hapse atılır. "Yoldaki İşaretler" adlı eserini bu yıllarda tamamlar. Bu kitabının halkı isyana teşvik ediyor suçlamasıyla yargılanır ve ölüme mahkum edilir. 29 Ağustos 1966'da asılarak şehid edilir.

Seyyid kutub'un Kuran çalışmaları sanata ilgi duyması ile başlamıştı

İlk yazılı eserlerini edebi türde veren Seyyid Kutub'un eleştirel tavrı Mısır edebiyatı açısından da bir yeniliktir. Şiirlerinde ve yazdığı makalelerde romantik eleştirel bir dil kullanan Kutup, ilk eserlerinde sömürgecilik ve kültürel batılılaşmaya tepki göstererek kültürel ve dini kimliğin önemsenmesine vurgusu bakımından dönemindeki bir çok entelektüelden farklı bir portre çizer. İlk yazılarında İslami vurgu açıkça görülmese de daha sonraki İslamcılık perspektifinde önemli ipuçları verir. O hep fildişi kuleden seyreden bir filozof olma yerine Mısır toplumunun alt kesimlerinin sosyal hayatını, bakışını, ideallerini, eğitimlerini dile getiren bir yaklaşımı tercih  etmiştir.

Kutub'un Kuran'la buluşması önce estetik açısından başlar. Kutup için ilk zamanlarda Kuran sanat açısından mükemmel bir metindir. Kuran'ın edebi tasvirleri, imgeleri, sembolleri, epistemolojik yapısı, musikisi sezilebilirse Kuran'ı Kerim daha iyi anlaşılabilir. Kutup'un Kuran'ı estetik bir ilgi alanı olarak görmesi diğer kapılarında açılmasına neden olur. İlk dönemlerde Kuran'ın tefsirinden ziyade metnin estetik açısından ilgilenmesi İslami bilincinin oluşmasını sağlar. Kendini, Kuran okumasından etkilenerek Müslüman olan Hz Ömer ve Halid bin Velid'e benzetir.

Kuran'a öncelikle metafizik açıdan yaklaşan Kutub, Kuran'ı okudukça ve anlamaya başladıkça, Kuran'ın salt estetik bir metin olmayıp toplum ve cemiyeti düzenleyen hukuki, siyasi ve sosyal ifadeler içerdiğini görür. Kur'an, insanla Allah arasındaki ilişkiyi vurguladığı gibi insanla insan arasındaki bir ilişkiyi yani ümmet olmayı da zorunlu tutmaktadır.

Seyyid Kutub'a göre: "İslam, hayatı bütünüyle kuşatan bir dindir".

Seyyid Kutub'un İslam'ın sosyal, siyasi, ekonomik, hukuki meselelerde sözü olduğunu vurgulayan ilk önemli eseri 'İslam'da Sosyal Adalet' adlı eseridir. Kutup bu eserinde "gerçek İslam" olarak nitelendirdiği İslam algılayışını ortaya koyar. Mısır'ın sömürge dönemi sosyo ekonomik ve siyasi problemlerini değerlendirerek çözüm yöntemleri sunmaya çalışır. Kuran artık onun için sadece bir mükemmel bir edebiyat metni değildir dahası bir inanç ve toplumu düzenleyen siyasi çözümler sunan bir kitaptır.

Seyyid kutub'un sosyal adalet yaklaşımı Hegel ve Marx'ın sosyal adalet fikriyatından oldukça farklıdır. Kutup geleneğe karşı daha duyarlı olup, modern ideoloji ve yapıların ancak gelenekten yola çıkarak eleştirilebileceğini söyler ve Müslüman toplumun geçmişine vurgu yapar. Geçmişteki mirasın tarihsel devamının sağlanması Kutub'a göre ancak gerçek İslam'ı anlamakla mümkündür. Bugün ile geçmiş arasındaki bağlantıyı kurmada Kuran daima Müslümanlara yol gösterir.

Eserleri

Seyyid Kutub'un en çok bilinen eseri Kur'an tefsiri olan Fîzılâl'il Kur'an'dır. Bunun dışında Türkiye'de de en çok tanınan eserleri ise Yoldaki İşaretler ve İslamda Sosyal Adalet'tir.

Kutub'un ayrıca,  Din Budur, İslam Düşüncesi İlkeleri-Esasları(3 cild), İstikbal İslamındır, Kadın ve Aile, İslam ve Emperyalizm İslam-Kapitalizm Çatışması isimli eserleri de bulunuyor.

Kutub'un eserleri başta Türkçe, Farsça, Urduca, İngilizce, Fransızca, Malayca'nın da aralarında bulunduğu bir çok dile tercüme edilmiştir.

Güncelleme Tarihi: 30 Ağustos 2019, 11:59
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abbas ataman
Abbas ataman - 7 yıl Önce

Syyid KUTUP islam düşünce ve eylem mirasını çağımıza taşıyan kişidir. Onur izzet ve dik duruşun timsali bir kişiliğe sahip olup , postal yalayıcıları ve mürcie zihniyetine sahip vatandaşlarla kıyaslanamaz.Sağlam bir eylem geliştiremeyen , salih amelden ve şuurdan yoksun bir itikad anlayışı kişileri ve toplumu sürüleştirmekten başka işe yaramaz. SÜRÜ PSİKOLOJİSİ SÖMÜRÜNÜN ALT YAPISINI OLUŞTURUR. şahısları sorumlu olduğumuz vahyin ışığında değil de belli bir bir hizbin ve cemaatin penceresi, projeksiyonu altında anlamaya çalışan akıl kiralık bir akıldır. Biz müslümanların vahyin , sünnet bilincinin aydınlığıyla hareket etme sorumluluğumuz vardır.

omer
omer - 8 yıl Önce

bu adamın itikadi noktada yanlış görüşleri olduğunu duydum.itibar etmeden önce araştıralım arkadaşlar.itibar edeceğimiz insanları iyi araştıralım lütfen.yanlış insanların peşinden gitmek bizim de itikadımızı bozabilir ve itikadımız bozulursa yaptıklarımızın tamamı boşa gider.Allah esirgesin.

çiğdem
çiğdem - 8 yıl Önce

her büyük alim hakkında çok farklı şeyler söylenmiştir hem olumlu hem olumsuz mealde.onlar kendi dönemlerinde kendi yöntemleriyle islam ruhundan ve kitabından ilham alarak sorunlara çözüm üretmeye çalışmışlardır.beşer olmaları hasebiyle hataları olabilir, allah hepimize niyetlerimize göre muamele etsin. kötü bir çığır açmak için değl de insanlara yol göstermek doğruyu iletmek niyetindedirler inş.

banner39