banner39

BMGK, Şam'daki saldırıları kınadı

BMGK, Şam'daki saldırılar güçlü bir şekilde kınayarak, ölenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Suriye ise, Arap ülkeleri ve diğer yabancı güçleri silahlı gruplara malzeme sağlamak ve destek vermekle suçladı.

Ortadoğu 10.05.2012, 23:30 11.05.2012, 08:08
BMGK, Şam'daki saldırıları kınadı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'nin başkenti Şam'da meydana gelen saldırıları kınadı. BMGK'dan yapılan açıklamada, Şam'daki saldırılar güçlü bir şekilde kınanarak, ölenlerin yakınlarına başsağlığı dilendi.

Açıklamada, Suriye'deki tüm taraflardan 6 maddelik Annan Planı'na uymaları ve şiddete derhal son vermeleri istendi.

Terörizmin uluslararası barış ve güvenliğe karşı en ciddi tehdidi oluşturduğu vurgulanan açıklamada, terör saldırılarının kimden gelirsen gelsin maruz gösterilemeyeceği ve cezalandırılması gerektiği bildirildi.

Konseyin yazılı açıklamasında, "15 üyenin de saldırıyı en güçlü ifadelerle kınadıkları" belirtildi.

Suriye'nin BM Büyükelçisi, Arap ülkeleri ve diğer yabancı güçleri silahlı gruplara malzeme sağlamak ve destek vermekle suçladı.

Büyükelçi, BM'den bu tür faaliyetlerin durdurulması için harekete geçilmesini de talep etti.

BM, 2001 yılı Mart ayında rejim karşıtı gösterilerin başlamasından bu yana yaklaşık 9,000 kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.

Suriye hükümetinin Şubat ayında verdiği rakamlara göre ise, 2,493 sivil ve 1,345 güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 3,838 kişi hayatını kaybetti.

'Rejimin işi olduğuna inanmak zor'

Öte yandan, saldırı sonrası Suriye'de muhalefet ve yönetimin birbirlerini suçlamaya başladığını söyleyen İngiliz Independent gazetesi, ancak uzmanların, muhalefetin bu iddialarından giderek şüphe duymaya başladığını yazdı.

Haberde görüşlerine yer verilen Suriye uzmanı James Denselow, "Bunun güvenlik güçlerinin işi olduğuna inanmak zor" diyor.

Denselow "Suriye'deki silahlı muhalefet giderek çeşitleniyor. Irak ve Lübnan'da yakın geçmişte yaşananlar da, bu tür saldırıları düzenleyecek kabiliyeti edinmenin çok zor olmadığı anlamına geliyor" diye de ekliyor.

Times'ın Dış Haberler Editörü Richard Beeston da, kaleme aldığı analizde Suriye'nin geleceği adına karamsar bir tablo çiziyor. Dikkat çeken satırlar şöyle;

"Şimdi Suriye'de olanlar konusunda bir tür kaçınılmazlık duygusu var. Birleşmiş Milletler gözlemci ekibi, olmayan bir ateşkesi uygulamaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler'in 300 isteksiz gözlemci ülkeye gelene dek Suriye'de kalması başarı olur. Ateş gücü üstünlüğü olmayan ve uluslararası toplum tarafından büyük ölçüde terk edilen muhalif unsurlar, terör taktiklerine başvuruyor ve bu kesimlere silah akışı sürüyor. Bu silahların bir kısmı yakalandı ama bir kısmı da büyük ihtimalle ellerine geçti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Beşar Esad başlıca müttefiki İran'ın sağladığı para ve silahlarla destekleniyor. Rusya ve Çin de diplomatik destek veriyor. Suriye'de iç savaş kapıda. Tüm büyük şehirlerde çatışmalar artacak. Binlerce mülteci daha Türkiye, Lübnan ve Ürdün'e kaçacak. Şimdi dünyanın önünde bir seçim var. Ya oturup, felaket izlenecek. Ya da Suriye'yi kendisinden kurtarmak için anlamlı bir girişimde bulunulacak."

banner53
Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?