banner15

Bir İhvan mensubu daha gözaltında kayboldu

Salı günü gözaltına alınan İhvan Şura Meclisi üyesi Abdullatif Galluş'a ulaşılamıyor

Bir İhvan mensubu daha gözaltında kayboldu

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan), Mısır güvenlik güçlerini, salı günü gözaltına alınan Şura Meclisi üyesi Abdullatif Galluş'u "zorla kaybetmekle" suçladığı bildirdi. 

İhvan sözcüsü Muhammed Muntasır, yaptığı yazılı açıklamada, salı günü gözaltına alınan Galluş'un tutulduğu yer hakkında bilgilerinin olmadığını belirterek, teşkilat mensubunun güvenliğinden Mısır makamlarının sorumlu olduğunu kaydetti. 

Açıklamasında, Mısır'ın vatandaşlarına karşı uyguladığı "zorla kaybetme siyaseti"nin yakın zamanda patlak verecek bir öfkeye yol açtığını vurgulayan Muntasır, "Galluş, zorla kaybetme suçunun işlendiği yüzlerce vatandaştan biri. Bu suçu işleyenlerin cezası en kısa zamanda verilecek" ifadesini kullandı. 

Galluş'un eşi ise savcılığa, "Kocasının kaçırılmasından İçişleri Bakanlığının sorumlu olduğunu" belirten dilekçe verdi. Galluş dilekçede, "İçişleri Bakanlığına bağlı emniyet güçleri sabahın erken saatlerinde eve baskın düzenlediğini, eşini bilinmeyen bir yere götürdüklerini, dairedeki bazı eşya ile 30 bin cüneyhin (yaklaşık 3737 dolar) güvenlik güçleri tarafından çalındığını" aktardı. 

Ailesi, Galluş'un bazı sağlık sorunları olduğu ve her gün düzenli ilaç alması gerektiğini söyleyerek, başsavcıdan "zorla kaybedilme" davası kapsamında soruşturma başlatılmasını ve Galluş'un yerinin tespit edilmesini istedi. 

Mısır'da demokratik seçimlerle göreve gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin, 3 Temmuz 2013'te askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılmasının ardından çoğunluğu İhvan mensubu yüzlerce darbe karşıtı, çeşitli gerekçelerle gözaltına alınarak yargılanıyor.

"Zorla kaybedilme" terimi hukukta, kişilerin, devlet adına görev yapan veya devletin yetkilendirmesi, desteği ve bilgisiyle hareket eden kişiler veya gruplar tarafından tutuklanması, gözaltına alınması, kaçırılması veya başka herhangi bir biçimde özgürlüklerinden yoksun bırakılması; ardından söz konusu kişilerin kendi fiillerini reddetmeleri veya kaybolan kişinin nerede ve ne durumda olduğunu gizlemeleri ve sonuçta kayıp kişinin hukukun koruması dışında kalması durumunu anlatmak amacıyla kullanılıyor. 

GÖZALTI MERKEZLERİNDE İKİ YILDA 323 KİŞİ ÖLDÜ

Cenevre merkezli Alkarama insan hakları kuruluşunca yayımlanan raporda, Mısır'daki çeşitli gözaltı merkezlerinde Ağustos 2013-Eylül 2015'te toplam 323 kişinin hayatını kaybettiği belirtilerek, bunların 121'inin Kasım 2014 ila 16 Eylül 2015 arasında işkence, sağlık hizmetinden mahrum bırakılma ve kötü yaşam şartlardan dolayı öldüğünün belgelendirdiği belirtildi.

Mısır İnsan Hakları Konseyinin, Kasım 2014'te yasama, kadına karşı şiddet, idam, işkence, orantısız güç kullanımı, düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili 300 tavsiyesini açıklamasının üzerinden bir yılın geçtiğinin hatırlatıldığı raporda, hükümetin bir yıl önce kabul ettiği ve 14'ü tutukluların haklarına saygı gösterilmesi, gözaltı merkezlerinde işkencenin yasaklanması ve kurbanlar için adaletin sağlanmasıyla ilgili olan söz konusu tavsiyeleri şu ana kadar uygulanmadığına işaret edildi.

Gözaltı merkezlerde meydana gelen ölümlerin nedenleri arasında Mısır'daki yargı sistemin dengesinin bozulması, işkenceyi yasaklayan yasalardaki kusurları, ilgili yasaların uluslararası standartlarla uyumlu olmaması ve işkenceyi uygulayanlara yönelik yaptırım veya cezanın bulunmaması yer aldığına dikkat çekilen raporda, Mısır’ın birkaç bağlayıcı uluslararası anlaşmaya dahil olmasına rağmen yetkililerin anlaşmalarda belirtilen standartları uygulamak için çaba sarf etmediği kaydedildi.

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2015, 10:21
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35